Evvela Nü’cülük ne demek, ona bakalım.
Bilmeyenler için…
Nü, çıplak anlamına gelen, Fransızca, 'nu' kelimesinden kaynaklanır. İnsan bedeninin çıplak olarak resmedildiği eserlere verilen isimdir. (https://tr.wikipedia.org/wiki/Nü)
***
Modernizmin vardığı son nokta bu olsa gerek:
Küresel Nü’cü Esaret.
Soyunmazsan, iş yok.
Soyunursan, iş çok.
Küresel Vahşi Kapitalizmin dayatıp uygulattığı Modern Esaret.
Tabi, bunu yapanlar gönüllü, modern kölelerdir.
Başlangıçta çağdaşlık olarak kabul edilir.
Kabuller, algıya dönüşür.
Ama yıllar geçtikten sonra pişmanlık.
Ne fayda.
***
Öyle bir esaret zinciri kurulmuş ki…
Zincirin dışında çıkarsan…
Bertaraf edilirin.
Aç kalırsın.
***
Sistem bu.
Cannes Film Festivali ve benzerleri Küresel kapitalizmin yumuşak yüzlü vampirlikleri…
Ama asıl soru şu:
Buna, neden alet olunulur?
***
Türk vatandaşı oyuncular da (bu tabiri özellikle kullanıyoruz) küresel esarete tam gaz ram olmuşlar.
Kendilerini beğendirme peşindeler.
Yahu siz usulünce festivale katıldınız da…
Ve elinize tutuşturulana değil de…
Kalbinizden geçeni söylediğinizde…
Size, Türk Milleti sahip çıkmadı mı?
Siz, neden “makul bir giyim tarzıyla” arzı endam etmiyorsunuz?
Ya da edemiyor musunuz?
Şahsen, utanıyoruz.
Yani, kadınlığın gizemliliğini berhava ediyorsunuz.
Bunun adı: modern köleliktir.
***
Neden Modern Kölelik?
Kendi rızanızla yaptığınız için.
Köleliğin cari olduğu zamanlarda, kadınların nasıl pazarlarda…
Satıcıları tarafından alıcılara, en ince ayrıntısına kadar çıplak vaziyette arzı endam edilerek satıldığını…
Az buçuk tarihî bilenler, bilir.
***
O vakit sual şudur:
Küreselcilerin (Alman Yahudisi Erich Fromm’un Fear of Freedom : Özgürlük Korkusu adlı eserindeki temel düsturlarından olan aileyi ifsat etme fikri) dayattığı şu fikre mi sahipsiniz?
“Başkasına zarar vermediğin müddetçe ne yaparsan yap; eğer bu senin hür seçimin ise, seve seve yapıyorsan, canın çektiği gibi, doya doya, tadını çıka çıkara yap.”
İyi o zaman…
Canın çok çektiyse modern köle olmaya devam! …
Goodbye!...