“Birbirimizin gölgesiyiz. İyiler ve kötüler var dünyada. Kurşunlanarak, bombalanarak, yakılarak, dövülerek öldürülen yazarlar, sanatçılar iyi insanlardı. Ülkesini terk etmek zorunda kalan aydınlar iyi insanlardı. Onların savaşı kendileri için değildi sadece; katillerinin, düşmanlarının iyi bir yaşama sahip olması da dertleriydi. Ve şimdi bizler sorumluyuz. Tüm dünyanın iyiliği için savaşmış bu insanların mirası bize emanet. İşte bu yüzden birbirimizin gölgesiyiz.”

Bu sözler kime ait dersiniz?

“Ünlü” bir kadın yazara!

Kendisine ait bir sergisi varmış…

Açılışında bir konuşma yapmış.

Bundan bir bölüm (Aydınlık gazetesi yazarı Gaffar Yakınca’dan naklen).

Ne diyor modern kadın aydıncığı:

“Ülkesini terk etmek zorunda kalan aydınlar iyi insanlardı.”

Şimdi bu lafa bakarsanız, bütün insanlığa örnek olacak bir batıcı kadın tiplemesini görürsünüz.

Bir düşününüz…

Bu sözleri sarfeden aydınlanmış kadın, ne kadar soylu ve temiz kalpli değil mi?

Gaffar Yakınca devam ediyor: “Kurşunlananlar, yakılanlar, dövülenler… Ülkesini terk etmek zorunda kalanlar… Hepsi aydın, hepsi de iyi insanlar. Bir de onlara kötülük yapan “kötüler” var… Kim yahu bu kötüler derseniz, yazarımız Türkiye üzerine yazdığı romanında tarif ettiği bu kişilere “Allah’ın Piyonları” diyor. “Allah’ın piyonu kötüler”, kimsenin piyonu olmayan iyi insanlara zulmediyor. İyiler ise o kadar iyi ki kendi katillerinin bile kurtuluşunu istiyor.”

***

Pekiyi gerçekten öyle mi?

Kendini böyle tanımlayan bir kadın yazarın gerçek hayatta karşılığı var mı?

Ya da konu kendisi veya çocuğu olursa söylediği “aforizmalar” ne kadar gerçekçi?

***

Konumuza dönelim:

Eyüpsultan'da lüks ciple emniyet şeridinde arızalanan ATV motorunu kontrol eden gruba çarpan ve bir kişinin ölümüne sebep olan 17 yaşındaki sürücü, annesi tarafından önce Mısır’a kaçırılıyor.

Oradan da ver elini ABD…

Neden önce Mısır?

ABD’ye kaçmak için uçak bileti bulamamışlar da ondan…!

Pekiyi bu işi yapan ve planlayan kim?

Baştan beri afili laflar eden…

Modern kadın tiplemesi bir kadın yazar…

Bu kaçak yazar…

Timsah gözyaşlarıyla bir açıklama da yapıyor…

Yaşanan bütün olaylar sebebiyle ne kadar da üzgün olduğu…

Ne kadar korktuğunu…

Ve telaşlandığını söylemiş.

Zannederim “Ülkesini terk etmek zorunda kalan aydınlar iyi insanlardı” açıklamasını yaparken bunu demek istiyordu herhalde?

İddia nedir?

Olay nasıl gerçekleşmiş, konumuzun dışında…

Adli vaka…

Ama bu tarz kişilik bozukluğu olanlar…

Millete elbise biçerek şekillendirmeye çalışırlar.

Mevzu kendileri olunca far görmüş tavşan gibi kalırlar.

Keşke kalsalar…

Ondan sonra bütün “aforizmaları” unutuverirler.

 Ahkâm kestikleri Türk milletinin adaletinden kaçmak için firariler ülkesi ABD’de kendilerini buluverirler.

Malum, ABD, ihanet şebekelerinin…

Katillerin…

Vahşi kişiliklerin ellerini kollarını sallaya sallaya cirit attıkları “özgür” bir ülke…

Kaçtıkları ülkede masum bir insan ölmüş; umurlarında mı?

Onlar sadece millete ahkâm kesmek için…

Tepeden bakmak için varlıklarını sürdürürler.

Müslümanların Ramazan ayında sosyal medya hesabında rakı paylaşırlar.

Dünyadaki iyiler, kendileri…

Kötüler ise masumlardır.

Tıpkı İsrail vahşeti karşısında, mazlum Filistin halkı gibi…

Tıpkı Çin zulmü karşısında Doğu Türkistan Türklüğü gibi…

Tıpkı Hindistan ırkçılığı karşısında mazlum ve mağdur Hind Müslümanları gibi…

Bütün bunlar zengin beyaz Türk masallardır.

Sözü büyük Türk şairlerinden Arif Nihat Asya’nın (rahmet olsun) “Adamlar” şiiriyle bitirelim:

ADAMLAR

Adamlar bilirim: çoşkun..

Adamlar bilirim: durgun…

Adamlar bilirim: adları,

Boylarından uzun.

Adamlar bilirim: iri..

Adamlar bilirim: ufak…

Adamlar bilirim ki sözleri,

Eserlerinden parlak.

Adamlar bilirim: sönük,

Adamlar bilirim: çürük;

Adamlar bilirim: rozetleri,

Yüreklerinden büyük.

Adamlar bilirim: anlamamış.

Anlamayacak ne olduğunu.

Adamlar bilirim: dolduramamış,

Dolduramayacak koltuğunu.

Adamlar bilirim: yamuk, iğri…

Adamlar bilirim: maskara…

Adamlar bilirim: elleri

Eldivenlerinden kara.

Sabahlar bilir, öğlenler,

İkindiler, akşamlar bilirim

Ve günlerin, gecelerin

Dışında yaşayan adamlar bilirim.

(Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor/Arif Nihat Asya)