Zamanda yolculuk yapmak ya da hayatınızı dilediğiniz gibi ileriye ve geriye almak ister miydiniz? Çocukluğunuza, üniversite yıllarınıza, geçmişteki herhangi bir döneme ya da önünüzde sizi bekleyen geleceğinize… Ne muhteşem bir şey olurdu değil mi? Ütopik de olsa hayal kurmak güzel.
Billy Pilgrim…
Billy, bir Amerikan askeri(ydi). Çünkü savaşta yaşadıkları onun hayatında bir dönüm noktasıydı. 1922 yılında New York’un İlium şehrinde doğdu. Komik görünüşlü, kola şişesi gibi uzun zayıf bacaklı bir çocuktu. Büyüdü, optometri okudu, hoca oldu. Sonra askere yazıldı. 2.Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın Dresden şehrinde esir düştü. Kurtuldu geri geldi. İşine döndü ve evlendi. Zengin oldu. İki de çocuğu oldu; Barbara ve Robert.
Elim kaza…
Billy bir grup arkadaşı ile optometri kongresi için çıktığı uçak yolculuğunda kaza geçirdi. Uçak yere çakıldı. “Oluyor işte.” Hastaneden döndüğünde kafasının arkasında korkunç yara izi vardı. Hayat Billy için bu saatten sonra asla eskisi gibi olmadı.
Zamanda koptu. Bunak bir dul olarak uykuya daldı ve düğün gününde uyandı.1955’te bir kapıdan girdi, 1941 ‘de bir başka kapıdan çıktı. O kapıdan tekrar geçti, kendini 1963’te buldu. “Oluyor işte.” Sonra ansızın New York’a gitti ve bir radyo programına katıldı. Programda zamanda nasıl koptuğunu ve kendisinin bir uçan daire tarafından kaçırılıp Tralfamadore gezegenine nasıl götürüldüğünü anlattı. Kimse ona inanmadı tabii. En başta da kızı Barbara. Onun annesi gibi bunadığını düşündüler. Oysa daha 44 yaşındaydı.
Yıl 1944 Almanya.
Billy ve üç izci arkadaşı Almanları pusuya düşürmeye çalışırken yaralanır ve esir düşer. “Oluyor işte.” Esir düştüğü zaman yaşadıkları onun daha sonraki hayatında peşini hiç bırakmaz. Zamanda kopuşla birlikte Dresden’de onları tuttukları “Mezbaha 5” binası, korku, acı ve ölüm artık onda geçmeyecek bir travmadır.
Zamanda yaşadığı gel-gitlerin sebebi Dresden’de şahit olduğu savaşın vahşetidir. Uzay yolculuğu ve okuduğu kitaplar Billy’nin zihnine oyunlar oynar. Anlık zaman geçişleri onu trajikomik bir durumlara düşürür. Optometri kliniğinde çalışırken bir anda kendini esir kampına götürülürken bindirildiği trende, daha sonra uzayda uzaylılar tarafından kaçırıldığı geminin içinde bulur. Onu bu zaman kopmasına daha da yönelten Kilgor Trout adlı bilim kurgu yazarıdır. Billy’i onun kitapları ile tanıştıran askeri hastaneden oda arkadaşı Yüzbaşı Eliot Rosewater’dir. Kafasındaki hayallerle dolu kitaplarını ve onu kimse tanımasa da Trout sayısız kitap yazmıştır ve Billy onun bütün kitaplarını okur, tutkulu bir hayranı olur.Ama bu ilgi onun zihnini daha da karıştırır. Billy’nin bu durumu savaşın insan zihnine verdiği tahribattır.Vee yaşadığı bu zihinsel çöküşü asla atlatamaz. İşte başta da söylediğim gibi belki zamanda yolculuk, hayali olarak düşünüldüğünde kulağa hoş gelse de gerçek dünyada hastalık boyutuna geçerek insanın hayata olan adaptasyonunu ve insani ilişkilerini olumsuz etkileyebilir Billy’de olduğu gibi.
İnsanın insana canavarlığı…
2.Dünya Savaşı bitmesine yakın düşman orduları Dresden’e bomba yağdırır askeri bir gereklilik olmamasına rağmen. Şehir bir anda yerle bir olur. Konvansiyonel silahlarla yapılan bu saldırılarda 135.000 insan öldürülür. Sadece Almanya’da değil, Amerika’nın Tokyo’ya yaptığı saldırıda 83.793, Hiroşima’ya attığı atom bombasından sonra ise 71.379 insan ölmüştür. Bu tablo durumun vahametini göstermeye yeter de artar değil mi? Yazar Kurt Vonnegut’un kendi hayatından da izler taşıyan roman, aslında yazarında kitapta da belirttiği gibi savaş karşıtlığı için yazılmıştır. Dünya barışının insanlar için ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmek için. Çok duyarlı bir anlayış olmasına rağmen içinde yaşadığımız yüzyılda dünyayı yöneten güçlerin hala savaşın kinini, masum insanların üstüne nasıl kustuğunu acıyla görüyüruz. Keşke bir kitapla dünyaya barış getirilebilseydi. Durum onu gösteriyor ki bu şimdilik biraz zor. Mizah yoluyla savaş, ölüm, acımasızlık, katliam gibi evrensel konuları işleyen kitap, sizi okurken olaylar arasında bağlantı kurmak noktasında zorlayabilir. Çünkü Billy sürekli zamanda yolculuk ediyor. Eğer dikkatli okunmazsa olayları kaçırabilirsiniz. Şimdiden söyleyelim. Ayrıca yazarı üne kavuşturan en çok okunan da bu kitabıdır. Billy Pilgrim’ın ilginç hikayesini merak edenlere tavsiye edilir.
Kitapla kalın.
ALINTILAR:
Sonra üstünü aradılar silah falan yoktu.Üstünde buldukları tek tehlikeli şey 5 santimlik bir kurşun kalemdi.
Amerika'dan çıkma pek çok yenilik ve icadın en ürkütücüsü ve eşi benzeri görülmemişi, şerefsizleştirilmiş fukara yığınlarıdır.
Kitabın Yazarı: Kurt Vonnegut
Kitabın Basıldığı Basımevi yıl ve Tarih:1,Baskı 1969, Türkiye’de 1.Baskı E Yayınları,1975, İstanbul
Kitabın sayfa sayısı:206