Ülkemizde alkol ve uyuşturucu kullanımı, günümüzün en önemli sosyal problemlerinden biri haline gelmiştir. Ekonomik şartların kötüleşmesi ile alkol ve uyuşturucu kullanımı arasındaki ilişki, uzun yıllardır araştırılan önemli bir toplumsal konudur. Ancak bu ilişki doğrudan ve tek yönlü değildir. Her ekonomik sıkıntı yaşayan kişi bağımlı olmaz. Fakat ekonomik sorunlar bazı insanları riskli davranışlara daha açık hale getirebilir.
İşsizlik, geçim derdi, borç yükü ve gelecek kaygısı insanların kendilerini psikolojik baskı altında hissetmesine neden olabilir. Bazı kişiler bu stresle sağlıklı yollarla mücadele ederken, bazıları geçici rahatlama umuduyla alkol veya uyuşturucuya yönelebilirler.
Bir zamanlar sadece belirli yaş gruplarında ve çevrelerde görülen bu sorun, artık toplumun her kesimine yayılmış durumdadır. Daha da üzücü olanı, kullanım yaşının ilkokul seviyelerine kadar düştüğüne dair haberlerin sıkça gündeme gelmesidir.
Bu durum yalnızca bireyin değil; ailenin, eğitim sisteminin, ekonominin, güvenliğin ve geleceğin de sorunudur. Çünkü uyuşturucu ve alkol, sadece kullanan kişiyi değil, onun çevresindeki herkesi etkileyen bir yıkım sürecidir.
Alkol ve Uyuşturucu Satışları Neden Artıyor?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Birçok sebep iç içe geçmiştir.
Aile bağlarının zayıflaması,
Manevi değerlerden uzaklaşılması,
İşsizlik ve ekonomik sıkıntılar,
Sosyal medya ve yanlış rol modeller,
Arkadaş çevresinin olumsuz etkileri,
Kolay ulaşılabilirlik,
Merak ve özenti duygusu.
Özellikle gençler arasında "Bir kereden bir şey olmaz" düşüncesi, birçok bağımlılığın başlangıç noktası olmuştur.
Kullanım Yaşı Neden Düşüyor?
Eskiden lise veya üniversite çağlarında başlayan alışkanlıklar artık çok daha küçük yaşlarda görülmektedir.
Bunun nedenleri arasında:
Dijital dünyanın kontrolsüz etkisi,
Ailelerin çocuklarıyla yeterince ilgilenememesi,
Eğitim kurumlarında bilinç eksikliği,
Arkadaş baskısı,
Sosyal kabul görme isteği bulunmaktadır.
Devletin Tutumu Bu Konuda Yeterli mi?
Devletler uyuşturucu ve alkolle mücadele konusunda çeşitli yasalar, denetimler ve cezalar uygulamaktadır. Ancak bu mücadele sadece güvenlik güçlerinin görevi değildir.
Kanunlar ve Kolluk Kuvvetleri suçluyu yakalayabilir; fakat bağımlılığın ortaya çıkmasını tek başına engelleyemezler. Bu nedenle;
Önleyici eğitim faaliyetleri,
Gençlik merkezleri,
Spor ve sanat projeleri,
Rehabilitasyon merkezleri,
Aile eğitim programları
daha da yaygınlaştırılmalıdır.
Uyuşturucuyla mücadele yalnızca Kolluk Kuvvetleriyle yapılacak bir mesele değil, aynı zamanda eğitim ve kültür meselesidir.
Aileler Bu İşin Neresinde?
Bağımlılıkla mücadelede ilk savunma hattı ailedir.
Çocuk;
İlk sevgiyi ailede öğrenir,
İlk güveni ailede hisseder,
İlk değerleri aileden kazanır.
Sevgi eksikliği, ilgisizlik, şiddet, iletişimsizlik ve parçalanmış aile yapıları gençleri riskli alanlara sürükleyebilmektedir.
