Yargıya taşınan, CHP’nin 38’inci kurultayı için mahkemeden, MUTLAK BUTLAN KARARI çıktı.
Mahkeme, genel başkanlık görevini Özgür Özel’den aldı, Kemal Kılıçdaroğlu’na verdi.
CHP’de iç çekişmeler, partiyi bölünme noktasına getirdi.
13 yıl partisine genel başkanlık yapmış bir liderin, partisini yok etmeye çalışması, ihanet etmesi, aklın mantığın kabul edeceği bir davranış değil.
Bay Kemal klinik vaka haline gelmiş. Acil tedavisi gerekiyor.
Atatürk’ün partisi CHP’nin genel başkanı olduğu için gurur duyduğunu ifade eden Bay Kemal, nasıl olur da böyle olumsuz bir davranış içinde bulunabilir?
Partisinin kirlendiğini, aklanması gerektiğini ifade ediyor.
Sonra da kirlendiğini iddia ettiği CHP’nin başına geçmek için oyundan oyuna geçiyor.
Bu, hastalığı yaşadığının bir işareti.

Bay Kemal’in “Partiyi kirletenler” diye iddia ettiği CHP’liler, sizin partiye aldığınız, görev verdiğiniz partililer.
Sizin seçtiğiniz milletvekilleri. Sayın İmamoğlu’nu önce Beylikdüzü’ne, sonra İstanbul Belediye Başkanlığı’na aday yapan sizsiniz.
Sayın Özgür Özel’i kolundan tutup genel başkan yardımcısı yapan sizsiniz.
Büyükşehir belediye başkanlarını atayan sizsiniz. Nasıl oluyor da bu insanlar için “partiyi kirlettiler” dersiniz?
Bu partiyi kirleten varsa o da sizsiniz Sayın Bay Kemal. Önce partide sizi arındırmak lazım.
Durum ciddi Bay Kemal, tarih sizi affetmez. Demokrasiyi hançerliyorsunuz. Türk milletine huzursuzluk getirdiniz.

Hiç değilse MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği gibi,
Bay Kemal, çağır Sayın Özgür Özel’i, mahkeme bu kararı verse de, CHP’nin ve milletin huzurunu bozmak istemiyorum de, görevinden FERAGAT et.

Biz de zaman zaman Sayın Özgür Özel’i eleştiriyoruz. Ancak bu konuda kendisini A’dan Z’ye haklı görüyoruz.
Sayın Bay Kemal, Özgür Özel, akıllı olun. ALİ CENGİZ OYUNLARI size, CHP’ye ve millete fayda değil, zarar verir.

Eyy Özgür Özel, ne oldum delisi oldun. Partiyi patlama noktasına getirdin. Liderlik vasıfları yok denecek kadar az.
Yargı kararlarını devlet uygular. Uygulayamazsa devlet aciz duruma düşer. Bunu bil, mücadeleni öyle devam et.
Bırak, “genel merkezden çıkmam” demeyi. Devlet güçleri seni bir şekilde oradan çıkarır.
Devlete karşı geliyorsun. Millet size, “BU SÜRECİ BİLE GÖTÜREMEDİNİZ. SİZ DEVLETİ NASIL YÖNETECEKSİNİZ?” diye soruyor.

**

HAPİSHANELER S.O.S VERİYOR

Emniyet güvenlik güçlerimiz belki de Cumhuriyet tarihinin en yoğun operasyonlarını yapıyor.
Sanal kumar alışkanlığı, uyuşturucu, çetelerle mücadele hiç bu kadar yoğun yaşanmadı.
Kumar ve uyuşturucu alışkanlığı köylere, mahallelere kadar inmiş.
Yapılan operasyonlardan bunu öğreniyoruz.

Ülke olarak bu suçlular bitmeden huzur bulamayız. Her gün yapılan operasyonların arkası kesilmiyor.
Biz nasıl bu hale geldik? A’dan Z’ye herkes düşünmeli. Bu işin sonu sıkıntılarımızı artırır.

Türkiye’de 402 hapishane var. Bu hapishanelerin toplam kapasitesi 304.000.
Ne yazık ki Mayıs başı itibarıyla hapishanelerimizde tutuklu ve hükümlü sayısı 420.000’i aşmış durumda.
Son iki yılda hapishanelerdeki tutuklu ve hükümlü sayısı yüzde kırk artmış durumda.

Yani yüz kişilik bir koğuştaki mahkûm ve tutuklular 140 kişi olmuş. Kimisine ranza bulunmuş. Kimisi de iki kişinin bir yatakta yattığı iddia ediliyor.
Vahim bir durum. Bu durum hepimizin sorunu.
Yarınımızın teminatı elden gidiyor. AHLAKIN ÇÖKTÜĞÜ ÜLKELERDE, REJİMLER DE ÇÖKER.

