Ortadoğu’da Türkiye’nin savaşa katılması için yapılan her girişim, cumhurbaşkanımızın tecrübesinden geri dönüyor.
Kim ne derse desin, seversiniz sevmezsiniz… Bu Türkiye için büyük bir şans.

TRUMP dünya ile alay ediyor. Rusya, İran müttefikimden öte stratejik ortağım diyor. Hani nerede?
Amerika ve İsrail’in en büyük hedefi, Türkiye’yi savaşa sokmak.

Hatırlayın, İran-ABD-İsrail savaşı çıktığı günden bugüne kadar, Türkiye’nin savaşa girmesi için ülkemize 10’a yakın füze fırlatıldı.
Son 4 füzenin İran’dan atılmadığı, İsrail’den atıldığı tespit edildi. Bizim üzerimize oynanan oyun tutmadı.

ABD, Hürmüz Boğazı için NATO’dan yardım istedi.
NATO ülkeleri, “BU SAVAŞ BİZİM SAVAŞIMIZ DEĞİL” dedi. Amerika şok oldu.

NATO ülkeleri kabul etse, Amerika aradan sıyrılıp NATO ile İran’ı karşı karşıya getirecekti. O oyun da tutmadı.

Dünya, Trump’ın nasıl bir yalancı olduğunu gördü. Amerika’nın başına böyle bir liderin yakışmadığını tartışıyor.

Amerika’nın, 6 milyonluk İsrail’in elinde nasıl oyuncak haline geldiğini hayretler içinde izliyor. Bu çok vahim bir durum.

Savaş, bu günden itibaren oransız güç gösterisine dönecek.
Köprülerin, sivil altyapıların vurulması, Amerika’nın çaresizliği ve acımasızlığıdır.

İsrail yine de amacına ulaşamadı. Türkiye’yi savaşa sokmak için oyun üzerine oyun sergiliyor.

Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren İsrail, şimdi de Yunanistan’ın Türkiye’ye saldırmasını planlıyor.
Ancak Yunanistan, Türkiye’nin gücünü çok iyi biliyor. 96 yıl önce İzmir’den nasıl denize döküldüğünü unutmadı.

Bunları milletimiz çok iyi bilmeli. Milli birliği tesis etmek için iç siyasetteki çekişmeleri bir kenara BIRAKMALI.

Üzerinde kara bulutlar dolaşan Türkiye, Ortadoğu’da hep yıpranmadan dik durmalı.
İsrail’in en büyük korkusu, yıpranmamış, huzur içinde yaşayan TÜRKİYE’DİR.

BUNUN BİLİNCİ İLE GÜÇLÜ OLALIM, BİR OLALIM.

**

REZALETLER, ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜMÜZÜ GÖSTERİYOR!

Bu işin tadı kaçtı. Yaşananlar, Türk toplumunun adetlerine ve göreneklerine yakışmıyor.

Hiçbir milletin, Türk toplumu kadar değerleri yoktur. Bunların başında, örf ve adetlerimiz ile namus kavramı gelir.

Türk toplumunda namus ve ahlak kavramı, her davranışımızın çekirdeğidir.

Dünyaya birçok peygamber ve dinler gelmiş geçmiş… Toplumda ahlak anlayışı yoksa, toplumun her tarafı din olsa ne yazar?

Bu güzel söz, yakın geçmişte hakkın rahmetine kavuşan İlber Ortaylı’ya aittir.

Ahlaksızlığın partisi olmaz. Çalmak, çırpmak, hak yemek, ahlaksızlık yapmak bir insanlık zaafıdır, suçtur.
Türk örf ve adetlerinde bunların yeri yoktur.

Toplumun önüne çıkanlar, makamları temsil edenler bu konuda çok hassas ve dikkatli olmalı.
Topluma örnek olması gereken bu insanların yanlış yapma gibi bir lüksü yoktur.

Türkiye’de son yıllarda belediye başkanlarında, isim konulamayan olumsuzluklar ortaya çıkıyor.
Yolsuzluklar, ahlaksızlıklar diz boyu yaşanıyor.

Bu işleri yapanların sağcısı, solcusu olmaz. A partisi, B partisi olmaz.
Ahlaksızlık ve kul hakkı yemek suçtur. İnsanlıkta yeri yoktur.

Makamlara oturanlar ne yazık ki topluma örnek olmayı düşünemiyor.

