Milli Eğitim Bakanı Ramazan Genelgesi yayımladı ya!..
Laikçi tayfada kıyamet koptu !..
-Hakiki anlamda laikliği özgürlük olarak anlayanlar bu tayfada yer almamaktadır! -
Halbuki Milli Eğitim Bakanının yaptığı bir tercih değildir.
Anayasal mecburiyettir.
Anayasa’nın amir hükmünü yerine getirmektir.
Getirmediği takdirde suç işlemiş olur.
Sayın Bakan sadece Anayasa’yı tatbik ediyor.
Etmesin de ne yapsın?
Anayasa’ya bağlılık herkesin görevi olduğu gibi…
Sayın Bakan’ın da aslî vazifesidir.
Bunu “orta çağ zihniyeti” diye tanımlayanlar…
Eleştiri yapmıyor…
İçindeki zehri kusuyorlar.
Asıl onlar Anayasal suç işlemektedirler.
Esas itibariyle bu tayfanın yapmak istediği şey…
‘Laikçilik’ adı altında Ramazan coşkusuna ‘28 Şubatvari’ dayatmadır.
Laikçi tayfanın genelgenin amacından haberi var mı acaba?
Zannetmiyorum.
Olsa itiraz etmezlerdi.
Pekiyi, amacı neymiş genelgenin?
Amaç, şöyle belirlenmiş:
“Ramazan ayı boyunca öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmeye, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi millî ve manevi değerleri geliştirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinliklerin uygulanması.”
Buna kim itiraz edebilir?
Tabi ki vesayetçi, ezik, batıcı, laikçi tayfa…
Bakınız, bu Ramazan Talimatının ilk meyvesine…
Ankara’da Genel Cerrah bir dostumuzun bize söylediği şey şudur:
“İkinci sınıf evladım var. Sekiz yaşında. Yaz tatilinde Kore müzikleri ve dizilerinden başını kaldırmıyordu. Bu genelgeden sonra bize ‘Sahura kalkıp oruç tutmak istediğini söylüyor. Biz de ‘tekne orucu tut kızım’ dedikçe o tam oruç tutma istediğini söylüyor. Bundan güzel ne var ki?”
Biz, çocuklarımıza milli manevi değerlerimizi aşılamak istemiyor muyuz?
“Orta çağ karanlığı” yaftasını yumurtlayan tayfanın özendiği batı uygarlığının hali pür melali ortada iken…
Bazılarının kafalarından pislikler akarken…
“Öykündüğünüz” batıcı değerler hâk ile yeksan olmuşken…
Ve batı Uygarlığı düştüğü çukurdan çıkmanın çarelerini ararken…
İçimizdeki batıcı, laikçi, ezik tipler milli ve manevi değerlere dönüş emarelerinden o kadar rahatsız oluyorlar ki…
İşi hemen Anayasa’ya dayandırarak…
“Okullarda dini etkinlikler düzenlemek açıkça Anayasa’ya aykırıdır” diyorlar.
Ama bu ezik batıcı tayfa şu soruyu sormuyor.
Ya da soramıyor.
Sormadıkları/soramadıkları sual şudur:
Okullarda Noel kutlamak Anayasa’ya aykırı değil de Müslüman bir ülkede ramazan etkinliği yapmak neden aykırı?
Ya da Anayasa’nın hangi maddesine aykırı?
Diğer inanç guruplarına gıkı çıkmayan…
Heykele tapınma ayini ve cadılar bayramına destek veren bu zihniyet…
Ramazan ayına karşı çıkıp…
Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışıyor.
Halbuki Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ısrarla şunları söylüyor:
“Gönderdiğimiz genelgede kimsenin dinî inancını sorgulamadık.
Çünkü o bizim işimiz değil.
Kimin oruç tuttuğu…
Kimin tutmadığı o da beni ilgilendirmiyor, o başka bir konu.
Biz neredeyiz?
