LGBT ile mücadele nasıl olacak?
Dr. Mesut Mezkit
LGBT ile esas mücadele şuurlandırılmış Müslüman-Türk gençliği ile mümkündür. Şuurlandırma ise dinini, kültürünü, değerlerini, bütün medeniyet kıymetlerini özümsemiş bir neslin varlığıyla hayat geçirilir.
O halde mazi-hal-istikbal vazifesini bütün benliğine nakşedecek bilinçli bir gençlik nasıl olmalı?
Müslüman-Türk genci, âdeta bir ahlâk abidesi olmak mecburiyetindedir. Bunun aksi; taşıdığı mükemmel tarihî ve millî değere, hep ahlakî üstünlükle ayakta kalmış ve bulunduğu insanlık mevkîsini hakketmiş ecdadına, daha önemlisi, en mükemmel din olan İslâm'a ve onun eşsiz ahlâkıyla ahlâklanmış Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e ihanet olur. Onun Vâris-i Nebisi’ne sırt çevirmek olur. Nasıl ki cemiyetler ahlâksızlıkları neticesinde hak ile yeksan olmuş, devletler tarihe gömülmüşse, ademoğlunu da beşeriyet arenasında zelil ve rezil eden, köleleştiren, nâmerde el açtıran ahlaksızlıktır.
Bu milletin yegane ümidi olan gençler; mukaddes dava şuuruna sahip olmalıdır. Bunun için her şeyden önce sahih gelenekle yoğrulmalıdır. İrfanla, kültürle ve İslâmî kaideler ölçüsüyle ahlaklanılmalıdır. Şeref, kendisinden taviz verilmeyen en önemli hususiyetlerdendir. Şerefsizce ayakta kalmaktansa, şerefli can vermek üstün insanların özelliği ve şiarıdır.
Hizmet adamı, kendine istemediği, başkalarına reva görmediği ve egosunu yendiği müddetçe ahlâklıdır. Asla yalan söylemez; çünkü yalan söylemek yaprak gibi esen rüzgara göre şekil alır. Doğruluktan taviz vermemelidir. Toprak gibi ağır, vakur, toplayıcı, verimli, kucaklayıcı ve şefkatli olmalıdır. “Halka hizmet Hakka hizmettir " prensibini ana düstur edinmelidir
Milli şuuru olmayanların dava şuuru da olmaz, olamaz. Dava şuuru, bilinçlenmekten geçer. Bilinçli bir nesil araştırmakla husûle gelir. Araştırmak da okumakla mümkündür. Okumak ise doğruyu, güzeli bilmekle olur. Bilmek, ilim ile mümkündür. İlim ise ilk emir olan “İkr’a”(oku) emr-i fermanıyla vahiy geleneğinin imbiğinden süzülerek bizi biz yapan mukaddes kıymetlerimize sımsıkı sarılmak ile olur. Vermeyi daima umde edinmiş bir neslin vücuda gelmesiyle dava şuuru teşekkül eder. Millî hasletlerin bütün benliğimize nakış nakış nakşedilmesi neticesinde fiili olarak tezahürü ile mümkündür.
Dâvâ şuuru, “Hizmet muvaffak olsun da, varsın bizim yerimiz caminin pabuçluğu olsun” mefkûresinin bütün gençlerimizin gerçek mânâda baştacı etmesiyle mümkündür. Bu veciz düsturu serlevha ederek hayata bakışını yönlendiren, ufkunu ve vazifesini bu mefkûre doğrultusunda çizen bir neslin, Müslüman-Türk ruhunu; yani millî şuuru yeniden tesis etmesi kabildir. Böylece, dalga dalga, içte ve dışta; bütün yeryüzü sath-ı mahallinde bu görevi yüklenecek ve yüklenme cehdi ve gayreti içinde olacak gençlerin yeniden o ruhu diriltme “Kızıl Elması”, hayalden gerçeğe dönüşecektir.
Yaklaşık bir asır evvel karanlığa kızıp terk-i diyar etmektense; bir mum yakarak; mukaddes nuru yaymanın gayretini bütün benliğinde hissetmiş ve bunu evvela kendi içinde; daha sonra dalga dalga, özden çevreye doğru yayarak; dağ-taş, dere-tepe demeden; yaz-kış durdurak bilmeden; varlık yokluk nedir anlayışını terk edip, milli şuurlanmanın yeniden inşasının ve ihyasının temellerini atan bir telâkkînin; artık, ümidvar olduğumuz nesli gördüğümüz şu zamanda bu ideali ehemmiyetine göre hayata geçirecek memuriyetler yeni neslin sırtlarındadır. Bu uğurda mücadele verilmesi hepimizin vazifesidir. Herkes sorumluluğunun bilincinde olarak vazifesini yerine getirirse; sahasında en iyisi olmanın gayretiyle çalışırsa, dâvâ şuuru teşekkül etmeye başlamış demektir. Mes’uliyetimizin idrakiyle hareket ettiğimiz müddetçe; birer hareket adamı olarak; üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi: “ Surda bir gedik açtık, Mukaddes mi mukaddes; Ey kahpe rüzgâr ne yandan esersen es” rahatlığıyla iki cihanda saadete ereceğimizden endişemiz olmasın.
Millî şuuru hakiki mânâda bütün benliğine ilmek ilmek nakşetmiş ve bunu dâvâ şuuru içinde meczetmiş bir anlayışın müdrikliğinde olmamız ümidiyle…
Bu mukaddes davanın şuurlu birer ferdi olmamız temennisiyle…
Ve Cenab-ı Hakk’tan bu ümid ve temennilerimizi hayatımızda tatbik etme imkânını bahşetmesini diliyorum.
Cenab-ı Hakk, bütün şuurlu dualarımızı kabul etsin.
Yorumlar
Trend Haberler
Aydınlı muhtar setlerde
CHP'nin ret oyuna rağmen engel aşıldı: Aydın'ın 17 ilçesine müjde
Aydın’da bir dilin 100 yıllık yolculuğu
Aydın'da şok ceza: Yolcu gibi bindiler, cezayı kestiler
Karacasu'da yürekler dağlandı: Ataköy'de dayı-yeğen aynı kaderi yaşadı
Aydın'da köklü değişim: 17 ilçenin müdürü değişti
Kuyucak'ı üzen ölüm: Mesaiye gitmek için evden çıktı hayatını kaybetti
Karacasu'da zehire ağır darbe
75 Yaşında 35 yıllık emek: Cumartesi Pazarı’nın güler yüzlü markası Ümmühan Teyze
Aydın'ın masalsı mahallesi
Resmi İlanlar