Halk arasında “dağ pırasası”, “yabani pırasa” ve “güllük” gibi isimlerle bilinen çiriş otu, yüzyıllardır Anadolu’da doğal bir şifa kaynağı olarak tüketiliyor. Ormanlık alanlar, dağ yamaçları ve dere kenarlarında yetişen bitki, toplayıcılar tarafından kökünden özenle kesilerek pazarlara getiriliyor.
Aslen Ağrı’nın Yağcı Mahallesi’nden gelen seyyar satıcı Erkan Çetin, her yıl bahar aylarında memleketinden topladığı çiriş ve ışgın otlarını Nazilli’de vatandaşlarla buluşturduğunu belirtti. Çetin, çiriş otunun faydalarını bilenlerin ürünü görür görmez satın aldığını söyledi.
“ÇOK ŞİFALI OT”
Çiriş Otu’nun faydalarını bilen vatandaşların görür görmez aldığını ifade eden Erkan Çetin, “Ben Ağrı’nın kırsal Yağcı Mahallesindenim. Her sene Nisan ayının başında memlekette yetişen Çiriş, Işgın gibi sebzeler getiriyorum. Şu an sattığım Çiriş. Nazilli’de bütün pazarlarda oluyorum. Çiriş kar eridiği zaman dağın yamaçlarında çıkıyor. Çok şifalı bir ottur. Özellikle bağışıklık sistemini çelik gibi güçlendirir, cilt sorunlarına doğal çözüm sağlar, kadın hastalıklarında etkilidir, Hemoroid (Basur) tedavisini destekler, saç sağlığını korur, anne sütünü artırır, idrar söktürücü özelliğe sahiptir. Bir buçuk ay gibi sezonu oluyor. Kilosunu 200 liradan satıyorum” ifadelerini kullandı.
Mutfakta da geniş bir kullanım alanına sahip olan çiriş otu, lezzet olarak pırasa ve kuşkonmazı andırıyor. Yörede “gulik” adıyla da bilinen bitki; çorba, börek, gözleme ve zeytinyağlı yemeklerde sıkça kullanılıyor. Özellikle çiriş kavurması, çiriş çorbası ve çirişli börek gibi tarifler, bu doğal lezzetin en çok tercih edilen tüketim şekilleri arasında yer alıyor.





