Mardin’in Nusaybin ilçesinde, ülkemizin en kutsal simgelerinden biri olan Türk bayrağına yönelik bir provokasyon gerçekleşti. Suriye sınır hattında, bir grup tarafından Türk bayrağı indirilirken yaşanan bu olay, kamuoyunda derin bir sarsıntı yarattı ve siyasetin tüm yelpazesinde yankı buldu.
Bu ülkenin kuruluşundan beri bayrak; sadece bez parçalarının birleşimi değildir. Ay-yıldız, bağımsızlık, onur, birlik ve vatanın her karışında dalgalanan bir iradenin ifadesidir. Bir grup provokatörün, sınırda devletimizin egemenliğine kasteden bu eylemi gerçekleştirmesi, yalnızca hukuksuzluk değil, aynı zamanda bir manevi saldırıdır.
Olayın arka planına baktığımızda, bir partinin grup toplantısı sonrası gelişen gerginlik ve Suriye tarafındaki çatışmaların bahane edildiği görülüyor. Bu tür bahaneler, provokasyonun masum gerekçelerle örtülmeye çalışıldığı tehlikeli bir tuzaktır. Her kriz, devletin ve toplumun birlik ve beraberliğini yeniden teyit etmesi için bir fırsat olabilir; ancak provokasyonlar, bu fırsatı istismar ederek kaosa hizmet eder.
Devlet yetkilileri, olaya derhal el koydu. Soruşturma açıldı, şüpheliler hakkında hukuki işlemler başlatıldı ve bayrak yeniden göndere çekildi. Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen soruşturmalarda onlarca kişi hakkında işlem yapıldığı, gözaltı ve tutuklamalar olduğu açıklandı. Bu, hukukun üstünlüğünün işletildiğinin göstergesidir; çünkü bir milletin değerlerine yapılan saldırı, cevapsız bırakılmamalıdır.
Ancak sadece cezai süreçler yeterli midir? Bayrak indirme gibi psikolojik savaşın bir parçası olarak görülebilecek bu eylemle karşı karşıya kaldığımızda, toplum olarak kendi değerlerimize sahip çıkma refleksimizi de güçlendirmeliyiz. Bayrağın bir kez daha indirilmesine değil, her zamankinden daha yüksek dalgalanmasına ihtiyaç var.
Yaşanan provokasyon, vatandaş olarak birlik ve dayanışma duygumuzu yeniden hatırlamamız için bir uyarıdır. Bayrağımıza yapılan her saldırı, toplumun ortak vicdanında derin bir yara açar; ancak bu yara, birlikte sarıldığında iyileşebilir. Unutulmamalıdır ki, bayrak indiğinde sadece bir parça kumaş yere düşmez; milletimizin onuru sarsılır. Ve bu onur, her seferinde yeniden yerine konulmalıdır.