2017-2018 futbol sezonunda, 2. lig macerası Nazilli Belediyespor camiası için hüzünlü bitti. Hiç bir zaman Nazilli Belediyespor için iyi gün dostu olmadım . Yazılarım da çıkar peşinde koşmadım, maçlarda  ne gördüysem onu yazdım. İyiyi de yazdım kötüyü de.. Eksikleri görünce uyarmaya çalıştım. Peki göz göre göre gelen tehlikenin sebepleri nelerdi? Kısaca bir göz atalım istedik. 1- 2017-2018 futbol sezonuna Eğitimci, Gazeteci abimiz Erdoğan Eker ile başlamak baştan hataydı. Görevde kaldığı süre içerisinde bir çok kez istifanın eşiğine de geldi, hatta etti de ama ne yazık ki ha bu gün ha yarın denilerek bir türlü istifası uzun bir süre kabul görmedi. Sonrası sırlar içerisinde bir ayrılık oldu gitti. 2- Fatih Akyel hoca ile sözleşme imzalanırken anlaşma zamanı iki taraf arasında yaşanan olayların yüze vuruş ifadeleri gözlerden kaçmıyordu. Göstermelik imzalar atılıyor ama hiç kimse mutlu değildi. Maçlar başlamadan sezon öncesi tam bir fiyasko. Fatih hoca takımı kampa götürdü ne yaptı doğru dürüst bir idman yaptırmamış, oradan aldığımız bilgilere göre takıma kendi uyku saatine göre program yapmış ayarlamış deniliyor. Kalınan otele  de çokça menajerler gelip gitmiş. Ama doğru ama yalan aldığımız bilgilere göre kampın faturasının 100.000 TL ile 150.000 TL arasında olduğu ve yaklaşık 50 ile 55 kişinin kampta konakladığı taraftarlar arasında bile dillendiriliyor. Hazırlık maçları ayrı bir fiyasko olmaktan öteye geçemiyor. Kampa  getirilen ve sözleşme imzalanan gurbetçi futbolcuları sezon sonuna kadar kadroda göremedik. Bazılarının söylediğine göre bu gurbetçi futbolcuların Bal liginde bile oynayamayacağı yönünde. Hadi buyurun.... Eğer bu doğruysa yazık bu harcanan kulübün paralarına... 3- Kaleci Metin'i gönderip kaleye önce Fatih'e sonra Evren'e teslim etmek sonu hazırlayan başlangıcın başka bir sebebi oldu. Form da olan Sabri'yi gönderip yerine taraftarın sevdiği Bora'yı ve sakat olan Osman Berkay'ı almak bir başka yanlış oldu. Sezon boyunca Osman Berkay'ı da hiç göremedik. Yine duyduk ki bu oyuncuyla da Sabri'nin aldığı ücretten fazlasıyla sözleşme imzalanmış. Sabri babası ile anlaşmaya geliyor sonuç yok.. 4- Başarısızlıkların ardından önce Fatih hoca sonra Erdoğan başkan kulübü bıraktı. Fatih hocanın yerine gelen Mustafa hoca, o da ayrı bir soru işareti oldu camia için. Mustafa hocanın doğru dürüst profesyonel olarak çalıştırdığı bir takım yok, kurtarıcı olarak takımın başına getiriliyor. Adeta bu taraftarla ve bizlerle alay edercesine Ahmet Yavuz hocayı getirmek için 5 hafta boşuna zaman kaybettik.. 5- Peki geldi de hoca ne yaptı. Nazillispor'un tarihinde yaşanmayan şeyler oldu. Yaklaşık 25 yeni futbolcuyla 28 gün kamp yap ama hiçbir hazırlık maçı yapma, olacak şey değil. Devre arası Nazilli'den takımı kampa götüreceksin ancak hiç bir hazırlık maçı yapmayacaksın sen geç be hocam bana anlatma masalı. Ben hazırlık maçı yaptırmayan hocaya kim ne derse desin, hoca demem. 5/2 idman, yarım saha çift kale maç bitti arada bir ağırlık başka bir şey yok, maça da çıktık mı, dk 70 den sonra takım bitti gitti hocam. 6- Bizim için her sezon her fedakarlığı yapan Hüseyin Bülbül'ü harcıyor ve 18 bile almıyorsunuz. Bu mu sizin vefanız bu çocuğa.  