Son yıllarda bu cümleyi o kadar sık duyuyoruz ki... Kimimiz gülüp geçiyor, kimimiz ise ajandasına not alıyor. Peki gerçekten gökyüzü hayatımızı etkiliyor olabilir mi?
Bilimsel olarak herkesin üzerinde uzlaştığı kesin cevaplar olmayabilir. Kimileri bunu tamamen tesadüf olarak görür, kimileri ise gökyüzünün insan üzerindeki etkisinin yüzyıllardır gözlemlendiğini savunur.
Ben ise gökyüzüne inanıyorum.
Belki yıldızlar kaderimizi tek tek yazmıyor ama yaşadığımız evrenin enerjisinin bize dokunduğunu düşünüyorum. Çünkü biz de bu evrenin bir parçasıyız. Ay'ın koskoca okyanuslarda gelgit oluşturduğu bir dünyada yaşıyoruz. Öyleyse insanın ruhu, zihni ve enerjisi neden etkilenmesin?
Hayatım boyunca bazı dönemlerde hiçbir şey yolunda gitmediğini hissettim. İletişim sorunları, yanlış anlaşılmalar, ertelenen işler, beklenmedik aksilikler... Sonra dönüp baktığımda "Merkür retrosu" denilen döneme denk geldiğini fark ettiğim zamanlar oldu.
Tesadüf mü?
Belki...
Ama bazen tesadüf dediğimiz şeyler, aslında henüz açıklayamadığımız bağlantılardır.
Enerjiye inanırım.
İnsanların birbirine bıraktığı izlere, bir ortama girdiğinizde hissettiğiniz havaya, bazı insanların size iyi gelirken bazılarının sizi tüketmesine inanırım. Çünkü gözle göremediğimiz birçok şeyin varlığını zaten kabul ediyoruz. Sevgi de görünmez, nefret de... Ama etkisini iliklerimize kadar hissederiz.
Gökyüzü de bana göre biraz böyledir.
Belki bize emir vermez ama fısıldar.
Belki yolumuzu çizmez ama bazı dönemlerde yavaşlamamız, düşünmemiz, eksiklerimizi fark etmemiz gerektiğini hatırlatır.
Merkür retrosunu da bu yüzden korkulacak bir dönem olarak görmüyorum. Tam tersine, hayatın "Dur biraz..." dediği zamanlardan biri olarak görüyorum. Hızla koşarken fark edemediklerimizi görmek, yarım kalan hesaplaşmaları tamamlamak, kendimizi dinlemek için verilen kısa bir mola...
Belki de mesele gezegenler değildir.
Belki mesele, gökyüzüne baktığımızda kendimize de bakmayı hatırlamamızdır.
Her sabah aynı gökyüzünün altında uyanıyoruz ama aynı insan olarak uyanmıyoruz. Yaşadıklarımız bizi değiştiriyor. Duygularımız değişiyor. Enerjimiz değişiyor.
İşte tam da bu yüzden, gökyüzünün bize anlattığı hikâyeleri dinlemeyi seviyorum.
İnanmak zorunda değiliz.
Ama bazen başımızı kaldırıp gökyüzüne bakmak, sadece yıldızları değil, kendimizi de görmemizi sağlar.
Ve belki de hayatın en büyük rehberlerinden biri, cevapları sürekli dışarıda aramak yerine, gökyüzünün sessizliğinde kendi iç sesimizi duyabilmektir.