Kuşadası'nda, adı, engelli bireyler için verdiği mücadeleler ile tanınan bir kahraman Deniz Devrim İnce. Kendisi de bedensel engelli bir birey olan, Kuşadası Engelsiz Engellileri Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İnce ile engelli bireyleri tek çatı altında toplamayı başaran derneği, engelli bireylerin hayatta karşılaştıkları zoruluklar, engelli hakları ve Kuşadası'nda engelli bir birey olmanın eksilerini konuştuk. Bu vesile ile geçtiğimiz günlerde başarılı bir ameliyat geçiren Başkan İnce'ye, Aydın Ses Gazetesi olarak geçmiş olsun dileklerimizi de belirtmek istiyoruz.
''DERNEĞİMİZİ ENGELLİ BİREYLERİN MÜCADELESİNE DESTEK VEREBİLMEK İÇİN KURDUK''
Kuşadası Engelsiz Engellileri Yaşatma Derneği, 2013 yılında engelli bireylerin hak mücadelesine destek vermek amacıyla kuruldu. 25 Mayıs 2025 tarihinde, derneğimizde gerçekleşen genel kurul sonucunda dernek başkanı olarak seçilerek görevi devraldım. Ben de bedensel engeli olan bir bireyim.''Yaşamak, sadece nefes almak değil; her şeye rağmen varız'' diyebilmek adına, derneğin başkanlık görevine talip oldum. Dernek üyelerinin güven ve oylarıyla başkanlığa layık görüldüğüm için minnettarım. Toplum olarak hepimiz, engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve onları sosyal hayata daha aktif şekilde katmak için sorumluluk taşıyoruz. “Engellilere yardım etmek için neler yapabiliriz?” sorusunun cevabı yalnızca maddi destek değildir; bilinç, empati, erişilebilirlik ve fırsat eşitliği yaratmak da bu yardımın bir parçasıdır. Amacım, engelli bireylerin haklarını bilerek ve yaşaması gerektiği bir hayatı yaşamalarını sağlayabilmek ve bunun için elimizden gelen herşeyi dernek çatımız altında yapmaya devam ediyoruz. Derneğimiz bu noktada, engelli ailelerin de birbirleri ile kaynaşması kapsamında destek sağlayıcı etkinlikler imza atmaktadır. Dernek binamızın kapıları herkese açık. Kentimizde yaşayan engelli bireyler destek olmak için kurulan derneğimizde, daha güzel yarınlar ve sağlıklı toplum için birlikte mücadele vermenin önemi ve değerine inanıyoruz ve bu kapsamda proje çalışmalarımıza da devam edeceğiz.

''TEK İSTEĞİMİZ 'EMPATİ''
Engellilik, insan olma halinin bir parçasıdır. Neredeyse herkes, yaşamının belli bir noktasından sonra geçici veya kalıcı olarak zayıf düşecek ve işlevlerini yerine getirme konusunda artan zorluklarla karşılaşacaktır. Engellilik karmaşıktır ve engellilik ile bağlantılı dezavantajların üstesinden gelen müdahaleler çoklu ve sistemiktir, bağlamına göre değişiklik gösterir. Bir misafirlikte, parkta, alış veriş merkezinde veya yolda insanlar tarafından onlara acıyan gözlerle bakmamalı ve yaklaşılmamalı. Bu gibi durumlar engelli kardeşlerimizi incitiyor. Mesela, geçen gün bir engelli kardeşimin evine gittim. Bu kardeşim çok güzel halk müziği söylüyor. Kardeşime, “Gel seninle güzel bir etkinlik yapalım, sana sahne hazırlayalım” dedim. Fakat bu kardeşim, onu gördükleri zaman ona acıyarak serzenişte bulunulduğunu söyleyerek reddetti. Onlara kimsenin acımasını istemiyorlar. Onlar engelleri ile mutlular. Bugün bir işitme engelli duymuyorum diye, bir görme engelli görmüyorum diye üzgün değil. O'nu üzen konu bakış açısı ve empatiden uzak yaklaşımlardır. 'Bu hayatta herkes bir engelli adayıdır' diye bir gerçek var. İstediğimiz sadece 'Empati'. Aynı hayatın içinde yaşıyor ve aynı yaşamsal adımları atıyoruz. Ötekileştirilmek, toplum dışına itilmek, anlanmaya çalışmak ya da birşeyleri anlatmaya çalışmak ve önyargılar işte tek mesele bu.

