Başkan Hakan Ülken, Bloomberg HT ekranlarında yayınlanan “60 Dakika” programına konuk olarak ekonomi gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Programda Türkiye’nin ticaret ve sanayi gündemine dair çarpıcı mesajlar veren Ülken, özellikle ‘Made in EU’ etiketine Türkiye’nin de dahil edilmesine yönelik gelişmelerin iş dünyasında olumlu karşılandığını dile getirdi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın konuya ilişkin açıklamalarının da iş dünyası açısından umut verici olduğunu ifade etti.
SINIRIMIZDAKİ GELİŞMELER BİZİ ETKİLEYECEK
Ülken, geçen Cumartesi günü başlayan ABD-İsrail-İran savaşının küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu belirterek, “Hürmüz Boğazı’ndan enerji temini bu kadar yoğun olan Japonya bu gelişmelerden etkilenirken, sınırımızda yaşanan bu olayların bizi çok daha fazla etkilemesi kaçınılmaz. Çünkü dünya ticaretini etkileyen kriterlerin yanı sıra bölgesel yakınlığın doğurabileceği ekstra riskler de var” dedi.
Brent petrol fiyatlarında yaşanan yükselişe dikkat çeken Ülken, belirsizlik ortamının ticaretin akışını yavaşlattığını vurgulayarak, “Belirsizlik dönemlerinde ticaret sekteye uğrar. Lojistikte yüklerin taşınması, geçişler ve sevkiyatlar zorlaşır. Enerji ve lojistik başta olmak üzere birçok alanda bu sürecin etkisini görüyoruz” diye konuştu.

“DEVLETİMİZ MÜZAKERE ÇALIŞMALARINI YAPIYOR”
Savaşın bir an önce sona ermesi temennisini dile getiren Ülken, Türkiye’nin barış için yürüttüğü diplomatik çabalara da dikkat çekti. Ülken, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak aracı olmak, müzakerelerin içinde yer almak ve yapıcı katkı sunmak adına devletimiz gerekli çalışmaları yapıyor. Temennimiz, bu sürecin en kısa sürede ve en az hasarla sona ermesi” ifadelerini kullandı.
“RAPORLARIMIZI SUNDUK”
Türk iş dünyasının son dönemde yaşadığı ekonomik zorluklara da değinen Ülken, küresel gelişmelerin iş dünyasında oluşan beklentileri geciktirdiğini belirtti. “Gönül ister ki bu savaş bu gece sona ersin” diyen Ülken, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sürecin bitmesinin ardından yalnızca mevcut politikaları uygulamak yetmez. Yeni hamle setlerini devreye almamız gerekiyor. Bu konuda çalışmalarımızı yaptık, raporlarımızı hazırladık. TOBB Yönetim Kurulu’nda, TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde bu raporları sunduk. Elbette bu süreç sona erecek. Ancak Türk özel sektörünün beklentilerinin sürekli ötelenmesi nedeniyle ciddi bir psikolojik yorgunluk oluştu.”
Ülken, açıklanan istihdam teşviklerinin özellikle yeni yatırımlar ve imalat sanayisini desteklediğini ifade ederken, işletmelerin finansmana erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığını da dile getirdi. Ülken, “Parasal sıkılaşma döneminde yatırım yapmak kolay değildir. Bugün yatırım, üretim ve imalat sanayisinden bağımsız olarak ticaretin genelinde finansmana erişim sorunu yoğun şekilde dile getiriliyor. Türk özel sektörü 2025 yılının başından bu yana sabırla bekliyor” dedi.
KOBİ KREDİLERİNDE KISIT KALDIRILMALI
Ülken, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişim konusunda desteklenmesi gerektiğini vurguladı. “KOBİ’ler için ticari kredilerdeki kısıtların kaldırılması gerekiyor. Finansmana erişimi makro dengeleri bozmayacak şekilde açmak şart. Büyük işletmeler döviz kredileri gibi farklı finansman kaynaklarına ulaşabiliyor. Ancak orta ve küçük ölçekli işletmelerin finansman ihtiyacı çok daha yüksek” diyen Ülken, bu kesim için özel bir finansman paketinin devreye alınmasının önemine dikkat çekti.
Ülken, sözlerini şöyle tamamladı: “Makroekonomiye olumsuz etkisi minimum olacak ama KOBİ’leri önceleyen finansman paketlerinin devreye alınması gerekiyor. Biz de TOBB Başkanımız aracılığıyla bu taleplerimizi hükümete ve Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’e ilettik.”



