AYDIN ÖLÜM HAVZASI HALİNE GELİYOR

TÜİK verilerine göre 2016 yılında Aydın’da meydana gelen ölümlerin yüzde 48.7’si dolaşım sistemi, yüzde 17.3’ü kanser, yüzde 11.7’i solunum sistemi, yüzde 3.1’i endokrin ve metabolizma hastalıklarına bağlı meydana gelmiştir.Yine 2016 yılında Türkiye’de dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı en fazla ölümlerin meydana geldiği 3’üncü il Aydın’dır.Ve Aydın’da kansere bağlı ölümler Türkiye ortalamasından 2 kat daha fazladır.

Sağlık Bakanlığının yayınladığı 2016 yılı Sağlık İstatistikleri Yıllığı verilerine göre Ege Bölgesinde bebek ve 5 yaş yaş altı çocuk ölümlerinin en fazla olduğu il Aydın’dır. Türkiye’de 2016 yılında içinde Aydın ilininde bulunduğu Ege Bölgesi yüz binde 24 ile en fazla anne ölümlerinin olduğu bölgedir. Nitekim 2016 yılında Aydın’da meydana gelen kaba ölüm hızı Türkiye’de meydana gelen kaba ölüm hızından yüzde 27.3 daha fazladır.

Aydın sağlık karnesinin kötü olmasının sebebi sağlık çalışanları değil, sağlık kuruluşlarının sayı-dağılım-fiziki alt yapılarının ve yönetiminin yetersiz olması,

sağlıkta dönüşümde herşeyin özelleşerek paraya endekslenmesi, hastalıklara sebep olan çevresel faktörlerin Aydın’da Türkiye ortalamasından daha kötü olmasıdır. 2015 yılında Türkiye’de yaşayan 194 kişiden biri ölmüş iken Aydın’da yaşayan 142 kişiden biri ölmüştür.Aydın’da 2015 yılında nüfus başına meydana gelen ölümler Türkiye’de ortalamasından yüzde 27 daha fazladır. Aydın’da meydana gelen ölümleri yerele indirgediğimizde Aydın’ın ilçelerinde 2015 yılında yaşayan nüfusa göre meydana gelen ölümleri çoktan aza doğru şu şekilde sıralayabiliriz; Yenipazar (87), Koçarlı (89), Karpuzlu ( 89), Kuyucak (91), Bozdoğan (99), Çine (106), Karacasu ( 108), Sultanhisar (114), Germencik (114), Köşk (129), Buharkent (133), Nazilli (143), İncirliova (146), Söke (146), Efeler (175), Kuşadası (185), Didim ( 192).

Aydın’da 2010 ve 2015 yıllarında ilçelerde yaşayan nüfusa göre en fazla ölümlerin meydana geldiği ilk 10 ilçe aynıdır. Bu ilçeler sırası ile; Yenipazar, Koçarlı, Bozdoğan, Kuyucak, Karpuzlu, Çine, Sultanhisar, Köşk, Germencik, Karacasu’dur. 2010-2015 yılları arasında Aydın ilçelerinde meydana gelen ölüm artış oranları Karpuzlu yüzde 24, Karacasu yüzde 23, Kuyucak yüzde 20, Buharkent yüzde 19, Koçarlı yüzde 18, Kuşadası yüzde 17, Germencik yüzde 16, Didim yüzde 16, Çine yüzde 15, Sultanhisar yüzde 14, Söke yüzde 13, Bozdoğan yüzde 12, Yenipazar yüzde 9, Efeler yüzde 8, Köşk yüzde 4, Nazilli yüzde 3’dür. Bu dönemde sadece İncirliova’da ölümler yüzde 2 azalmıştır.

2010-2015 döneminde Aydın’da en fazla ölüm artışı olan Karpuzlu, Karacasu, Kuyucak, Koçarlı, Germencik, Çine, Sultanhisar ilçeleri 2010 ve 2015 yıllarında Aydın’da nüfus başı en fazla ölümlerin olduğu ilk 10 ilçe arasında da yer almaktadır. Tüm bu ilçelerde ölümlerin niye çok fazla olduğu ve arttığına baktığımızda bu ilçelerde çevresel kirlilik faktörlerinin çok fazla olduğunu görmekteyiz.Büyük Menderes havzasının can damarı olan Büyük Menderes nehri şu anda Türkiye'nin en kirli 3’üncü nehri olup su kirlilik seviyesi 4’dür.

Büyük Menderes nehrinde en fazla organik,kimyasal kirliliğin saptandığı bölümler ile Aydın’da nüfus başı en fazla ölümlerin olduğu ilçeler çakışmaktadır.

Yenipazar,Kuyucak,Sultanhisar,Germencik,Koçarlı ilçeleri en fazla Menderes nehir kirliliği ve ölümlerin çakıştığı ilçelerdir.Büyük Menderes nehrinde en fazla kirlilik yapan unsurlar sanayi ve belediye atık-atıksuları, jeotermal santraller, tarım ilaçları, zeytin karasularıdır. Çine ve Karpuzlu’da meydana gelen ölümlerin en önemli sebepleri ise Çine çayı ve ovasını kirleten kuvartz ve feldispat maden ocakları, zeytin karasuyu, hayvansal atıklardır. Koçarlı, Karacasu ve Bozdoğan ilçelerinde diğer önemli çevresel kirlilik ise radyoaktivite kirliliğidir. Bu ilçelerde Atom Enerji Kurumu tarafından ölçülen radyasyon miktarları Türkiye ortalamasından fazladır. Bu ilçelerde bulunan maden ocakları faaliyetleri sırasında radyoaktivitenin yer yüzüne çıkmasını kolaylaştırmaktadır.

Aydın’da nüfus başı ölümlerin Türkiye ortalamasından daha fazla olmasına sebep olan diğer çevresel faktör hava kirliliğidir. TÜİK verilerine göre 2016 yılında PM10 kirliliği bakımından Aydın Türkiye’de 22’ci sırada,yaz dönemi SO2 kirliliği bakımından ise 2’ci sıradadır. DSÖ’ne göre hava kirliliği kalp damar, kanser, beyin damar, solunum sistemi hastalıklarına bağlı meydana gelen ölümlerin üçte birinden sorumludur. Aydın’da Türkiye’nin en kirli 3’üncü nehri olan Menderes nehir suları ile sulanan toprakların genetik yapısı değişmekte, sonra bu topraklarda yetişen tarımsal ürünlerin genetik yapıları değişmektedir.

En nihayetinde de genetik yapısı değişmiş tarımsal ürünleri tüketen insanların genetik yapıları değişmekte, insanlar daha kolay şekilde hasta olarak ölmektedir.

Aydın’da sağlık kuruluşların yetersizliği, kötü yönetim ve özelleştirilmiş sağlık hizmetleri yanında hastalıklara sebep olan tüm çevresel faktörlerin Türkiye ortalamasından daha fazla olması nedeni ile Aydın’da hastalıklar ve bu hastalıklara bağlı ölümler Türkiye ortalamasından çok fazladır. Maalesef çok daha fazla da artmaktadır.Ne yazık ki Büyük Menderes havzası mevcut durumun devamında bereket ve yaşam havzası değil ölüm havzası haline gelecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Metin Aydın Arşivi