Ülkemizde 25’i kamu, 5’i Pankobirlik ve 3’ü özel sektöre ait olmak üzere toplam 33 şeker fabrikası bulunmaktadır ve bu fabrikalar şeker pancarından sakkaroz şekeri üretmektedir. 21 Şubat’ta, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca satılacağı açıklanan 14 şeker fabrikası yıllık yaklaşık 2 milyon 600 bin ton olan şeker tüketimininin önemli bir bölümünü karşılamaktadır. Ülkemizde yıllık 265 bin ton kotaya sahip olan Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) üreticisi firmaların kurulu kapasitesi 1 milyon 340 bin tondur. Yüzde 10 kotası bulunan NBŞ’in yüzde 82’si ABD’nin küresel şirketi Cargill ve Amylum’a aittir. Bu durum 14 şeker fabrikasının üretimlerine son vermesi halinde açığı kimin dolduracağını açıkça göstermektedir. NBŞ genelde mısır nişastasının kimyasının bozulması ile glikoz ve früktoz şurubu şeklinde elde edilir. Elde edilen bu kimyasallar dejenere edilmiş tehlikeli modifiye birer tatlandırıcıdır. Modifiye tatlandırıcıların üç kullanım alanı vardır. Yüzde 42’lik früktoz şurubu kek ve tatlılarda; yüzde 55’lik şurup alkolsüz içecekler, dondurma, şekerlemeler, çikolata, kek ve tatlılarda; yüzde 90’lık şurup ise çok tatlı olması istenen diğer ürünlerde kullanılmaktadır. Türkiye Obezite ve Diyabet sıralamasında OECD ülkeleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Ülkemizde 15 yaş üzeri yetişkinlerde obezite sıklığı yüzde 32, fazla kilolu birey sıklığı yüzde 34,8 ve diyabet prevalansı yüzde 12,1 bulunmuştur. Nişasta bazlı şeker içeren besinleri tüketenleri bekleyen tahribat; karaciğer yağlanması, fibrozis ve siroz, insülin salgısını düşürerek aşırı yeme-obezite ve metabolik sendrom, insülin direncinin gelişmesine bağlı olarak Tip II Diyabet Mellitus, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları, obezite ile ilişkili kolon-pankreas-karaciğer-meme vs.kanserleri. NBŞ içeren gıdaların kullanımını tetikleyecek Türkiye’deki 14 şeker fabrikasının satışı, halkımızın belirtilen sağlık sorunlarını daha sık yaşamasına sebep olacaktır. Şeker pancarının şeker fabrikalarında şeker üretiminden sonra kalan posası önemli bir hayvan yemidir. Satışa çıkarılan 14 şeker fabrikası kapatıldığı takdirde şeker üretiminden başka bir alanda kullanılmayan pancar üretimi son bulacak; bu durum bir taraftan pancar üreticilerini işsiz bırakırken diğer taraftan da zaten can çekişen hayvancılığımıza da yem açığı nedeni ile büyük darbe vuracaktır. Birçok ülke kendi pancar ve kamış üreticilerini, şeker sanayilerini korumanın yanı sıra vatandaşlarının sağlığını korumak için NBŞ üretimine ve tüketimine kota koymuş; üstelik bu kotaları oldukça düşük düzeyde tutarken, Fransa ve bazı AB üye ülkeleri ise NBŞ üretimine hiç izin vermemektedir. Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 5 olan kota, ülkemizde iki katı yani yüzde 10 olarak uygulanmaktadır. Üstelik bu kotayı da her yıl Bakanlar Kurulu Şeker Kanununa dayanarak yüzde 50 artırmakta, NBŞ tüketimini toplam şeker tüketiminin yüzde 15’ine yükseltmektedir. Birçok ülke kendi pancar üreticilerini ve vatandaşlarının sağlığını korumaktadır. Çocuklarda obezite artarken, OECD ülkelerinde en yüksek diyabetli hasta oranına sahip ülke Türkiye iken ve ölüm oranların en büyük nedenini kardiyovasküler hastalıklar ve kanser oluştururken, vatandaşların sağlığını hiçe sayarak 14 şeker fabrikasının özelleştirip, NBŞ üreten ABD’li şirketlerini ihya etmek doğru değildir.