Haziran 2024 itibarıyla Türkiye'de il bazında görev yapan kadın başsavcı sayısı 3'e yükseldi.
Tunceli, Yalova ve Gemlik gibi yerlerde kadın başsavcılar görev yapıyor.
Bu sayı, ÇAĞDAŞ TÜRKİYE iddiasında bulunduğumuz ülkemiz için yakışan bir sayı değildir.
Son günlerde Türkiye’nin gündemini değiştiren kadın başsavcı EBRU CANSU,
6 yıl önce işlenen faili meçhul listesindeki GÜLİSTAN DOKU CİNAYETİNİ ortaya çıkaran kadın başsavcımız,
milletimizin teveccühünü kazandı. Takdir ve minnetle anılıyor. Dünyada ülkemizin itibarını yükseltti. GURURUMUZ OLDU.
Ülkemizde bağımsız yargının varlığını gösterdi.
Sayın Cumhurbaşkanımız 2025 yılı içindeki bir açıklamasında ülkemizdeki hâkim-savcı sayısının 25 bini geçtiğini açıklamıştı.
Bunların 9 bine yakını savcıdır. 9 bine yakın savcının sadece 3 tanesi, 81 ilimizden sadece 3 ilimizin başsavcısıdır.
Bu, çağdaş Türkiye için gülünç bir rakamdır.
Türkiye’nin bu ayıptan bir an önce sıyrılması gerekir. Kadın başsavcılarımızın çoğalması gerekir. ÇAĞDAŞ TÜRKİYE’YE YAKIŞAN DA BUDUR.
**
KADIN VALİ VE KAYMAKAMLARIMIZ ÇOĞALMALI!
Bir başka meslek olan mülki amirlikte (kaymakamlık, valilikte) durum bundan farklı değil.
Ocak 2026 itibarıyla Türkiye'de görev yapan 3 kadın vali bulunuyor.
Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı, Bartın Valisi Nurtaç Arslan ve Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan görevlerine devam ederken,
Afyonkarahisar Valimiz bakan yardımcısı oldu. Bu görevinden ayrıldı.
Önceki dönemde 4 olan vali sayısı, Yalova Valisi Hülya Kaya'nın merkeze çekilmesiyle 3'e düşmüştü. Şimdi de ikiye düştü.
Türkiye'de kadın kaymakam sayısı yıllara göre artış göstererek 2025 yılı itibarıyla 55'e yükseldi.
Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde en büyük sayıya ulaştı.
Türkiye'nin ilk kadın kaymakamı, 1995 yılında göreve başlayan Özlem Bozkurt’tur.
Türkiye'de 81 ilin 922 ilçesinin 55’inde bayan kaymakamlar görev yapıyor.
Bayan kaymakamlarımızın Türkiye’de hızla çoğaldığını görüyoruz.
Ben bu arada sadece iki kez makamında ziyaret ettiğim Nazilli Kaymakamı’ndan biraz bahsetmek isterim.
Huriye Küpeli Kan, 2024 yılından beri Nazilli’mizde görev yapıyor.
60 yıldır Nazilli’de görev yapmış sayın kaymakamlarımızı görevim icabı tanıdım.
Hepsi de devletimiz adına Nazilli’mize bir çivi çakmış olsalar da Allah onlardan razı olsun.
35 yıllık bir gazeteci olarak milletimiz üzerinde, Huriye Küpeli Kan gibi olumlu bir iz bırakan kaymakam çok az geldi geçti.
Makamın ağırlığını çok iyi temsil etti. Köylü ile köylü, şehirli ile şehirli gibi ilgilendi.
VATANDAŞA, 7/24 GÖREVİMİN BAŞINDAYIM, MİLLETİMİN HİZMETİNDEYİM İMAJI VERDİ.
Nazilli’de basmadık mahalle bırakmadı. Nazilli’yi temsil etmiş başarılı gençlerini, öğrencilerini takdir ediyor, ödüllendiriyor.
Öksüzün, yetimin DEVLET ANASI OLMASINI BİLDİ.
Nazilli ve çevrede kadın Kaymakam Huriye Küpeli Kan’ın hizmetleri konuşuluyor. Onun valiliğe yakıştığı dillerde geziyor.
Devletini en iyi şekilde temsil eden, devlet-millet kaynaşmasını en üst seviyeye çıkaran sayın kaymakamın Nazilli’den bir ilimize vali olarak atanması bekleniyor. NAZİLLİLİLERİN EN BÜYÜK ARZUSU BU.
(Zaman zaman sayın kaymakamın çalışmalarını köşemde yorumlayacağım.)
**
“HAKSIZ TENKİT, GİZLİ TAKDİRDİR”
Salı sabahı televizyon başında İlker Karagöz’ün sunduğu haberleri izliyorum.
Aydın’da valilik yapmış, çok anılarımın olduğu rahmetli Recep Yazıcıoğlu’nun oğlu,
şimdi Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun konuk olduğu bir programdı.
Derler ya, “şıp demiş burnundan düşmüş” diye; babasının kopyası bir evlat.