Stoper sorunu dağlara taşlara bağırırken sağ bek Mazlum bazı maçlarda stoper oynuyor, stoper transfer Osman Berkay'ı bir maç bile oynatamıyorsunuz, ama 18 kişilik maç kadrosuna alıp para kazandırıyorsunuz. Peki bu durumda Hüseyin Bülbül'e haksızlık etmiyor musunuz? Buna da eyvallah  bir kaleci daha getiriyorsunuz bu çocuk doğru dürüst 3. ligde bile maça çıkmamış, bu kaleci genç anladık ama çok ayıp bu çocuk hem kiralık hemde Keçiörenin futbolcusu insan kendi getirdiği kaleciyi 1 dk bile olsa kaleci Onur'un kötü olduğu zamanlarda fırsat vermez mi? Verilmeyecekti de niye alındı. Oysa  benim alt yapıda kaç tane kalecim var alsana onlardan birini o zaman. 7-Özgen Başkan ve hocanın söylemleri ile ikinci yarının en çok puan toplayan ve ikinci yarının lideri olacağız söylemleri ile bu taraftar ve koca camia çok iyi uyutuldu. 8- Alt yapı hocasını tesislere almayan bir yönetici ve idmanları izletmeyen bir hoca. Kulüp içinde ayrı bir kaos. 9- Taraftarına sinkaflı sözler sarf eden futbolcu. Nerede ahlaklı sporcu anlayışı nerede disiplin. Bu futbolcu bu gün var yarın yok, ancak bu sözleri kulüp tarihinde kara bir leke kara bir söz olarak hep hafızalarda kalacak. Yıllar öncesinde seyirci ile Engin arasında İzmirspor maçından sonra yaşanan olay gibi. Hiç bir şey unutulmuyor. Sivas Belediyespor ile ön protokol imzalayan ve Sivas takımının elinden kapıp geldiğiniz futbolcu ve bir çuval para saydığınız bu futbolcu. Seyirciyle bu futbolcu arasında yaşananlar hiç hoş değildi. 10- Birde Samet Bülbül meselesi var. Daha üç sezon önce yüksek bir mebla ile gelen Bülbül, 4 maç bile oynamadan kulüple mahkemelik olup 150.000 TL'yi cebe indirip Nazilli'yi terk edip gitti. Hadi gitti bir daha niye geldi. Yine ardı ardına oynadığı iki maçı gene olmadı. Kurtarıcı olarak alınan Serdar Eylik ve Ali Say da kapasitelerini aratan bir oyun ortaya koyarak hayal kırıklığı yarattılar dersek yalan olmaz.  11- Takım üç milyona yakın veya fazlası ile küme düştü. Bu paralar nasıl ödenecek. Ödenmeyecekse TFF de sonuç belli. Puan silme cezası ile 3. lige merhaba deriz... İnşallah giden ve gelen futbolcular ile sorun yaşanmaz. 12- Uğur grubu ile sponsorluk sözleşmesi imzalanıyor basın çağrılıyor, ancak sorulan soruya rağmen konu hakkında bilgiler sır gibi saklandı. 13- Vahit başkan, Hilmi başkan ve Nurettin başkan zamanında altın çağını yaşayan Nazilli Belediyespor, Erdoğan başkan ile çöküşün başlangıcını Özgen başkanla da küme düşmeyi gördü.  14- Özgen başkan takım küme düşerse sorumlusu ben olurum demişti. Bakalım sonuç ne olacak.  15-  - “Kısaca sezonun öyküsünden ve 2. ligden kalan hatıralar" - Hocasını tesise almayan yönetici, - Yöneticisini tartaklayan Hoca, - Kararsız Başkan Erdoğan Eker (İstifa etti) - Hangi takımla hangi maçı oynadığını bilmeyen yönetici, - Gönderilen futbolculardan alınan ahlar, - Küstürülen eski yöneticiler, - Canla başla giydiği formanın hakkını veremeyen futbolcular, - Yanlış yapılan transferler, - Hatalı hoca seçimleri, - TFF, Hakem, Gözlemci ve Temsilciler ile girilen yakışıksız, lüzumsuz diyaloglar, - Göztepe ve Sakarya taraftar grupları haricinde bütün takımları kendimize düşman görmek, - Takımının kötü olduğunu bile bile susan Nazilli Basını, ve Nazilli taraftarı, - Bir çırpıda kapı önüne konan yılların emeği masör Osman, Daha ne yazayım ki. “Bindik bir Alamete gidiyoz Üçüncü lige” Hayırlısı olsun. 45 yıldır Nazilli İlçe stadyumundayım, bir çok şehirde yüzlerce Süper Lig, PTT 1 Lig, 2. Lig, 3. Lig ve BAL maçları seyreden ve analiz yapan biri olarak söylüyorum bu yıl Nazilli Belediyespor beni çok üzdü. Yüreğim yanıyor, hemde çok...