Nazilli'de bu hafta yaşanan gelişmeler, uzun zamandır görülmeyen kadar hareketli bir siyasi tabloyu gözler önüne serdi. Belediye meclisindeki toplu istifalar, partiler arasındaki geçişler ve değişim söylemleri sadece siyasetçilerin değil, sokaktaki vatandaşın da en çok konuştuğu konu haline geldi.

Siyaset elbette demokrasinin vazgeçilmezidir. Farklı görüşler olacak, ayrılıklar yaşanacak, yeni oluşumlar ortaya çıkacak. Ancak Nazilli'nin gündemi yalnızca siyasi hesaplaşmalardan ibaret olmamalı.

Bu şehir; üretimiyle, tarımıyla, sanayisiyle, esnafıyla ve gençleriyle geleceğe hazırlanmak zorunda. Vatandaşın beklentisi artık kimin hangi partide olduğu değil, yolların ne zaman tamamlanacağı, parkların güvenli olup olmayacağı, yatırımların gelip gelmeyeceği ve çocuklarının yaşayacağı daha güzel bir Nazilli'nin inşa edilip edilmeyeceğidir.

Nazilli, son yıllarda sadece siyasetle değil; trafik kazaları, artan asayiş olayları, ekonomik sıkıntılar ve tarımsal sorunlarla da mücadele ediyor. Bu nedenle şehir olarak enerjimizi tartışmalardan çok çözümlere yönlendirmemiz gerekiyor.

Bugün siyasi isimler değişebilir, partiler farklılaşabilir. Fakat Nazilli aynı Nazilli olarak kalacak. Bu sokaklarda yine aynı insanlar yaşayacak, aynı esnaf kepenk açacak, aynı üretici tarlasına gidecek. İşte bu yüzden herkesin ortak paydası bu kentin geleceği olmalı.

Bir gazeteci olarak sahada her gün vatandaşın sesini dinliyoruz. İnsanların beklentisi çok net; daha fazla kavga değil, daha fazla hizmet. Daha fazla polemik değil, daha fazla yatırım. Daha fazla ayrışma değil, daha güçlü bir birliktelik.

Çünkü siyaset gelip geçer, ama şehirler yaptıklarıyla ve yapamadıklarıyla hatırlanır. Nazilli'nin de gelecek yıllarda siyasi krizleriyle değil; gelişen ekonomisi, büyüyen yatırımları ve mutlu insanlarıyla anılmasını hepimiz isteriz.

Umarız bu hafta yaşanan gelişmeler, sadece siyasi dengeleri değiştirmekle kalmaz; Nazilli için daha güçlü, daha üretken ve daha umut dolu bir dönemin başlangıcı olur.