Söylemleri babası gibi, tam bir lider ifadesi. Rahmetle andığım babasını minnetle andım.
Başkan, belediye çalışmalarına ait önemli bilgiler verdi.
Öz cümle: Beş yıl için seçildiğimi unutmuyorum. Şehrin sorunlarını çözmek için göreve geldiğimin bilincindeyim.
Şehrin sorunlarında esnafımızın sorunlarını çözmek ilk hedefim oldu.
Yapacağım çalışmalarla sorunları çözerek görevimin sonunda tekrar güven tartısına çıkacağım.
Başarılı görülürsem yarım kalmış işlerim için tekrar aday olabilirim diyor başkan Mehmet Kemal Yazıcıoğlu.
İlelebet bu görevi devam ettireceğim diye bir iddiam yok. Çok konuşup vızıldayıp bal yapmaz arı durumuna düşmek istemem diyor başkan.
Sayın Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik’in bu söyleşiyi izlemesini isterdim.
Düne gelinceye kadar koltuğu altından ayrılmadığın Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu, büyükşehir kapsamındaki yollarda
insan boyuna gelen otları kestirmediğini, bakmadığını çok konuşup cazgırlık yapa yapa anlatmaya çalışıyor.
Bu hizmetleri Özlem Çerçioğlu CHP’de iken hep siz yapıyordunuz sayın başkan, öyle değil mi?
Sayın Tetik, siz önce kendi görevlerinizi bir yerine getirin. Gündem yaratmak için böyle küçük işlerle uğraşmayın.
Sanki Nazilli’nin sorunlarını çözmeye gelmemiş, katlamaya gelmiş başkan gibi imaj bıraktı.
Nazilli esnaflarına kan ağlattınız. Sorunlarını çözümsüzlüğe ittiniz. Yargı yolunu hizmet yolu bildiniz.
Nazilli’de mahalle muhtarlarınız, “çöpten kokuyoruz, yollarımız yürünemeyecek hâlde, kaldırımlarımız işgal altında başkan” çığlıklarına cevap verin.
Siz sadece dernek, kafe açılışları yapmak için mi başkan oldunuz?
Şehrin emin başkan hüviyetiniz kayboldu. Parti militanı gibi oldunuz.
Haa, sizin için AK Parti’ye geçecek dedikoduları dolaşıyor. Haksızlık ediyorlar. Sizin nasıl bir CHP’li olduğunuzu bilmiyorlar.
Bunlar içi boş dedikodular. Siz müsterih olun, hizmete yönelin. LAF CAMBAZLIĞI YAPMAYIN BAŞKAN.
**
HAFTANIN MENÜSÜ!
NAZİLLİ’DE KENT KONSEYİ REZALETİ…
Şehirlerde belediye meclis çalışmalarına destek için kurulmuş, proje üreten kent konseyleri vardı.
Bunun bir bakanlıkla ilgisi yoktur. Ücret almazlar, genellikle sivil toplum örgütlerinin başkanlarından oluşur.
Geçmişte ben de yönetim kurullarında çalıştım, kongrelerini yönettim.
Belediye yönetimlerine fikir üreterek tavsiye olarak projeler üretirler.
Nazilli Kent Konseyi, Başkan Ertuğrul Tetik döneminde durağan dönemini yaşıyor.
Kent konseyine çok katkıları bulunan bir esnaf kardeşimin anlattıklarını, hiç katkı yapmadan aynen aktarıyorum:
“Ertuğrul Tetik başkanımızı kent konseyi çalışmaları için bir şans kabul etmiştik. Neden?
Seçim çalışmalarında gittiği her yerde ‘Nazilli’yi ortak akılla hep birlikte yöneteceğiz’ nutukları attı.
Konsey çalışmalarımızın ilk yılında durmadan kendini tanıttı.
‘Beni iyi tanıyın’ dedi. O yılımız böyle, kendi reklamını yapmakla geçti.
İkinci yıl arkadaşlarımız birçok projeler üretti. ‘Bana masraflı proje getirmeyin’ dedi, çıktı.
Özellikle araba (otobüs) istemeyin dedi. Sosyal etkinliklerimizi iptal etti.
Hep konuştu, hep konuştu. BAL YAPMAZ ARI GİBİ VIZILDADI.
Şimdi de konsey seçimlerinde istediği kişi başkan seçilmedi diye katlı otopark altında kent konseyinin kullandığı büroyu boşaltın iddiası, konsey üyelerini çok üzdü.
ÜYELERİN KENT KONSEYİNE İLGİSİ BİTTİ, TÜKENDİ.
Biz sizi uyarıyoruz. “Başkan, siz bu olamazsınız. Üretkenlik size yakışır. Mütevazı olun, bencilliği bırakın.
SİYASET CAZGIRLIĞI SİZE YAKIŞMIYOR.
Otla, çöple uğraşma, millete hizmete yönel. Size yakışan da budur.
Kanarya bile sizin kadar ötmüyor.
SONUÇTA, AYAĞINA SIKIYORSUN, BUNU DA UNUTMA.”