Tüm dünyayı etkileyen pandemi, ilimizde ve ülkemizde de maalesef olumsuz seyrini devam ettirmektedir. Genel anlamda alınan tedbirler maske, mesafe ve hijyen olarak tanımlanmaktadır.
Bulaşıcı hastalıklarda risk değerlendirmesi çok önemlidir. Değerlendirilen risklere göre de idareciler bazı kısıtlamalara gidebilir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Özellikle kapalı ve ortak kullanım alanları bulaşıcı hastalıklar açısından risk değerlendirmesinde öncelikli olmalıdır. İdarecilerin, kapalı ve ortak kullanım alanlarıyla ilgili yapmış olduğu ve de yayınladığı bir “risk derecelendirmesiyle” ilgili bilgilendirmeye rastlamadım. Mesela bu kapsamda en fazla göze çarpan, ortak kullanım alanı olan ASANSÖRLERDİR. İdareciler bu konuyla ilgili bir veritabanı oluşturmuş mudur? Yani pandemi tedbirlerini ve yasaklarını oluştururken asansörlerin risk derecelendirmesini yapmış mıdır? Günlük onlarca hatta yüzlerce insanın ortak olarak kullandığı bir alanın riski önemli değil midir? Asansörlerdeki yaklaşık 4-5 m³ lük bir kapalı hacim bence risk değerlendirmesi açısından öncelikli olarak dikkate alınmalıdır. Ve de eğer idareciler asansör kullanımıyla ilgili bir kısıtlamaya gitmemiş olsalar bile, eğer yasal engel yoksa apartman yöneticileri bu kapsamda asansör kullanımında kısıtlamaya gitmelidirler. Her apartman yöneticisi kendi apartmanının önlemini almalıdır. Aynı şekilde kamu kurumları da asansör kullanımını kısıtlamalı mümkünse yasaklamalıdır. Havalandırma, dezenfeksiyon takibini yapmalıdır. Tıpkı otellerdeki tuvalet temizliği takibi gibi.
Bunları asansör kullanımının, pandemi sürecinde önemli bir yeri olduğunu düşündüğümden dolayı yazdım. Çünkü hem kapalı hacmi küçük, hem yoğun kullanım var hem de kontrol yok. Yani asansöre inip binenlerin ateşi ölçülmüyor.
Asansörlerde virüsün havada asılı kalma süresinin daha uzun olduğunu düşünüyorum.