Aydın Ticaret Borsası, geçtiğimiz çarşamba günü geleneksel 2026 yılı kuru incir alım sezonunu düzenlenen törenle açtı.

Gerçi incir çoktan pazar tezgâhlarındaki yerini almıştı ama olsun… Gelenek bozulmadı. Köşk, Germencik, Umurlu ve İncirliova’dan 16 üreticinin 170 kilo inciri, sembolik olarak kilosu 850 liradan alındı. Törene Aydın Valisi Osman Varol da ilk kez katıldı.

Mehmet Ozcakir Kose Yazisi 688275 4F38B0

Borsa Başkanı Fevzi Çondur’un verdiği rakamlar, Aydın’ın incirdeki gücünü bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin kuru incir üretiminin yüzde 58’i Aydın’dan karşılanıyor. 2025/2026 sezonunda Türkiye’nin 53 bin 663 tonluk kuru incir ihracatının 40 bin 360 tonu, yani yüzde 75’i Aydın’dan yapılmış.

Çondur, incirin piyasada yaklaşık 600 liraya satıldığını, baklava ile kıyaslandığında aslında ucuz kaldığını da söyledi.

Ama insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Emekli ve sabit gelirli Aydınlı, bu maaşla kilosu 600 liraya yaklaşan inciri nasıl alacak?

Bunu pek sorgulayan yok.

Yıllar önce Aydın Ticaret Odası’nın “Çinlilere her gün bir incir yedirsek Aydın incirinin katma değeri artar” sözü vardı. Neredeyse incir ekonomisinin atasözüne dönüştü.

Mehmet Ozcakir Kose Yazisi 688275 F42003

Çin’in yaklaşık 1,4 milyarlık nüfusunu düşünün. Her Çinli günde yalnızca bir incir yese, ortalama bir kiloda 50 incir hesabıyla, Çin’in bir günlük tüketimi yaklaşık 28 bin ton incir eder. Bu da Aydın’ın yaklaşık iki günlük üretimine denk gelir.

İşte incirin dünyadaki potansiyeli bu kadar büyük.

Nitekim geçtiğimiz yıllarda Aydın incirini tanıtmak için özel bir havayoluyla anlaşılmış, uçaklarda yolculara Aydın inciri ikram edilmişti.

Tanıtım güzel…

Talep artsın, üretici kazansın, fiyat yükselsin…

Ama fiyat yükseldikçe Aydınlı kendi incirine uzaktan bakmasın.

“Hadi biz incir yemeyelim, yeter ki üreticinin yüzü gülsün” diyecek hâlimiz de yok. Çünkü incir, bu kentin Efeler’den sonraki en önemli marka değeridir.

Üstelik incirin Aydın’da yalnızca ekonomik değil, kültürel bir geçmişi de var.

Mehmet Ozcakir Kose Yazisi 688275 D9A684

Yetmişli yıllarda her eylül ayında dört gün süren İncir Bayramı düzenlenirdi. Son gününde İncir Güzeli seçilir, 7 Eylül Aydın’ın kurtuluşu İncir Güzeli ile taçlandırılırdı. İncir Güzeli otomobille kentte gezdirilir, deve kervanlarıyla incir taşıma canlandırılırdı.

Yarım asır önce Aydın, incirini böyle tanıtıyordu.

Bugün ise “yöresel ürün” diyoruz ama kent içinde ve karayollarında, Tariş dışında büyük ve güvenilir bir satış mağazamız yok.

Germencik Belediyesi’nin İNYA tesisleri bu konuda güzel bir örnek.

Denizli-Muğla-Aydın üçgeninde; incir, zeytin, kestane ve zeytinyağının satılacağı ortak bir Aydın ürünleri mağazası, AYTO ve Aydın Ticaret Borsası’nın öncülüğünde neden kurulmasın?

Üreticinin ürünü ilk elden alınsın, bu kurumların güvencesiyle tüketiciye sunulsun. Coğrafi işaretli Aydın İnciri gerçek değeriyle pazarlansın.

Çünkü bugün yol kenarlarındaki çardaklarda, ne idüğü belirsiz ve denetimsiz ürünler “Aydın İnciri” adıyla satılıyor. Kalitesiz ürün, dünyanın en kaliteli incirlerinden biri olan Aydın İnciri’nin markasına zarar veriyor.

Aydın artık sahip olduğu zenginliğin farkına varmalı.

Dünyanın en iyi incirini üretmek yetmez.

Onu en iyi şekilde pazarlamak, markasını korumak ve katma değerini Aydın’da bırakmak gerekir.

Aydın, incirinin de kendi zincirlerinin de farkına varmalı.

Çünkü artık sözün tam zamanı:

YE İNCİRİ,
KIR ZİNCİRİ!