Siyasette menfaat çekişmeleri her zaman öne çıkar. Kimse kazandığını ne pahasına olursa kaybetmek istemez, daha fazlasını tasarlar. Siyasi partilerde Bu nedenle AZ OLSUN BENİM OLSUN anlayışı geçerlidir. Özellikle ülkemizde liderler suntası sözü bu anlamda çok önemlidir. Herkes makamını mezara kadar bırakmak istemez. Makamlara yapışıktır. Bu özellikle ülkemiz için çok geçerli bir sözdür. AK Parti’de karşılaştığı sıkıntılar nedeniyle istifa eden 3 Aylık Aydın İl Başkanı Ahmet Ertürk Cumhurbaşkanı’ndan görevi alınca AK Parti’nin Aydın’da alacağı sonuçtan sorumlu olan ilk kişi oldu. Kim bunun aksini iddia edebilir. Kendisi görevde kaldığı süre içinde ilçelerde yola çıkacağı İlçe başkanlarını ve yönetimleri kurmak için çalıştı. Sorumluluk Sayın Ahmet Ertürk’e verildiyse çalışacağı teşkilatları onun kurması kadar doğal bir durum olamazdı. Kimsede buna ses çıkarmadı. Saygı duydu. Çıkarsa ne yapabilirdi. Kendisine verilen tepki yaptığı talihsiz demeçleri ile yanlış açıklamalarından dolayı oldu. Geçmişlerindeki yanlışları olan kişileri seçmesi de bu tepkileri artırdı. SIRA ÖMER ÖZMEN’DE! Ahmet Ertürk’ün il başkanlığından ayrılması ile Aydın’da yeni bir süreç başladı. Niçin görevden alındığı anlaşılmayan eski AK Parti il başkanı Ömer Özmen tekrar Aydın İl Başkanı olarak atandı. Herkes kısa süre önce niye alındı neden atandı diye düşünse de yapacak bir şey yoktu. Gözler Özmen’in yapacağı uygulamalara çevrildi. Zira daha il kongresi yapılmadı. Artık AK Parti’nin Aydın’daki başarısından sorumlusu Ahmet Ertürk’te olduğu gibi yeni il başkanı Ömer Özmen’deydi. Parti içi tasarruf ona geçmişti. Göreve başladığı zaman 14 ilçe başkanını ve yönetimi tespit etmiş kongresini yapmıştı, kongresini yapmayan 3 ilçe kalmıştı. Bunlarda Didim, Sultanhisar ve Nazilli’ydi. Mart ayı içinde il kongresinin yapılacağı hesap edilirse önümüzdeki kısa süreçte sadece ilçe başkanı belli olmayan Didim’den başka ilçeye müdahale edeceğini düşünmüyorum.   Ahmet Ertürk’ün ifade ettiği gibi belki bu üç ilçede kongre yapılmaz sözünü de geçerliliğini kaybettiğini Sayın Özmen’in açıklamalarından öğrendik.  İl Başkanı Özmen’in yaptığı açıklamada, Nazilli’de genel merkezimizin adayı Bülent Sayar ile devam devam edeceğiz sözü bir ilbaşkanına yakışan tavırdır. Doğruyu yapmıştır. Ömer Özmen’in bu ilçelerle ilgili kongre sürecini, kongre tarihlerini sanırım hafta başına kadar açıklayacaktır. FETÖ, DEAŞ VE PKK’DAN TUTUKLU SAYISI Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, bugün itibarıyla FETÖ'den tutuklu hükümlü sayısının toplam 38 bin 470, kişi olduğunu açıklandı. Gül ayrıca, “Bu sayısının PKK'dan 10 bin 79u, DEAŞ'tan bin 354 ü. Yargı, devletin tüm kurumlarıyla eş güdüm içerisinde, hukuk çerçevesinde, Anayasa ve mevzuat çerçevesinde terörle mücadeleyi çok etkin bir şekilde sürdürmektedir. Sürdürecektir dedi" dedi.. TSK 2018’DE 40 BİN UZMAN PERSONEL ALIMI YAPILACAK. 2018’de yıl boyunca devam edecek olan askeri personel alımlarında sayılar belirlendi. Uzman Erbaş, Subay, Astsubay, Sözleşmeli Er Alımı için kadro dağılımı ise şöyle olacak; 20 bin 595 sözleşmeli er, 3 bin 755 subay, 5 bin 375 astsubay, 13 bin 213 uzman erbaş olmak üzere en çok alım sözleşmeli er kadrosuna olacak. Sivil memur alımı için ayrılan kadro sayısı ise 92. Bayan astsubay alımlarının sayısı ise henüz belli değil. Milli Savunma Bakanlığı 2017 yılında 15 bin 850 personel alımı gerçekleştirmişti. ZEYTİN DALI NE ZAMAN BİTECEK? Hürriyet gazetesi yazarı AbdulkadirSelvi’nin yayınlanan Köşe yazısında Afrin operasyonun süresi ve sonrası hakkında çarpıcı bilgiler paylaştı. Afrin'in terör örgütlerinden temizlendikten sonra Cerablus ve El Bab’da olduğu gibi, bölgede bir özgürleştirme süreci başlayacağını belirtti. Selvi, harekatın ilkbahar sonu yaz başı gibi tamamlanabileceğini yazdı. Operasyon tamamlandıktan sonra ise Afrin'de Türkiye destekli yerel yönetimlerin oluşturulacağını belirten Selvi; Yazısında Türkiye'nin operasyona başlamadan önce Rusya ile bir anlaşma yaptığını söyledi. Selvi bu mutabakatın detaylarını anlattı. Anlaşmaya göre,