İğneyi değil; çuvaldızın en büyüğünü kendimize batıralım.
***
Tarihî bir anekdot.
Fransız Harp Okulu mezunu ve belirli bir zaman diliminde de Fransız ordusunda görev yapan Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa, Tanzimat devrinde sadrazamlık (başbakanlık) yapmıştır. Fransa kralı ile arasında şöyle bir konuşma geçer:
Fransa Kralı:
“Osmanlı Devleti’ne başta subay olmak üzere teknik sahalarda uzman ve eğitmen göndermek istiyorum. Böylece Türklerin medeni olmasına katkı sağlarım.”
Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa şöyle der:
“Haşmetmeab, yapmayı düşündüğünüz bu şey hiçbir işe yaramaz. Hem de göndereceğiniz adamlar istekleriyle bizim canımızı sıkacaklar hem de Fransa’nın hem de Avrupa’nın medeniyetinden bizi soğutacaklardır. Gelin bunun yerine bize birkaç bin akıllı ve güzel yosma (TDK: genç, işveli, modayı takip eden güzel kadın/ilave anlam, Kubbealtı neşriyata göre: Âdî, hafifmeşrep kadın) gönderin. Bu yosmalar bizi daha çabuk medenileştirirler, Fransızlaştırırlar bile…) *
Bunu da ilk hayata geçiren Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa’dır!
Seküler kesimin ne zaman medenî olmaya başladığını göstermesi açısından! …
Ve özgür iffetsizleşmenin hangi aşamalardan geçtiğini ispat yönünden bu anekdot şayanı dikkattir.
***
Medenileşmenin şartı belli:
Evvela açıklık; özgürlük olarak kabul edilecek.
Ve malum, Cumhuriyet’in ilanından sonra güzellik kraliçesi seçilen hanımın Avrupa’da büyük sevinçle karşılanması; “özgürlüğe” susatılmış bir halkın serencamını ifadede en güzel örnektir!
Halihazırda ise, “özgürleştirilemeyen” muhafazakâr kesimin görgüsüzleştirilmesine sıra geldi!
***
Seküler kesimin vardığı çıplaklık paçozluğunu anladık.
Bu taraftaki çıplaklık tam anlamıyla zıvanadan çıkmış durumdadır.
Çıplaklıkta Almanya, Fransa gibi batı ülkelerinden fersah fersah ileri giderek uygarlaştık!
Sekülerizmin ithalatçıları, kasım kasım kasılıp avuçlarını avuşturuyorlardır artık.
Özgürlük diye yutturulan bu arsızlık, sonradan görmelik kültürüyle muhafazakâr camiada başka türlü tezahür etti.
Utanç verici bir görgüsüzlükle karşı karşıyayız.
Hem de kallavisinden.
Neden mi bahsediyoruz?
Zenginleşip görgüsüzleşen muhafazakâr camiadaki birtakım gruplardan...
Kendini dindar gösteren kıyafeti ile arz-ı endam edenlerden...
Son yıllarda -şekline bakıldığında- muhafazakâr dindar kesim olduğu düşünülen camiada hızlı zenginleşmenin getirdiği bazı merasimler ayrık otu gibi çoğalmaktadır.
Ayrık otunun bile bir mantığının olduğu ortamda…
Bu kesimde, merasim adı altında görgüsüzlüğün dik âlâsını görüyorsunuz.
Daha da kötüsü bu ve benzeri törenlerde zevksizlik öyle sırıtmaktadır ki…
Arafta kalmış bazı muhafazakârların durumunu göstermesi açısından ibretlik enstantanelerdir.
***
Muhafazakâr camiada geçer akçe haline gelen şatafatlı görgüsüzlükleri ifade ederken…
Tabi ki -bazı- sonradan görmeleri kast ediyoruz.
Ekseri muhafazakâr camiayı bundan ayırdığımızı belirtelim.
Buradaki ayırıma dikkat edelim ki çuvaldızı batırırken günahsızların da günahına girmeyelim.
***
Anadolu’da yapılan sünnet, mevlit gibi merasimler; kültürümüzün ana damarı ve temelidir.
İrfanımızın esasıdır.
Ancak sünnet düğünü adı altında tertip edilen merasimlerin şatafatta yarışmaları…
Mevlitlerin (gerek ahirete intikal edenler için yapılan mevlitler gerekse yeni doğan çocuklar gerekse benzeri törenler) sosyal medya ile sonradan görme kesimler elinde nasıl aslından uzaklaştığını görmek utanç vericidir.
