Bizler aynı evde farklı dünyaları yaşayan varlıklarız.
Sevgi var, ancak iletişim yoksa o evde çatışma kaçınılmaz olacaktır.
Biraz daha açmak gerekirse Anne, baba ve çocuklar arasında yaşanan beklenti çatışmaları, kuşak farkları ve aile içindeki kısır döngülerden bahsetmek isterim.
Bugün ailelerin en çok yaşadığı sorunları konuşacağız. Aynı evin içinde yaşayan insanlar neden birbirlerini anlamakta zorlanıyor? Sözü önce anne ve babalara verelim.
Anne Baba Diyorki:
Biz çocuklarımızın mutlu, başarılı, saygılı ve güvenli bir hayat sürmesini istiyoruz. Onlar için çalışıyor, onlar icin emek veriyor, onlar için fedakârlık yapıyoruz. Ancak bazen bizi yanlış anlıyorlar.
Çocuklar Diyorki:
Biz de annemizin ve babamızın sevgisini hissediyoruz. Ama bazen sürekli eleştirildiğimizi, yargılandığımızı ve kontrol edilmeye çalışıldığımızı düşünüyoruz.
"Ne İstiyorlar?"
Anne Baba Diyorki:
Dürüst olmalarını,
Saygılı davranmalarını,
Eğitimine önem vermelerini,
Kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını,
Geleceklerini düşünmelerini istiyoruz.
Çocuklar Diyorki:
Bunları anlıyoruz ama bazen sadece başarılı olmamız değil, mutlu olmamızda önemli olsun istiyoruz.
"Ben Annem ve Babamdan Ne İstiyorum?"
Çocuklar Diyorki:
Beni dinlemelerini,
Bana güvenmelerini,
Sürekli kıyaslamamalarını,
Hata yapma hakkı tanımalarını istiyorum.
Anne Baba diyorki:
Biz de seni korumaya çalışıyoruz. Hayatta karşılaşacağın zorlukları gördüğümüz için bazen fazla müdahale ediyor olabiliriz.
"Çocuğum İstediğimizi Yapmıyor"
Anne Baba Diyorki:
Ne söylesek tersini yapıyor. Tavsiyelerimizi dikkate almıyor.
Çocuklar Diyorki:
Çünkü bazen tavsiye değil emir veriyorsunuz. İnsan kendisine güvenildiğini hissettiğinde daha istekli davranır.
"Annem Babam Beni Anlamıyor"
Çocuklar Diyorki:
Benim yaşadığım sorunlar onlara küçük geliyor. Ama benim dünyamda çok büyük. Anne Baba Diyorki:
Biz de senin yaşındaydık. Ancak her dönemin şartları farklı. Belki de önce dinlemeyi öğrenmeliyiz.
"Çocuğum Hiç Ders Çalışmıyor"
Anne Baba Diyorki:
Saatlerce telefonla uğraşıyor ama dersin başına oturmuyor.
Çocuklar Diyorki:
Sürekli baskı altında hissediyorum. Ders çalışmak zorundayım ama sadece korkuyla yapılan çalışma verimli olmuyor.
"Annem Babam Ders Çalışmamı Beğenmiyor"
Çocuklar Diyorki:
Çalışıyorum ama yetmiyor. Notlarım yükselse başka bir eksik bulunuyor.
Anne Baba Diyorki:
Bazen başarıyı teşvik etmek isterken farkında olmadan emeğini görmezden gelebiliyoruz.
"Çocuğum Ev İşlerine Yardımcı Olmuyor"
Anne Baba Diyorki:
Ev otel değil. Herkesin sorumluluğu olmalı.
Çocuklar Diyorki:
Haklısınız ama bazen her iş bana yaptırılıyor gibi hissediyorum.
Buradan da anlaşılıyor ki; Aile olmak görev paylaşımını gerektirir. Ne tüm yük ebeveynde olmalı, ne de çocuklar hizmetçi gibi görülmelidir.
"Annem Babam Benden Çok Şey İstiyor"
Çocuklar Diyorki:
Ders çalış, yardım et, başarılı ol, arkadaşlarını seç, erken gel... Hepsini aynı anda yapmak zor geliyor.
Anne Baba Diyorki:
Çünkü hayatın sorumluluklarını öğrenmeni istiyoruz.
Çocuklar diyorki:
O zaman bana da nefes alacak alan bırakın.
"Anne Baba Akşamları Çocuklarını Evde İstiyor"
Anne Baba Diyorki:
Dışarıdaki tehlikelerden korkuyoruz.
Çocuklar Diyorki:
Biz de arkadaşlarımızla vakit geçirmek istiyoruz.
Galiba sorun erken gelmek ya da geç gelmek değil; güven ve iletişim eksikliğidir.
"Annem Babam Çok Sıkıcı"
Çocuklar Diyorki:
Sürekli nasihat veriyorlar.
Anne Baba Diyorki:
Çünkü tecrübelerimizi paylaşmak istiyoruz.
Çocuklar diyorki:
Nasihat bazen kısa olursa daha etkili olabilir.
"Çocuğum Düzgün Biriyle Evlensin"
Anne Baba Diyorki:
Hayat arkadaşı seçimi çok önemlidir. Yanlış kararların sonuçlarını düşünüyoruz.
Çocuklar Diyorki:
Ben de ömrümü birlikte geçireceğim insanı kendim seçmek istiyorum.
Anne Baba Diyorki:
Biz sadece mutlu olmanı istiyoruz.
"Ben Sevdiğim Kişiyle Evleneceğim"
Çocuklar Diyorki:
Hayat benim hayatım.
Anne Baba Diyorki:
Doğru, ama tecrübe de önemlidir.
Yine anlaşılıyor ki; Sevgi ile tecrübe karşı karşıya geldiğinde kavga değil, istişare kazanmalıdır.
Kısır Döngü Nerede Başlıyor?
Anne baba konuşuyor ama dinlemiyor.
Çocuk dinliyor gibi yapıyor ama anlamaya çalışmıyor.
Anne baba eleştiriyor.
Çocuk uzaklaşıyor.
Çocuk uzaklaştıkça anne baba daha fazla baskı yapıyor.
Baskı arttıkça çocuk daha da uzaklaşıyor.
İşte ailelerin içine düştüğü kısır döngü tam da burada başlıyor.
Peki Çözüm Ne Olmalı Derseniz;
Suçlamak yerine anlamaya çalışmak,
Emir vermek yerine konuşmak,
Yargılamak yerine dinlemek,
Kıyaslamak yerine desteklemek,
Korkuyla değil sevgiyle yaklaşmak,
Haklı çıkmaya değil çözüm bulmaya çalışmak olmalıdır.
Unutulmamalıdır ki;
Anne babalar çocuklarını büyütürken aslında kendilerini de yeniden yetiştirirler. Çocuklar da büyürken anne ve babalarının kıymetini zamanla daha iyi anlarlar.
Aile; herkesin aynı düşündüğü yer değil, farklı düşüncelere rağmen birbirini sevebildiği yerdir. Sevginin olduğu evlerde sorunlar tamamen bitmez; ancak konuşularak çözülebilir.
Çünkü aileyi ayakta tutan şey kusursuzluk değil, anlayış ve merhamettir.
Selametle kalın.