En yakın arkadaşınızın kanser olduğunu öğrenseniz ne yaparsanız? O an ne hissedersiniz? Yapmanız gereken ah vah edip ağlamak mı yoksa metanetli olup ona destek olmak mı? Şaşkınlığınızı bir kenara bırakıp-biliyorum çok zor- ona güç vermeyi mi tercih edersiniz değil mi? Hayatın hiç bilmediği bir yüzleri…
Maelle de ilk şoku atlattıktan sonra aynısını yapar. Ama destek olması gereken tek nokta sadece ona moral vermek değildir. En yakın arkadaşı Romane, gögüs kanseridir ve son evrededir.Sağlığına kavuşmak için başka başka çareler aramaktadır.O yüzden görmüş olduğu tedaviye ek olarak alternatif bir yöntem daha denemek istemektedir. Maelle’ye Nepal de uygulanan geleneksel bir yöntemden bahseder. Bu yöntem, insanın düşünce şeklini değiştirerek ve bilinç seviyesini yükselterek hastalığı başka bir açıdan tedavi etmektedir. Ancak bu tedavinin içeriğinin gizli tutulmakta sadece oraya gidenlere verilmektedir. Maelle’den de Katmandu ya giderek bu içeriği bulmasını ve ona getirmesini ister. Maelle bu şehir efsanesi olacak bu hikaye ve arkadaşının isteği karşısında şok olur. Hangi çağda yaşıyoruz?İnternet denen bir şey var! diye düşünür ama hasta ve zor durumda olan arkadaşını üzmemek için de düşüneceğini söyler. Çok değil bir gün sonra Maelle Katmandu’ya gitmek için uçağa binmiştir. Çünkü çok sevdiği arkadaşının belki de hayatındaki son isteği budur. Onu kıramaz. Kötü süprizlerle dolu hatta sinir bozucu olaylar ve –niye böyle bir şeyi kabul ettiğini sorgulayan- pişmalıklarla başlayan bu yolculuk bir noktadan sonra sadece arkadaşına yardım için değil, Maelle’nin kendi iç dünyasına da bir yolculuğa dönüşür. Geri döndüğünde -eğer tek parça dönebilirse(!)- bu serüven onun hayatının dönüm noktası olacaktır! Hayat bizi bu uzun yolculuğumuzda nerelere sürüklüyor? Biz bulunduğumuz yerden ve kendimizden memnun muyuz? İçimizdeki enerjiyi doğru yönde mi kullanıyoruz?
Mutlu musunuz?
Evet, Maelle için dönüşüm Katmadu’da yaşandı belki ama hangimizin böyle bir maceraya çıkma şansı var ki? Sahip olduklarımızın farkına varmak, anın tadını çıkarmak ya da yapmamamız gerekenlerden uzak durmak, kendimiz için çok mu zor? Şunu sorun kendinize. Kendimiz için ne yapıyoruz? Hayatın koşuşturması içinde ne kadar iç huzurumuza önem veriyoruz? Yaşadığımız güzel anların kıymetini biliyor muyuz? İşte bu kitap, bu soruların cevabını bulabileceğiniz bir farkındalık kitabı! Hiç düşündünüz mü, egomuzun esiri olarak ya da bize dayatılan hayatı yaşadığımızı? Korkularımız, yargılamalarımız ve kötülediğimiz her şeyle egomuzu şişirmeye devam ediyoruz. Halbuki hepimiz bütünün küçük birer parçalarıyız. Birbirimizi farklılıklarımızla kabul ettiğimiz anda değişimi yaşayabiliriz sanıyorum. Çünkü hayat geçiştirmeye gelmeyecek kadar kısa.Bazı şeyler için hiçbir zaman geç değil bence. İnsan her yaşta öğrenmeye devam ediyor ölürken bile! Peki sen, hiç sana dayatılan düşünce biçiminin dışında kalbînin sesini dinleyerek hareket ettin mi? “Daha mutlu nasıl olabilirim?” sorusunu sordun mu kendine. Mutlu olmak için illa ki bir yerlere keşfe mi gitmek gerek? Önemli olan düşünce şeklimizi değiştirmek değil mi?
Bu kitabı uzun bir zaman önce okumuştum-2021-O zaman da merakla ve heyecanla bitirdim. Bir kişisel gelişim kitabı olan aynı zamanda aşkı da bulabileceğiniz bu kitap insanın korkularını aşarak sevgiyi hayatının odak noktasına yerleştirmeye yol gösteriyor. Tam da hayatın içinden bir hikaye ile zamana sahip çıkmayı vurguluyor. Doğrudan kendinizi ve şimdiye kadarki yaşadıklarınızı sorguluyorsunuz ve gerçekten yanlış giden durumları keşfediyor ve bu kendini anlama ve dönüşüm hali sizi mutlu ediyor. Okurken bunu ailemle de bizzat deneyimledim, diyebilirim. Hayatımızın yönünü değiştirmek ve düşüncelerimize yön vermeyi öğrenmek adına bir yol gösterici olabilir. Değişim ve öğrenme hayat boyu devam eden bir durum. Hiçbir şey için geç değil. Kendinize bir güzellik yapmak isterseniz bu kitabı okuyun!
Merak edenlere keyifli okumalar.
Bu Hafta Ne Okumalıyım: 'Bugün kalan hayatımın ilk günü'
Fatma Altınöz
Yorumlar
Trend Haberler
Cumhurbaşkanları bile şifa bulmaya geldi: Aydın’ın meşhur üfürükçüsü Bülbül Hoca
İki kişi ölmüştü: Aydın'daki kanlı olayın detayları ortaya çıktı
Karacasu’da mesaj dehşeti: Genç çocuğu öldüresiye dövdü
AK Partili başkanın “gizli ilişkisi” ortalığı karıştırdı: Aydın siyaseti yasak aşk iddialarıyla çalkalanıyor
Aydınlı yazarın hayatını Hindistan’da çaldılar
Nazilli’de dehşet sabahı: Baş gardiyan darp edilmiş şekilde ölü bulundu
Karacasu'da acı bayram: Otomobilin çarptığı yaşlı kadın hayatını kaybetti
Aydın'daki kanlı olayda sıcak gelişme: Özlüer kardeşleri öldürmüştü...
İncirliovalı Egemen dualarınızı bekliyor
İngiltere’deki 25 yıllık kariyerini bıraktı, annesi için Karacasu’ya döndü
Resmi İlanlar