Kânûni Sultan Süleyman Han’a İran’dan bir mektup gelir!...
***
Sözde Osmanlı hayranı; ama, hakikatte İrancı ‘mutluluk çağını’ arayanlar…
Bu kesimin, inançta zıddı görünüp amelde bir olan aydıncıklar…
Ve zalimi mazluma dönüştüren birtakım islamcı İrancılar, bu tarihi gerçekten bir şey anlamazlar yâ…
Biz yine de hatırlatalım.
Hep ifade ettiğimiz gibi…
Yine de tekrarlayalım:
Emperyalistlerle kim mücadele ederse etsin…
Biz hep yanlarında oluruz.
Bu başka bir konu.
Ama hakikatlerin de bilinmesi Ülkemizin istikbali açısından ehemmiyet arz etmektedir.
***
İki tarihi hadiseyi nakledeceğiz.
Bir: Osmanlı tarihlerinin muteberlerinden biri olan, Celâlzâde Mustafa Çelebi’nin Tabakâtü’l-Memâlik ve Derecâtü’l- Mesâlik isimli eserlerinde Kânûnî Sultan Süleyman Han devrinin hadiselerini anlatırken, Kânûnî Sultan Süleyman Han’ın İran seferi bahsinde şu tarihî hâdise nakledilir:
‘Dîvân-ı Hümâyûn’da herkes, yerli yerinde bulunuyorken, pâdişâh içeri girdi.
Yerine oturdu.
Bu sırada İran Şâhı Tahmasb tarafından gönderilen elçinin elinden mektubu alındı.
Sultan Süleyman Han’a verildi.
Bu mektup, içinde çok şey yazılmış ve şahın mührüyle mühürlenmişti.
Mektubun baş tarafında Allah’â şükredildikten sonra Hazreti Ali Efendimizin methine geçilmiş ve Ehl-i Sünnet hakkında hakaretlerle dolu sözler sarfedilip, Sultan Süleyman Han hakkında ise ihtiramkâr sözler yazılmıştı. (Kudretli Osmanlı Padişahından korkup iltifat etmesi; ancak Ehl-i sünnet hakkında hakaretamiz sözler sarf etmesi çok acınası bir durumdur. Elbette gerekli cevabı almıştır. O ayrı bir bahistir.)
Halbuki, Hazreti Ali Efendimiz, Hazreti Ömer Efendimizin kadısı olmakla, Hazreti Osman Efendimiz ise, Hazreti Ebubekir Efendimizin yardımcısı idi.
Bu müstesna zatlar birbirlerine hiç kusurda bulunmadılar.
Hazreti Ali Efendimize iyi nazarla bakıp, diğerlerini kötülemek hiç doğru değildir.
Zira, Ebubekir Efendimizi, Ömer Efendimiz, Osman Efendimizi sevmemek Hazreti Ali Efendimizi üzer.
***
İki: Yaşanmış tarihi bir hadise…
Günün birinde, bir Türk bezirganı, ticaret maksadı ile İran’ın Mazinderan şehrine gitmiş. Bezirgân gezerken gayet nurani dört zata rast gelmiş.
Bezirgân onlara:
- “Ne var ve yok” diye sorunca…
Bu kişiler yolda ona bir ev göstermişler ve o evde gayet acayip bir hadise vuku bulduğunu haber vermişler.
- “İstersen git öğren” demişler.
Bunun üzerine Türk tüccarı gösterilen eve gidip, kapıyı çalmış.
İranlı ev sahibi kapıyı gelip:
- “Ne istiyorsunuz”, dediğinde:
- “Bana garip bir vak’a anlatacağınızı söylediler. Bu sebeple evinize geldim” demiş.
İki gözü kör olan ev sahibi, tüccara içeri davet ederek,
- “Gelin de anlatayım” demiş.
İçeriye girdiklerinde anlatmaya başlamış:
- “Günün birinde, bir rüya gördüm. Rüyamda kıyamet kopmuş ve güneş de alçalmış ve güneşin hararetinden herkes gibi ben de susamıştım. O esnada bir sucunun geldiğini gördüm ve ‘ona sen Hızır mısın’ diye sordum. O da “Hayır! Ben Ebubekir’im” dedi. Onun cevabı üzerine, ben:
- “Ben de senin düşmanlarımdan birisiyim. Elindeki su canıma can katsa suyunu içmem” dedim.
Sonra Ömer ve Osman isimli birer sucu daha geldi.
Onlara da aynı cevabı verdim.
En son bir sucu daha geldi.
Bunun Hazreti Ali olduğunu anlayınca, evvelki sucularla aramızda geçenleri onlara anlattım. Hazreti Ali “Ey mel’un !, onlar benim kardeşlerimdir” diyerek, iki parmağını kuvvetli bir şekilde gözlerime soktu. Bundan çok fazla korktum ve korkumdan uyandım. Ve o andan itibaren gözlerim kör olmuştu. Bu körlük sadece ben değil, bütün çocuklarımda da oldu.”
Ev sahibi hadiseyi anlattıktan sonra Türk bezirgân evdekilerin de hakikaten hepsinin kör olduklarını görmüş ve memleketine döndüğün zaman önüne gelene bu hadiseyi anlatmış.
Bu ve benzeri tarihi yaşanmış hikayeler hakikat arayışında önemlidir.
İnsanlar, ilmî hakikate bakmazlar.
Ama bu ve benzeri hikayelere, menkıbelere çok kıymet verirler.
Ve tesirli de olur.
İçimizdeki İrancılara merhem olur mu, onu bil(e)mem.
İran’dan gelen mektup!...
Dr. Mesut Mezkit
Yorumlar
Trend Haberler
Cumhurbaşkanları bile şifa bulmaya geldi: Aydın’ın meşhur üfürükçüsü Bülbül Hoca
İki kişi ölmüştü: Aydın'daki kanlı olayın detayları ortaya çıktı
Karacasu’da mesaj dehşeti: Genç çocuğu öldüresiye dövdü
AK Partili başkanın “gizli ilişkisi” ortalığı karıştırdı: Aydın siyaseti yasak aşk iddialarıyla çalkalanıyor
Aydınlı yazarın hayatını Hindistan’da çaldılar
Nazilli’de dehşet sabahı: Baş gardiyan darp edilmiş şekilde ölü bulundu
Karacasu'da acı bayram: Otomobilin çarptığı yaşlı kadın hayatını kaybetti
Aydın'daki kanlı olayda sıcak gelişme: Özlüer kardeşleri öldürmüştü...
İncirliovalı Egemen dualarınızı bekliyor
İngiltere’deki 25 yıllık kariyerini bıraktı, annesi için Karacasu’ya döndü
Resmi İlanlar