Hele hele bu topluluklarda görülen ‘benim çok param var’ kepazeliğini saymıyorum bile.
Sonradan görme kesimdeki bu durum hem zevksizlik hem kibirdir.
Ve daha da ötesi israftan kaçınmamızı emreden Yüce Kitabımıza muhalif olarak israfı sıradanlaştırmaktadır.
Maddi, manevi ve zaman israfının önüne geçmek için “vakti, nakdi azizin” heba edilmemesini salık veren deyişe taban taban zıt bir görgüsüzlüğün dibine vurularak yapılan bu israf, maalesef vardığı son nokta muhafazakâr bir mensubiyetin ferdi olarak bizleri kahrediyor.
Bakınız muhafazakâr camiadaki yozlaşmalara…
Hanımların gün ve benzeri törenlerde sergiledikleri; seküler kesime ait Avrupai tarzdaki şovları…
Bu şovlar, -güya- dini kisve giydirilerek İslamileştiriliyor!
Şovlu törenler, artık partilere dönüşmüş vaziyette.
Bu partilerin mevlit adıyla düzenlenmesi tam bir kepazelik ve rezalet.
(Ülkemizdeki bir akım tüccarların, marklarına “hacı, hoca” sıfatlarını ekleyip dini terimleri kapitalizme alet etmesi gibi.)
Artık o paçalardan akan pislikler o kadar sırıtmaya başladı ki, hatim/Kur’an’a geçiş gibi hayr temelli işler de bile iş çığırından çıkmış vaziyettedir.
Alın size son vak’a…
Okullardaki mezuniyet törenleri…
LGS anneliği gibi işin zıvanadan çıktığını gösteren sosyal medya görüntüleri bu işin tuzu biberi olmuştur.
Muhafazakârlık adıyla yapılan -dini kisve altında- bu törenler; modernleşen muhafazakâr camianın en yüksek perden ilanıdır.
Muhafaza edilmesi gereken değerlerin pazara çıkartılıp; dinî, tarihî, kültürel değerlerin dindar giysili birtakım paçozlar tarafından korunmaması…
Korumayı geçtik…
Görmemişlik…
Ya da sonradan görmelik…
Şımarıklık…
“Son model araba” ile zenginliğini ifşa eden bu zihniyet…
Muhafazakâr…
Dindar….
Ve mütedeyyin diye tanımlanamaz.
Bu sınıfa dahil edilemez.
Bu ve benzeri görgüsüzlükleri yapanlar…
Yaptıklarıyla bu sınıftan “gönüllü” olarak çıkmışlardır.
Tekrar dönmek istiyorlarsa…
Tevbe-i nasuh (nasuh tövbesi) ile tövbe etmelidirler.
Yoksa bir toplumun ölümü…
Yok oluşuna (bilerek veya bilmeden) zemine hazırlayanlardır.
Bundan da sorumludurlar.
Yapılması gereken şudur:
Devlet…
Aileler…
STK’lar …
Cemaatler…
Hâsılı…
Herkes üzerine düşen vazifeyi yapmalıdır.
Hem de acilen.
Vesselam.
*(İhsan Fazlıoğlu, “Akıllı Türk makul Türk” Ketebe Yay.s.62)
Muhafazakâr camiadaki görgüsüzler!
Dr. Mesut Mezkit
Yorumlar
Trend Haberler
Kredi kartlarında 6 yıl sonra ilk
Aydın'daki cinayetin detayları belli oldu: Kanlı infazda tüyleri ürperten itiraf
Aydın'da yasak aşk cinayetinde firari koca için çember daraldı
Aydın'da flaş karar: 31 Ekim'e kadar yasak
Aydınlı mali müşavir uyardı: SGK, vergi ve trafik cezası borcu olanlar dikkat
Nazilli'de ilk kez uygulandı, vatandaşlardan tam not aldı
Babadağ'dan Karacasu'ya gelen besici: "Önceden bir tane kalmazdı, şimdi siftah yapamadık"
Karacasu'da AK Parti ve CHP'nin acı günü
"Tütün parasıyla almıştım" diyerek gözyaşı döktü: Alkollü sürücünün yaptığı kaza eşini yıktı
Nazilli’de iş arayanlar dikkat: 36 yıllık firma alım yapacak
Resmi İlanlar