Her şehirde yetişen ve doğup yaşadığı kenti varlıklarıyla şereflendiren ünlüler, yerel ve ulusal anlamda ülke zenginliğimiz ve onurumuzdur.

Tiyatro, sinema, ses sanatçıları, başarılı sporcuları, yazarlarının kitapları ve eserleriyle artık başta o kentin olmak üzere, ulusal bağlamda tarihe mal olmuşlardır.

Hiç unutmam; 1974 yılında Aydın Lisesini bitirdiğimde, üniversiteye başladığım İstanbul günlerimde, şimdiki adıyla Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi bölümünde “Topoğrafya” dersine giren top sakallı bir hocamızın, kitapları çok okunan bir edebiyat yazarı olduğu konuşulurdu sınıfta.

Çok sonradan, rahatsızlanarak amansız bir hastalıktan 1977 yılında vefat ettiğini öğrendiğimiz hocamızın, çağdaş edebiyat dünyamızın usta kalemi Oğuz Atay olduğunu öğrendik.

Teknik ağırlıklı derse giren hocamızın edebiyatçı yönünü hiç bilememişiz.

“Tutunamayanlar” kitabının yazarı güçlü kalem, meğer okulda kürsüde ders anlatan değerli edebiyatçı ve yazar olan hocamızmış. Bir kare fotoğrafımız olmayışına hayıflanırım hâlâ..!

Geç de olsa, öğrencileri olarak gurur duyduğumuz ve anarşinin diz boyu olduğu yıllarda ayırdına varamadığımız Topoğrafya dersimizin hocasını tanıyabilseydik, ne güzel edebiyat sohbetleri yapardık diye düşünüyorum şimdi.

Biz, Aydın’dan İstanbul’a gelmiş taşralılar, Anadolu’dan gelip gurbet bellediğimiz İstanbul’da, şimdiki gibi gelişmiş iletişim kaynakları ve internet henüz bulunmadığından, hocamızı sosyal medyadan da tanıyamamıştık.

70’li yıllarda öğrenci olaylarının tavan yaptığı yıllarda okuduğumuzdan, can güvenliğimiz, kültür ve sanat beşiği İstanbul’da sosyalleşmenin önüne geçmişti.

70’li yılların karanlığında çevremizin ve insanların değerini de bilemedik.

Aydın şehrinden de nice ünlüler çıkmış ve tarihe adlarını yazdırmışlardır. Ulu Önderimiz Atatürk’ün baba tarafından sülalesinin Söke’den Selanik’e gittiği bazı kitaplarda yer almaktadır. Bizzat katıldığı Ege Manevralarında uğradığı Söke’de amcalarıyla görüştüğü anlatılmaktadır.

Peki, kimdir Aydınlı ünlüler?

Gelin, birlikte bakalım.

Abdullah Bin Yusuf: Nazillilidir. Kadılık yapmıştır.

Şair Ömer, az bilinen Aydınlı olarak, adı Mimar Sinan Mahallesi’nde bir caddeye verilerek yaşatılmaktadır.

Millî hakem Adnan Süvari, Gökhan Kırdar, Ayla Dikmen, Bedrettin Dalan, ressam Cemil Karababa, Beşiktaşlı millî futbolcu Coşkun Taş ve Kemal Ünlü, Güven Önüt, Kaya Köstepen, aslen Sökeli Çağan Irmak, tiyatro yazarı Hidayet Sayın, şair Samim Kocagöz, gazeteci-yazar İlhan Selçuk, Mahmut Esat Bozkurt, Mustafa Fehmi Kubilay, Şükran Güngör, Rıdvan Dilmen, oyuncu Veysel Diker...

Yabancılardan Dario Moreno, Germencik’te yaşamış, üç yaşında İzmir’e taşınmıştır. Asansör semtindeki evi hâlâ koruma altındadır.

“Benden Selam Söyle Anadolu’ya” kitabıyla ünlenen yazar Dido Sotiriyo, çocukluğunu Aydın sokaklarında anlatır.

Hatta Galatasaray’ın efsane futbolcusu Metin Oktay’ın, Erbeyli ve İncirliova’da toprakları olan Sarılar sülalesinin ilk damadı olduğunu bilen de yoktur.

Millî Mücadele kahramanı Kâzım Karabekir Paşa’nın da Aydın eşrafından Ekrem Çiftçi’nin damadı olduğunu kaç kişi biliyor?

Bunlar arasında siyasetçiler özellikle çok fazla olduğundan yazılmasa da Adnan Menderes mutlaka olmazsa olmazdır.

Spor, sanat, sinema ve edebiyat hayatında ismini bırakmış ünlülerin yanı sıra Belgin Doruk, Yıldız Kenter gibi isimler de eş durumundan Aydınlı gelinlerle anılmaktadır.

Bu ünlülerden biri de sevgili arkeolog Şükrü Tül’dür.

Aydın Lisesi 1974 yılı mezunu ve arkeolog olmak için bir yılını harcamaktan çekinmeyen, lise yıllarında dahi aklı fikri dağlarda, taşlarda, tarihî objelerde kalan dostumuz Şükrü için Efeler Belediyesi tarafından, önerimle, Kuyucular köyünde adına bir park yaptırılmıştı üç yıl önce.

Kişi ünlülerinin yanı sıra Aydın tarihi ile de ünlüdür. Efeler’de, kentin kuzeyinde Tralleis, Aydın’ın antik bir yerleşimidir.

Yıllar önce Aydın Belediyesinin ciddi desteğiyle, tümü gözbebeğimiz ADÜ akademisyenlerinden oluşan ve Doç. Rafet Dinç ile başlayarak Prof. Abdullah Yaylalı, Prof. Aslı Saraçoğlu ile devam eden kazılar, günümüzde Prof. Murat Çekilmez başkanlığında çok başarılı olarak devam etmektedir.

Birçok Aydın oda, dernek ve kuruluşunun marka ve ambleminde kullanılan “Üç Gözler”, turizmde gerçek anlamda destinasyon merkezi hâline gelmiştir.

Turizme açılması için otopark ve yönlendirme levhaları tamamlanmış olan ören yerinin düzenli turizm güzergâhı içine alınmalıdır.

Her zaman yazdığım gibi, “tanıtım” tüm çalışmalarımıza eşdeğerdir.

Aydın ekonomisinin Tralleis ile daha güçlenerek yükseleceği projeler hayata geçirilmelidir.

Aydın kente girişten çıkışına dek, sadece ana yol üzerinde iki büyük turizm güzergâhı oluşturulmalıdır:

İlki İzmir’den girişte Magnesia, Tralleis, Nysa, Aphrodisias;

ikincisi Magnesia, Priene, Milet ve Didyma güzergâhlarıdır.

Bunlar sürdürülebilir turizm yollarıdır.

Aydın, üzerinde yaşadığı zengin toprakların fakir bekçileri olmaktan kurtulmalıdır.