Bugün, yazın en sıcak aylarından Temmuz'un son günü.
Yarın cumartesi ile birlikte artık Ağustos ayının ilk günü.
Cırcır böceklerinin sesleriyle sonbahara doğru yaklaşıyoruz.
Aydın için ortaokuldan bu yana bize öğretilen şudur:
"Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı."
Bu yıl, uzun bir aradan sonra kent meydanındaki ısıölçer 46 dereceyi gösterdi.
Aydınlılar serin bir yer aramaya koyuldu.
Aydın'a en yakın serin yer Paşayaylası.
1.200 metredeki Zirve Oteli'nin tahrip edilmesiyle konaklamak için bir mekân kalmadı. Yaylada çadırlar ve barakalar nedeniyle tam bir çevre felaketi yaşanıyor.
Her yeri gezmeye çalışan Aydın Valisi Osman Varol'a, Paşayaylası'ndaki kamu tesisi olan Zirve Oteli'nin hâl-i pürmelâlini görmelerini bir kez daha hatırlatıyorum.
Paşayaylası'na özel aracınız yoksa ulaşım zor. Büyükşehir Belediyesinin sarı otobüsleri, hiç olmazsa yazın en sıcak üç ayında sabah gidiş, akşam dönüş olmak üzere birer sefer düzenleyemez mi?
Aydın'a, Paşayaylası'ndan çok daha yakın olan en serin yer ise halk arasında Aytepe olarak bilinen, üniversite merkez kampüsünün yanındaki koruluk.
Bu korulukta; manzaraya hâkim, yeme içme ünitesi bulunan bir mesire alanı, Yeşil Vadi adlı kafeterya ve Kanyon adıyla bilinen amfi tiyatro düzenindeki konser alanı, yaz aylarında halkın en çok rağbet ettiği serinleme mekânlarıydı.
Gelin görün ki bu üç mekân da Paşayaylası'ndaki Zirve Oteli gibi metruk durumda; kapalı ve kaderine terk edilmiş.
Oysa Kanyon'da ne muhteşem konserler ve etkinlikler izlerdi Aydınlılar...
Mesire alanında çam ağaçlarının altında mangal keyfi yapan aileler, cıvıl cıvıl top oynayan çocuklar, serinliğin tadını çıkaran insanlar...
Aydınlıların sıcak havalardaki tek serinleme mekânı olan Aytepe'nin kapatılmış olmasını anlamak mümkün değil.
AYDIN, VAR OLAN TESİSLERİ HOYRATÇA YOK EDEN ATANMIŞ VE SEÇİLMİŞ YÖNETİMLER TARAFINDAN İDARE EDİLİYOR.
Halkın parasıyla yaptırılan tesisler çürümeye terk ediliyor, bir bir yıkılıyor.
İçimi en çok acıtan ise Adnan Menderes Stadı'dır.
Açık havada ve deplasman dışında iki haftada yalnızca iki saat kullanılan devasa tribünlere sahip stadı yıkan zihniyet, teleferiği ve Aytepe Mesire Alanı'nı da gözden çıkarmış anlaşılan.
Aydın'da yıkım kervanına 70 yıllık Atatürk Kapalı Spor Salonu da dâhil oldu.
Bu tesis, rahmetli Adnan Menderes döneminde yapılmış, 70 yıllık süreçte depremlere maruz kalmasına rağmen sapasağlam ayakta kalmıştı.
Önünden geçerken duvarlarını yıkan iş makinesinin kepçesi, sanki tüm Aydınlıların anılarını da yıkıyor.
Belki pek çok kişi bilmez. Hemen yanında Cumhuriyet'in 10. Yıl Anıtı dikilidir. Çünkü 10. Yıl kutlamaları bu alanda yapılmıştır.
İlgililere, bu anıtın yerinden kaldırılarak muhafaza altına alınmasını hatırlatıyorum.
Sakın enkaz arasında kaybolup gitmesin.
Akıbeti, Aydın Tren Garı önündeki İstasyon Meydanı'nın kenarında bulunan Cumhuriyet'in 50. Yıl Anıtı gibi olmasın.
Yıl Anıtı için o kadar yazdım, çizdim; hâlâ ortada yok.
Atanmışlardan da seçilmişlerden de ses seda yok.
Velhasılkelam, hâlimiz o meşhur sözdeki gibi:
"Deveye sormuşlar: 'Boynun neden eğri?'
Cevabı: 'Nerem doğru ki?'"
SÖZÜN ÖZÜ:
"BAZI İNSANLARI HER ZAMAN,
BÜTÜN İNSANLARI DA BAZEN KANDIRABİLİRSİNİZ;
AMA BÜTÜN İNSANLARI HER ZAMAN KANDIRAMAZSINIZ."