Sopayı diksen filiz verecek bu ülkenin topraklarında hâlâ sürünüyorsak, açsak, yorgunsak, bunun iki sebebi vardır: Ya cehalet, ya da ihanet.
Bunu büyük tarihçi İlber Ortaylı çok iyi bilir.

“Ben Türkiyeli değilim; Türküm diyen bir tarih adamıyım. İnsanın önce ahlak okuması gerekir; diplomalar meslek içindir” diyen Tarihi Çınar, artık aramızda değil.

“Her herkes çaldığını koysun; ekonomi düzelmezse namerdim” diyen bu büyük tarih profesörü, insanlığa eserler bırakarak vefat etti. Son Ortadoğu savaşıyla ilgili de şunları söylemişti:

“Ne sulh, sulha benzer; ne savaş, savaşa…”
İsraillilere tavsiyemiz şudur: Başta başbakanları olmak üzere, maliye bakanları Bezalel Smotrich ve Golda Meir kabinesindeki Dr. Yisrael Katz’lar, isim benzerliğinden başka hiçbir ilgisi bulunmayan Doktor Katz’ların ve eski siyasetçi Bennett’in çenesini kıssınlar. Ateşe barut atmasınlar.

Ortaylı ayrıca Trump ve Netanyahu’yu da eleştirmişti: “Dünyadan haberdar değiller; insanlıktan yoksunlar. Talihsiz olan şudur ki, Trump ile Netanyahu Amerika’nın doğu sahillerinin aynı tip mahallelerinden çıkan yan ürünlerdir. İnsanlığın baş belasıdır. Diplomaları olabilir; fakat genel kültürleri ve davranış biçimleri son derece düşüktür. Chirac’ı ve Boris Johnson’ı bir kenara bırakın; kasabalı bir belediye başkanıyla mukayese edilemezler.”

**

İNSANLIKTAN NASİBİNİ ALAMAMIŞLAR

İlber Ortaylı, savaşta masum çocukların ölmesine tahammül edilemeyeceğini vurgulamıştı:

“İnsanız; içimizde kötülük de var, iyilik de. Fakat hiçbir yerin bombalanmasına, hiçbir yerde masum çocukların ölmesine tahammül edemeyiz. Bunu yapanlar insanlıktan nasibini alamayanlardır.”

Bazı yerlerde insanların duyguları kabarır, tahammüller tükenir. İnsanlara yapılan vandallığı sükûnetle karşılamak mümkün değildir. Ortaylı, İspanya ve Türkiye gibi akil ülkelerin uluslararası iş birliğiyle saldırganlığa dur demesi gerektiğini vurgulamıştı.

CNN Türk’teki son röportajında da şunları söylemişti: “Orta Doğu’da bir harita çizilecekse biz çizeriz. Biz burada yaşıyoruz; gidecek başka bir yerimiz yok. Denize buradan çıktık, uzaya da buradan çıkarız. Biz burada olduğumuz sürece bizden başkası bu haritayı çizemeyecek.”

**

KORSAN DÜNYADA YAŞIYORUZ, UNUTMAYALIM

16. yüzyıl halk ozanı Köroğlu’nun meşhur sözü: “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu.”

Teknolojinin bireysel yiğitliği anlamsızlaştırmasına tepkiyi ifade eder. Ülkeler hak, hukuk ve adalet ararken, dünya karmaşaya dönmüş durumda.

Ortadoğu yine ateşten bir küre; çocuklar hayatlarını yaşayamadan ölüyor. Kim kimin dostu belli değil. İran’a güven veren ülkeler şimdi ortada görünmüyor: Rusya, Çin, Fransa…

Ortaylı’nın sözleri hatırlatıyor: Müslüman devletler niye hep savaşmak ister, kanla beslenirler? Türkiye’nin yanında kim yer alır? Ortadoğu’da güven ve birlik eksikliği devam ediyor.

“Bize bizden başkasından fayda yok. Ülkeyi yönetenler bunu görseydi, Türkiye’nin sırtı yere gelmezdi.”

**

VİTES YÜKSELT, SAYIN BAŞKAN

Yerel seçimlerin üzerinden yaklaşık iki yıl geçti. Belediye çalışmalarında vites yükseltme zamanı geldi.

25 yıl önce, Nazilli Belediye Başkanı Esat Ergüler’i, “Başkan, vatandaş hizmet bekliyor; henüz hizmetiniz yok, ne diyorsunuz?” diyerek ziyaret etmiştim. Başkan Ergüler, önce belediyenin durumunu inceledi, yatırımları planlayıp halkla paylaşmış ve 3 dönem halk tarafından başkan seçilmişti. Ulusal basın da Ergüler’i Ege’nin en başarılı belediye başkanı seçmişti.

Şimdi gözlerimiz Sayın Ertuğrul Tetik’in üzerinde. Göreve geldiği iki yıl boyunca Nazilli esnafının ve vatandaşın hizmet beklentileri henüz tam karşılanamadı.

Bugüne kadar 750 milyon TL borç ödediği iddia edilen Tetik’in, belediye projelerini hayata geçirip geçiremeyeceği halk tarafından merakla bekleniyor.

“Zaman vites yükseltme zamanı, Sayın Başkan.”