“Bayrakla alay edemezsin. Millî tarihle eğlenemezsin. Kur’an’ı mizah konusu yapamazsın. Aile namusunu hiçe sayamazsın. Bunlar millî mukaddesattandır. Millî mukaddesâtı olmayan millet, millet değil, hayvan sürüsüdür.” (Hüseyin Nihâl Atsız)
***
Merhum Nihal Atsız’ın tam da işaret ettiği noktadayız.
Milleti, mukaddesatız bırakarak hayvan sürüsüne dönüştürmek istemektedirler.
Bu mantık, lgbt sapkın güruhunun temel amacıyla da örtüşmektedir.
Nedir temel amaç?
Türkiye’yi işgal etmek.
Nasıl işgal edecekler?
Topla, tüfekle değil; elbette!
Modernizmin hibe ettiği hayat tarzıyla…
Nedir o hayat tarzı?
Cinsel sapkınlık ve sübyancılık.
Bunun için plan aşikâr: Küresel projenin ülkemizde hâkim olması.
Bunu da çalakalem yapmamışlar.
Arka planda derin bir felsefî ve psikolojik altyapı çalışması var.
Bu konuda, titiz ve derinlikli hazırlıklar yapılmış.
Küresel proje pazarlanırken kullanılan kelimeler ince bir işçilikten geçirilmiş.
Ön planda, makul insanların dahi ret edemeyeceği kelimeler seçilmiş.
Meselâ…
İnsan hakları…
Özgürlük…
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi…
Çeşitlilik…
Farklılıklara ve çevreye saygı gibi altın tepside sunulan zehir misali kelimeler…
Arka planda ise dünyayı kendi tasarımlarına göre şekillendirme istekleri…
Bunun için devasa bir sermaye ağı kurmuşlar. Ahtapot gibi her tarafı sarmışlar.
***
Bir hadiseyi nakledelim:
“2021 yılında Dünya Çocuk ve Aile Platformu’nun (Dünya ÇAKOP) konuşmacısı olarak davetliydim. Bizimle beraber sunum yapan bir İrlandalıya şu soruyu yönelttim: ‘Siz İrlandalılar bildiğim kadarıyla dindar Katoliksiniz; nasıl oldu da eşcinsel evliliğe izin verdiniz?’ Muhatabım bir müddet susup anlamlı bir ifade ile gözlerimin içine baktıktan sonra şu cevabı verdi: ‘George Soros gelip bu iş için bir buçuk milyar dolar yatırırsa olur…” (Mustafa Merter, Hekaton’la Son Tango: Aileyi İfsat Etme ve İnsanlığın Yeniden Yapılandırma Küresel Projesi’nin Bir Meta-Analizi, Ketebe Yayınları, shf.43)
Mezkûr anekdot, küreselcilerin görünür temsilcilerinden George Soros, Rothschild ailesinin bazı kolları, BlackRock ve Vanguard gibi şirketler, masumane gibi görünen projelere trilyonlarca dolar mali destek verdiklerini göstermektedir.
Bu devasa sermayenin stratejik hesaplarının arkasında çok derin felsefi ve psikolojik bir altyapının yatması da başka bir realitedir.
Farklılıkların kutsanması…
Azınlık haklarının mutlaklaştırılması…
Millî/dinî çoğunlukların gücünün zayıflatılması; ifadeye çalıştığımız arka plan ya da görünmeyen yıkıcı projenin temel felsefi alt yapısıdır.
Esasında görünmektedir; ancak kelime oyunlarıyla asıl amaç perdelenmektedir.
Küreselcilerin asıl amacı ise hep şu olmuştur:
Dinî, millî ve gelenekli yapıyı zayıflatıp; toplumların mukavemetini yok etmek; bu mümkün değilse kırmak ya da törpülemektir.
Yukarıda ifade edildiği gibi malum şahsın (George Soros) Türkiye’deki birçok olaya müdahil olduğu unutulmamalıdır.
Hiç şüpheniz olmasın; lgbt ve sübyancılık başta olmak üzere benzeri hadiselerde bu şahsın doğrudan parmağı vardır.
Bunu, akıldan çıkarmamak lazım.
***
Pekiyi Küresel çete ülkemizde ne yapıyor?
Bunun için var güçleriyle vur kaç taktikleriyle surda bir geçit açmak istiyorlar.
Bu maksatla, içimizdeki sapkınları ve/veya sapkınlığın tarafında yer alanları yanlarına çekmek için var güçleriyle saldırıyorlar.
Mesela…
“LGBTİ+ hakları insan haklarıdır” yazılı pankartın bir baro tarafından hizmet binasının cephesine asılması neye işaret ediyor?
İlgililer bunu nasıl izah edilebilir?
Masum bir protesto olduğuna kimseyi inandıramazsınız.
Değil çünkü.
Kendi beyanları esas olduğuna göre bu baronun hangi zihniyete sahip olduğu gün gibi ortadadır (Bunu kim yaptı ise).
Hukukta asıl olan beyandır ve ifade edeni bağlar.
Olaya mantık kaideleri açısından bakarsak şöyle bir sonuç ortaya çıkacaktır:
Bu sapkınlığa sahip çıktıklarını beyan ettiklerine göre sapkınlık özentisi taşımaktadırlar.
Daha ötesi var mı?
***
Arka planı biraz daha yoklayalım.
Kendini “fenomen, komedyen” diye tanıtan müptezel tiplerin piyasada dolaşması sıradan bir olay mı zannediyorsunuz?
Kahir ekseriyetinin Müslüman olduğu bir ülkede, milletin en kutsalı olan Kur’an’a hakaret edeceksin!...