Ramazan ayı; evinde pişen yemeğin kokusuna komşusunu ortak etmek isteyen…
Hayır, dayanışma duygularımızı en üst seviyeye çıkartan…
Toplumda küslükleri ve dargınlıkları kaldıran…
Kötü davranmayı ve birbirimize kötü muameleyi en azından bir süre için kaldıran ve erteleyen…
Kardeşlik ikliminin oluştuğu bir şey...
Bizim millî bir değerimiz bu.
Biz bunu yaptık”
Dinleyen var mı?
Tabi ki hayır.
Dinlemedikleri gibi…
Türk milletinin bin yıldır bağlı olduğu mukaddesatını ve yardımlaşma ruhunu…
Çocuklara aktarmayı hedefleyen pedagojik adımları “kanunsuz” ilan etmektedirler.
(Kim olduklarını milletimiz çok iyi bilmektedir.)
Bu ezik, batıcı, entel-dantel aydıncıklar, Meksikavari kartelleşmeyi savunuyor olmalılar.
Çünkü, öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmeye…
Yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye…
Birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi millî ve manevi değerleri geliştirmeye yönelik etkinliklerin uygulanmaması için çaban gösterenlerin arzuladıkları nesil, çeteleşen nesil değil de nedir?
Manevi değerlerin tasfiye talebi ideolojik bir dayatmadır.
Halbuki pedagojik şahsiyet inşasında bu tür faaliyetlerin ehemmiyeti çok fazladır.
Talimat dikkatlice okunduğunda görülecektir ki…
Batıcı tayfanın böğürmelerinin aksine…
Faaliyetlerin amacı…
Hem demokratik, laiklik, din ve vicdan hürriyetine…
Hem de Anayasa’nın başlangıç kısmında yer alan ‘Türk milli menfaatlerine…
Ve aynı zamanda Türklüğün tarihi ve manevi değerlerine birebir uyumludur.
Burada dikkat edilmesi gereken husus ise gayri müslim vatandaşların talepleri ile Alevi-Bektaşi vatandaşların talepleridir.
Bu husus -titizlikle- dikkate alınmalıdır.
Bu mevzuda da sayın Bakan şöyle diyor:
“Başta ders kitaplarımız olmak üzere müfredatımızda Alevi Bektaşi vatandaşlarımızı rahatsız eden hususlarla ilgili olarak hepsini birlikte değerlendirdik. Alevi Bektaşi vatandaşlarımızın cemevlerindeki dede ve zakir eğitimleriyle ilgili bir sıkıntıları var, onun çözümü için çaba sarf ediyoruz.
Türkiye'deki azınlık okullarının hak ve hukuklarını koruyacak, onların özgürlük alanlarını kendilerine sunacak çalışmalar yaptık.”
Yani Anayasal görev yapılıyor.
Pekiyi “Ramazan Etkinlikleri, Orta Çağ zihniyetidir” diyen tayfa Anayasal görevlerini biliyor mu?
Hayır.
Onlar, ana okulu bebeleri gibi…
“İstemezük de istemezük” peşinde koşuyorlar.
Her zaman yaptıkları gibi…
Bunlar, iflah olmaz ezik, entel-dantel tiplerdir.
Vesselam.
“Orta Çağ Zihniyeti” Ramazan Etkinlikleri değil; sizin ezik zihniyetinizdir!
Dr. Mesut Mezkit
Yorumlar
Trend Haberler
Aydınlı muhtar setlerde
CHP'nin ret oyuna rağmen engel aşıldı: Aydın'ın 17 ilçesine müjde
Aydın'da şok ceza: Yolcu gibi bindiler, cezayı kestiler
Karacasu'da yürekler dağlandı: Ataköy'de dayı-yeğen aynı kaderi yaşadı
Aydın'da köklü değişim: 17 ilçenin müdürü değişti
Kuyucak'ı üzen ölüm: Mesaiye gitmek için evden çıktı hayatını kaybetti
Aydın’da bir dilin 100 yıllık yolculuğu
Karacasu'da zehire ağır darbe
Aydın'ın masalsı mahallesi
Köşk Esnaf Odası’nda başkan değişti: Aydın'ın en genç başkanı oldu
Resmi İlanlar