Öncelikle isminin başına “Milli” konmuş Milli Piyango İdaresi kapatılmalıdır. Şans oyunları kaldırılmalıdır.
İnsanların kolay para kazanma duyguları törpülenmelidir.

YOKSA, ATI ALAN ÜSKÜDAR’I GEÇER. Yazık olur ülkemize.

**

NAZİLLİ’DE, ZABITA TRAFİĞİ ACİLEN KURULMALI!

Ülkemizde hızla artan nüfus beraberinde sıkıntılar getiriyor.
Bunların başında sayıları hızla artan motosikletler geliyor.
Sayıları son 3 yılda 11 binden 37.000’e ulaşan motosikletler şehir trafiğini alt üst etti.

Nazilli Zabıta Müdürü Kubilay Bey, çok açık konuşuyor.
“Nazilli zabıtamızın eli kolu bağlı. Yasak alanlara giren motosikletlere ceza kesme yetkisi yok.
İnsanlarımız zabıta neden ceza kesmiyor diye soruyor.

Motosiklet plakasına cezayı polis ve jandarma kesebiliyor. Zabıta ancak yasak alanda motosiklet kullanana zabıt tutuyor.
Tutulan zabıt encümene geliyor. Orada kabul ediyor, sonra da arada bul sarı çizmeli motor kullananı. Cezayı tahsil edemiyorsun.

Bunlar işi yokuşa sürmekten başka bir şey değil.” diyor zabıta müdürümüz.

Peki nasıl olmalı? Çözüm yolu ne?
Nazilli’de zabıta trafik birimi kurulmalı. Eğer kurulursa Nazilli zabıta polisi şehir içinde, yasak bölgede dolaşan motosikletlerin plakasına ceza yazabilecek.

Bazı yetkililerin söylediği gibi zabıta, motosikletlere ceza yazamaz, bunu bilmeli.
Ben yetkililere sormak isterim. Örneğin uzun çarşı ve çevresinde motosikletlerin dolaşması yasak.
Nazilli’de uzun çarşıya çıkan 70’e yakın tali yol (sokak) var.

Sadece son iki yılda motosikletlerin karıştığı kaç kaza olmuş, yetkililer açıklamalı.
Peki bu kazalara rağmen ne gibi tedbir alınmış, o da açıklansın. Olay var. Kaza var. Alınan tedbir var mı? Tabii ki olmaz...

Bu yetkililerin görev ihmalidir. Görevlerini savsaklamasıdır. Önce bunlar tespit edilmeli.
Zabıta trafik ekibinin kurulmasına Büyükşehir Belediye Başkanı izin verecek.

Aydın Büyükşehir’in ZABITA TRAFİK EKİBİ var. Motosikletlere ceza kesebiliyor.
Aydın’da motosikletler bir düzen içinde trafikte dolaşıyor.

Aydın UKOME (Ulaşım Koordinasyon Merkezi), Aydın’da kurulan trafik zabıtasının acilen Nazilli’de de kurulmasına izin vermeli.
Yoksa Nazilli’de bu motosiklet keşmekeşliği artarak devam eder.

**

BAHÇELİ’DEN, BEKLENMEYEN “İKİ BOMBA” ÇIKIŞ

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bir hafta içinde yaptığı iki çıkışla tüm dikkatleri üstüne çekti.

Bunlardan ilki Abdullah Öcalan içindi. Ne demişti Sayın Bahçeli?
“Öcalan, Terörsüz Türkiye çalışmalarında siyasi koordinatör olsun” dedi.

Bu beklenmedik çıkış siyasi çevrelerde şok etkisi yaptı. Bu konudaki tartışmalar hâlâ bitmedi.
Bu görüşü takdir edenler kadar, “Bu Öcalan sevgisi nereden geliyor?” diyenler de var.

Son bomba açıklamayı CHP ile ilgili yaptı. Şok bir açıklama daha yaptı. Ne dedi Sayın Bahçeli?
“CHP, cumhuriyetimizin kuruluşundan günümüze kadar siyasi faaliyetlerine devam eden bir kurumdur, partidir.

Bu kurumun içinin karıştırılmasına, parçalanmasına izin verilmemeli.” görüşünü belirtti.
Yargının “mutlak butlan” kararına karşı çıkan Sayın Bahçeli, sorunun aşılmasında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “yargının kendisine geri verdiği genel başkanlıktan FERAGAT ETMESİNİ” istedi.

Sayın Bahçeli, bu demeçleri ile siyasette olumlu çalkantı yaparken, siyaset duayenliğini de ortaya koymuş oldu.