Ve bunu özgürlük olarak pazarlayacaksın!...
Daha sonra elini kolunu sallaya sallaya dolaşacaksın!...
Yok öyle bir dünya!...
Normal şartlar altında bu şarlatan ve pislikler, en ağır cezaya çarptırılmalılar ki…
Bir daha Anayasa’nın ilgili maddesini ihlal ederek halkı ayrımcılığa sürüklemesinler.
Bu ayaktakımı, müptezel “fenomen, komedyen” görünümlü şaklabanlar, küreselcilerin oyuncağı oldukları için…
Kuklacıları ne derse onu, aynen tekrarlamaktadırlar.
Küreselci çete şunu çok iyi bilmektedir:
Kutsallar yıpratılıp milletin gözünden düşürülürse; lgbt gibi sapkınlıklar daha kolay toplumda karşılık bulacaktır.
***
İçimize yerleş(tiril)miş olan sapkınların vur kaç taktiği, son olaylarda iyice su yüzüne çıktı.
Esas itibariyle bunu, altın vuruş gibi düşünüp hücuma geçtiler; eğer bunda başarılı olsalardı surda bir geçit açmış olacaklardı.
Küresel çete bunu çok iyi biliyordu; ancak asıl amaç tepkinin derecesini ölçmekti.
Daha da ötesi feshedilen İstanbul Sözleşmesi’nin intikamını almak istemeleridir.
Bunun için yaptıkları şu huruç hareketine bakar mısınız?
1991 yılından beri dünya genelinde sapkın turlar düzenleyen ABD merkezli Atlantis Events şirketi, 2 bin 500 eşcinsel için düzenlediği gemi turunun durakları arasına Türkiye’den Kuşadası ve İstanbul’u da koymuştu.
Bu kapsamda Cihangir'de faaliyet gösteren gay kulübü, kiraladığı bir kruvaziyer gemisiyle İstanbul Boğazı'nda eşcinsellere yönelik büyük bir parti düzenleyeceğini ilan etmişti.
Pekiyi, bu kepaze ilanı nasıl anlamak gerekir?
***
Neticede gerek toplumun büyük kesiminden gelen tepkiler…
Gerekse resmi makamların zamanında müdahalesi …
Rezil turistlik geminin hem İstanbul’a hem de Aydın Kuşadası’na demirlemesinin önüne geçildi
Mamafih, malum baro ve baro gibi düşünen zihniyetin varlığı da ayrıca düşündürücüdür.
Halbuki böylesi rezaletin bu ülkede tartışılması bile başlı başına sorundur.
Bu noktada en sert tepkiyi veren Rusya Federasyonu, lgbt hareketine mensup sapkın guruba ayrılıkçı hükmü giydirerek cezalandırdı.
Halbuki Türkiye’nin ayağa kalkması gerekir idi.
Ancak, muhafazakâr ve dindar olduğunu söyleyen milletvekili yakınlarının İstanbul Sözleşmesini savunduğu bir vasatta topyekûn bir mücadeleden bahsetmek güçtür. (Aynel yakîn; vakidir. Hem erkek hem de avukat.)
Hâlbuki bu bir yasak değildir.
Aksine Türk-İslam değerlerine…
Müslüman Türk milletine…
Gençlerimize sahip çıkmadır.
Küresel çetenin ve onun ülkemizdeki silahşorların temel isteği şudur:
Türkiye, lgbt benzeri sapkınlıkların, sübyancılığın önünü açsın.
Çocuklarımız da gençlerimiz de onların emrine verilsin!
Buna, izin vermeyi bırakınız! …
Özgürlük adı altında müsamaha dahi gösterilmesi; felakete sürüklendiğimizin işaretidir.
Unutulmamalıdır:
Millet olarak bizi ayakta tutan şey:
İnancımızdır.
Kültürümüzdür.
Tarihimizdir.
En önemlisi de güçlü aile bağlarımızdır.
Aile müessesesini yıktığınızda…
Müşterek değerleri parçaladığınızda…
Mukaddesat da…
Vatan sevgisi de…
Millî değerler de yerle bir olur.
Üstad Nihal Atsız’ın başta naklettiğimiz deyişini tekrar ederek mevzuyu noktalayalım:
Bayrakla alay edemezsin.
Millî tarihle eğlenemezsin.
Kur’an’ı mizah konusu yapamazsın.
Aile namusunu hiçe sayamazsın.
Bunlar millî mukaddesattandır.
Millî mukaddesâtı olmayan millet, millet değil, hayvan sürüsüdür.
Vesselâm.
Küreselci çetenin oyuncağı lgbt’nin Türkiye’yi işgal ısrarı neden?
Dr. Mesut Mezkit
Yorumlar
Trend Haberler
Kredi kartlarında 6 yıl sonra ilk
Aydın'daki cinayetin detayları belli oldu: Kanlı infazda tüyleri ürperten itiraf
Aydın'da yasak aşk cinayetinde firari koca için çember daraldı
Aydın'da flaş karar: 31 Ekim'e kadar yasak
Aydınlı mali müşavir uyardı: SGK, vergi ve trafik cezası borcu olanlar dikkat
Nazilli'de ilk kez uygulandı, vatandaşlardan tam not aldı
Babadağ'dan Karacasu'ya gelen besici: "Önceden bir tane kalmazdı, şimdi siftah yapamadık"
Karacasu'da AK Parti ve CHP'nin acı günü
"Tütün parasıyla almıştım" diyerek gözyaşı döktü: Alkollü sürücünün yaptığı kaza eşini yıktı
Nazilli’de iş arayanlar dikkat: 36 yıllık firma alım yapacak
Resmi İlanlar