Elindeki ile yetinmeyenin ve elindekini güzel şekilde kullanamayanın, elindekinden daha çoğuna sahip olamayacağı gerçeğini kanıtlar. Değer, yitirilince anlaşılan ve çoğu şeyi kaybettiğimizde anladığımız olgudur. Değer bilmemek diğer yandan şımarıklıktır. Değeri nasıl kullandığına bağlı, hep elinde olan şeydir aslında. Değer insan bilgisindeki sürekliliktir, devam etme isteğidir. Bunu bizzat kendim de gördüm, yaşadım, tanık oldum. Değer bilmemek sonradan anlamak mıdır bazen, yoksa kırılan kırılmış, giden yürek parçaları çoktan yok olmuş ve yerini boşmu bırakmıştır... Ailede gördüğün davranış biçiminden çıkamayan insanlar geri kalan hayatlarında da aynı tipte duyguları yaşatacak insanları seçerler. Yani, hep değerimi bilmeyen insanlara rastlıyorum.. delisi hep beni bulur zaten gibi söylemler aslında kader kısmet değil sizin kıramadığınız çarkın tekrar edişinden ibarettir. Siz bu tip sizi üzecek olan insanlara çekilirsiniz çünkü gelişim sürecinde yaşadığınız (şemayı) yaşam stiliniz haline getirmişsinizdir. (Şema), çocukluk ve ergenlik dönemi boyunca gelişen, anılardan, duygulardan, bilişlerden ve bedensel duyumlardan oluşan, işlevsel olmayan, bireyin kendilik algısını ve kişiler arası ilişkilerini olumsuz yönde etkileyen ve yaşam boyunca sürekli tekrar eden kalıp ya da örüntüdür. Terapi kelimesini duyduğunuzda aklınıza ne geliyor? (Terapi) Çoğu insan, filmlerde gördüklerimizle ilgili bir vizyona sahip, sandalyesinde oturan bir klinisyen, elinde bir kalem ve kağıt ile birliktedir, danışan ise yatmaktadır ve duyguları hakkında konuşur. Bu aslında bir tür terapi olmasına rağmen, bu bize terapinin ne olduğu ve ne olabileceğine dair tüm resmi vermez. O yüzden bazen terapi olmalıyız. Bir alıntı ile devam Baba oğluna dedi ki: üniversiteden üstün başarı ile mezun oldun oğlum, işte yıllar önce senin için alıp garajda sakladığım arabanın anahtarları burada… Ama sana vermeden önce onu şehir merkezindeki kullanılmış araç parkına götür ve onlara satmak istediğini söyle ve sana ne kadar teklif edeceklerini öğren. Oğlu kullanılmış araba parkına gitti, babasına geri döndü ve dedi ki: ” Bana 10.000 lira teklif ettiler çünkü araç çok yorgun ve eski imiş.” Baba dedi ki: ” Şimdi onu piyasada satılığı çıkar.” Oğlu piyasada satılık dedi sağa sola sordu ve babasına geri döndü ve dedi ki: ” 12 bin teklif ettiler çünkü çok eski bir araba olduğunu söylediler.” Baba bu kez oğlundan şehir merkezindeki klasik araba satıcılarına arabayı göstermesini istedi. Oğlu arabayı götürdü, geri döndü ve babasına dedi ki: Baba buna çok şaşıracaksın araba için 100.000 lira teklif ettiler, çünkü bu bir Nissan Skyline R34 müş, dünyada sadece 27 tane kalmış ve kolleksiyonerler bu araca çok değer veriyormuş. Baba oğluna dönüp dedi ki: ” Doğru yerin seni doğru şekilde değerlendireceğini görmeni istedim.”.. Takdir edilmiyorsan sakın üzülme, bu sadece yanlış yerde ve yanlış insanların arasında olduğun anlamına gelir.
Değerini bilen, seni anlayan ve fikirlerine önem veren kişiler varsa doğru yerdesin demektir, asla kimsenin değerini anlayamadığı bir yerde gereğinden fazla zaman geçirme oğlum…
Kağıtla kalın, kalemle kalın. İnsanlığınızla kalın.