Sadece, çalan “çalmadım”, ahlaksızlık yapan “yapmadım” diyor.
Ama bunlar yetmiyor. Belgeler ortaya çıktıkça, çırpınanların suskunluğu artıyor.

Ahlakı çöken toplumların yok olmaya mahkûm olacağını hepimiz biliyoruz.

Bu yaşananlar bize yakışmıyor.
Zaman, “yanlış yapana hep birlikte karşı durma” zamanıdır.

**

İKİ KONU, İKİ YORUM!

1- PARALI ASKERLİK UÇTU!

Üç haftalık paralı askerlik, zengine kıyak askerlik haline geldi.

Bir yıl önceye kadar 200 bin lira civarında olan paralı askerlik ücreti, en son 335 bin liraya yükseltilmişti.
Bu rakam, yüzde 35 zamla 2026 yılı Nisan başında 417 bin liraya çıkarıldı.

Açıkçası, yarım milyona yaklaştı.

Gençler, vakit kazanmak için paralı askerliğe rağbet ediyordu.
Ancak bu ekonomik sıkıntıda, özellikle okula devam eden gençler bu fiyat artışına şiddetle karşı çıkıyor.

Gençler diyor ki:
“Bizler okulu bitirince 300 bin lirayı nasıl ödeyeceğiz diye düşünürken, şimdi bu rakam 417 bin liraya çıktı.
Paralı askerlik ümidimiz tamamen ortadan kalktı.
Buna ‘ZENGİNE KIYAK ASKERLİK’ densin.”

2- ATATÜRK’ÜN PARTİSİ OLMAK İSTİYORSAN!

Atatürk’ün partisi olduğunu iddia eden partiler, önce ahlaklı olmalı.

Hatırlayın, Yalova Milletvekili Muharrem İnce, CHP’den istifa ederken:
“Bu CHP, Atatürk’ün kurduğu CHP değil” demişti.

“Bu partide hak, hukuk, hiyerarşi kalmadı. İçe dönük kavga etmekten millete hizmet etmeyi unuttu” ifadelerini kullanmıştı.

Hangi parti olursa olsun, millet değerlerine saygı duymayan bir parti,
“Biz Atatürk’ün partisiyiz” diyemez.

Yaşanan yolsuzluklar ve ahlaksızlıklar milletimize yakışmıyor, hatta yüzümüzü kızartıyor.

Sen-ben demeden, siz-biz ayrımı yapmadan hepimiz bununla mücadele etmeliyiz.

Unutmayın:
Vatanını ve bayrağını seven, Atatürk ilkelerine uyan herkes ATATÜRKÇÜDÜR.

HIRSIZIN, AHLAKSIZIN NE PARTİSİ NE DE İLKESİ OLUR.

**

ACİL: KALDIRIM VE CADDE EKİBİ KURULMALI!

Nazilli Belediye Başkanı için konuşulan olumsuzluklar tavan yaptı.
Vatandaş, “Hizmet üret başkan” diye tempo tutuyor.

Bir hizmet insanı, ancak bu kadar kendini hedefe koyar. Bu kadar ayağına sıkar.

Ayağı yere basan bir başkan, önce hizmete yerden başlar; havadan değil.

Nazilli’de yollar ve kaldırımlar alarm veriyor.
Geçmişte kaldırımda düşen hamile kadınların düşük yaptığı iddiaları yaşandı.

Birçok esnafın kaldırımları işgal ettiği yazıldı, çizildi.

Şehir içi yollarda araçlar, çukurlar nedeniyle amortisör patlatıyor.
Köy yollarının şehir içinden daha iyi olduğu konuşuluyor.

Başkan ise hâlâ farklı konularla gündemde.

Ayakkabıcılar Çarşısı yapılırken “İtfaiye girmez” denmişti.
Şimdi ise aynı yer, “görüntü kirliliği var” denilerek yeniden düzenleniyor.

Bu, tam bir göz boyama çalışmasıdır.

Başkan hâlâ hizmetin fantezisiyle uğraşıyor.
Şehrin gerçek sorunlarına yönelmesi gerekiyor.

NE YAPMALISIN?

Sayın Başkan, başarılı belediyelerin çalışmalarını inceleyin.
Sokak ve caddeler için tamirat ekipleri kurun.

Eksikleri günlük tespit edin, ekipleri yönlendirin.
Kaldırım ve yolları ıslah edin, onarın.

Size “çalıyor” diyen yok.
Ama “hizmet üretmiyor, sadece konuşuyor” diyen çok