Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), boşanma sonrası yoksulluk nafakasında yer alan “süresiz olarak” ifadesini oy çokluğuyla iptal ettiği yönündeki haber gündem yarattı. Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu’ndan Anayasa Mahkemesi kararına tepki geldi.
Komisyonun yaptığı açıklamada, yoksulluk nafakasının kamuoyunda yanlış bir algıyla “ömür boyu gelir” gibi sunulduğu belirtilerek bunun gerçeği yansıtmadığı ifade edildi. Nafakaya hükmedilebilmesi için kişinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi, kusurunun diğer taraftan ağır olmaması ve nafaka yükümlüsünün ödeme gücünün bulunması gerektiği hatırlatıldı. Ayrıca mevcut hukuk sisteminde nafakanın artırılabileceği, azaltılabileceği veya şartlar değiştiğinde tamamen kaldırılabileceği de vurgulandı.
“GERÇEK TARTIŞMA GÖRÜNMEYEN EMEK ÜZERİNDEN YÜRÜMELİ”
Açıklamada asıl meselenin “ömür boyu nafaka mağduriyeti” olmadığı, evlilik sürecinde ücretsiz bakım emeği nedeniyle çalışma hayatından uzak kalan kadınların boşanma sonrası yaşadığı ekonomik kırılganlık olduğu belirtildi. Kadınların aile içindeki görünmeyen emeğinin yok sayılmasının toplumsal eşitsizliği derinleştirdiği ifade edildi. “EŞİTLİK HERKESE AYNI DAVRANMAK DEĞİLDİR” Açıklamada, biçimsel eşitliğin gerçek eşitsizlikleri ortadan kaldırmadığına dikkat çekilerek şu ifadeler yer aldı: “Kadınların ekonomik ve sosyal olarak dezavantajlı konumu göz ardı edilerek ‘kendi başının çaresine bak’ yaklaşımı eşitlik değildir. Gerçek eşitlik, bu yapısal dezavantajları telafi edecek güvencelerin oluşturulmasıdır.”
“NAFAKANIN ZAYIFLATILMASI ŞİDDET DÖNGÜSÜNÜ DERİNLEŞTİREBİLİR”
Açıklamada, yoksulluk nafakasının zayıflatılmasının sadece ekonomik değil, sosyal sonuçlar da doğuracağı vurgulandı. Ekonomik güvencesi olmayan kadınların şiddet gördükleri evliliklerden ayrılmakta zorlanacağı, yoksulluk ve bağımlılık döngüsünün güçleneceği ifade edildi. “Kadınlara ‘ya şiddete katlan ya yoksulluğa razı ol’ denilemez” denildi.
“HUKUK GÜVENLİĞİ VE SOSYAL DEVLET VURGUSU”
Açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin 2012 yılında aynı düzenlemeyi sosyal hukuk devleti ilkesi çerçevesinde değerlendirdiği hatırlatıldı. Aynı hükümde farklı yorumlara gidilmesinin hukuk güvenliği ve öngörülebilirlik açısından tartışılması gerektiği ifade edildi. Sosyal devlet ilkesinin dönemsel yorumlarla daraltılamayacağı, anayasal bir yükümlülük olduğu vurgulandı.
“KADINLARIN HAKLARI PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİR”
Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu, kadınların uzun yıllardır süren mücadelelerle kazandığı hakların geriye götürülmesine karşı olduklarını belirterek “Kadınların emeği görünmez, yoksulluğu kaçınılmaz, hakları pazarlık konusu değildir. Haklarımızdan, hayatlarımızdan ve eşitlik mücadelemizden vazgeçmiyoruz” ifadeleriyle açıklamayı tamamladı.