Ailelerin çocuklarının arkadaş çevresini tanıması, duygusal durumlarını takip etmesi ve onlarla sağlıklı iletişim kurması büyük önem taşır.
Arkadaş çevresi ve Sosyal baskıda ki
birçok bağımlı, ilk kullanım deneyimini arkadaş ortamında yaşamıştır.
Gençler çoğu zaman:
Dışlanmamak,
Cesur görünmek,
Kabul görmek,
Merakını gidermek
için bu maddelere yönelmektedir.
Bu nedenle gençlerin iyi arkadaşlıklar kurması, spor, sanat ve kültürel faaliyetlere yönlendirilmesi son derece önemlidir.
Tedarik edenler ve Kullananlar ile
Uyuşturucu ticareti, insanlığın en karanlık gelir kaynaklarından biridir.
Bu ticareti yapanlar çoğu zaman gençlerin hayatlarını, ailelerin gözyaşlarını ve toplumun geleceğini hiçe saymaktadır.
Her satılan madde;
Bir ailenin huzurunu,
Bir gencin geleceğini,
Bir çocuğun umutlarını
çalabilmektedir.
Bu nedenle yalnızca kullanıcıyla değil, bu sistemi besleyen tüm unsurlarla mücadele edilmelidir.
İnsanlar Neden Alkol ve Uyuşturucu Kullanır?
Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişse de genel nedenleri su şekilde sıralayabiliriz.
1-Merak,
2-Kaçış isteği,
3-Yalnızlık,
4-Depresyon,
5-Stres,
6-Özenti,
7-Arkadaş baskısı,
8-Aidiyet ihtiyacı.
Ancak unutulmamalıdır ki alkol ve uyuşturucu sorunları çözmez; sadece geçici olarak üzerini örter. Sorunlar ise çoğu zaman daha da büyüyerek geri döner.
Aile Üzerindeki Etkileri:
Bağımlılık yalnızca kullanan kişinin değil, bütün ailenin hastalığı gibidir.
Sonuçları arasında:
1-Boşanmalar,
2-Aile içi şiddet,
3-Maddi kayıplar,
4-Güven kaybı,
5-Psikolojik travmalar,
6-Çocukların eğitim hayatının olumsuz etkilenmesi
yer almaktadır.
Bir kişinin bağımlılığı bazen onlarca insanın hayatını etkileyebilmektedir.
Toplumsal Sonuçlar:
Alkol ve uyuşturucu
kullanımının artması,
1- Suç oranlarının yükselmesine,
2-Trafik kazalarına,
3-İş gücü kaybına,
4-Sağlık harcamalarının artmasına,
5-Güvenlik problemlerine
neden olmaktadır.
Bu yüzden bağımlılık sadece bireysel değil, toplumsal bir sorundur.
Çözüm Ne Olmalıdır?
Çözüm tek bir kurumda değil, ortak mücadelededir.
1-Aile bilinçlenecek,
2-Okullar eğitecek,
3-Devlet denetleyecek,
4-Medya sorumlu davranacak,
5-Toplum duyarlı olacak,
6-Gençlere umut verilecek.
Bir genci kurtarmak, bazen bir ülkenin geleceğini kurtarmaktır.
Peki Sonuç;
Alkol ve uyuşturucu, insanın aklını, bedenini, ailesini ve geleceğini tehdit eden büyük bir tehlikedir. Bu mücadelede suçlamak yerine anlamak, dışlamak yerine rehabilite etmek, görmezden gelmek yerine çözüm üretmek gerekir.
Unutmayalım ki bağımlılık bir anda başlamaz; fakat zamanında müdahale edilmezse bir ömür boyu sürebilir. Toplum olarak görevimiz, gençlerimizi bu karanlık yoldan uzak tutmak ve onlara umut dolu bir gelecek sunmaktır.
Çünkü sağlıklı nesiller, güçlü ailelerle; güçlü aileler ise bilinçli bireylerle yetişir.
Selam ve muhabbetle.