''ENGELLİ BİREYLER ERİŞEBİLME PROBLEMİ YAŞIYOR''
Bedensel engelli kardeşlerimizin hepsinin ortak sorunu, herhangi bir şeye erişebilmekte sıkıntı çekmeleridir. Örneğin, mevcut yapıların birçoğu engellilerimizin standartlarına göre değil. Bugün okullarımız, kamu ve kurumsal binalar engellilerin erişim uygun olarak yapılmalı. Çünkü, engelli bireylerin de bu ortak noktaları kullanma hakları var. Onlar da okula gidiyor, fatura yatırıyor, sokaklarda geziyorlar. Bir kamu binasının üst katında işi olan bir engelli kardeşimiz annesinin, babasının ya da bir yakınının kucağında yukarı çıkıyor. Bu durumun verdiği sıkıntı asıl üzüntüyü ortaya çıkartan. Bu kardeşlerimiz, engelleri ile hayatın içinde mücadele ediyorlar. Size 5 santim görünen bir kaldırım taşı, engelli bireylerin karşısına aşılması imkansız bir dağ gibi çıkıyor kimi zaman. Evinden çıkıp, şehir merkezine dolmuş kullanarak gitmek isteyen bir engelli kardeşimiz çoğu zaman saatlerce aynı durakta beklemek zorunda kalıyor. Çünkü, çoğu toplu taşıma aracı da engelli standartlarının dışında hizmet veriyor. Ötekileştirmekten uzak bir hayat tarzını benimseyerek 'Biz' olgusunu birlik ve beraberlik içinde yaşamak, sağlıklı ve çok daha güçlü bir toplumu beraberinde getirir. Kişinin, sahip olduğu engeli değildir aslında mücadele verdiği, burada savaşılan konu yaşama ortak olabilmesi kapsamında yaşadığı zorluklar ve engellerdir.
''ENGELLİ BİREYLERE BALIK YEMEYİ DEĞİL BALIK TUTMAYI ÖĞRETİYORUZ''
Derneğimizde, ilk hedefimiz, engelli bireylere balık yemeyi değil balık tutmayı öğretmek oldu. Engelli vatandaşlarımız için çeşitli kurslar açıyoruz, seminerler veriyoruz. Sosyalleşmeleri, kendilerini özgürce ifade edebilmeleri ve ''Bu hayatta ben de varım'' cümlesini onlar için yaşanılabilir kılmak adına çabalıyoruz. Engelli bireylerin aileleri ile bir araya gelerek bilgilendirme seminerleri düzenliyoruz. İstihdam yaratmak için elimizden geleni yapıyoruz. Engelli olduğu için eve kapanan kardeşlerimiz var. Önceliğimiz bu arkadaşlarımızı hayatın akışı ile buluşturabilmek. Bir başka önemli konu da engelli bireylerin sahip oldukları haklarla ilgili. Derneğimizce, panel etkinlikleri ve toplantılar düzenleyerek engelli bireylere haklarından bahsediyoruz. Çünkü, bugün engelli olmak demek, haklarının geniş olması demektir ama maalesef çoğu arkadaşımız bunu bilmiyor. Devletimizin engellilere tanıdığı haklardan birçok engelli arkadaşımız habersiz. Engelli raporu, engelli maaşı gibi hayata dokunan konularda bilgi paylaşımı sağlamak da dernek olarak bizlerin görevi. Bizim amacımız geçici yardımlarla günü kurtarmak değil. Onlara bir zanaat öğreterek, kendi ayakları üzerinde durabilecekleri bir gelecek inşa etmek. Gerçek engel zaten üretimden ve paylaşımdan uzak kalmaktır diye düşünüyorum.

''DERNEK BAŞKAN YARDIMCIMIZ GAZETECİ BOZO'NUN DESTEĞİ ÇOK BÜYÜK''
Engelli bireyler için haklarının farkında olmaları büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda, Kuşadası Kent Konseyi Engelli Meclisi, Kuşadası Engellileri Koruma Derneği ve Kuşadası Erdoğan Öven Engelliler Köyümüz ilçede yaşayan engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmak, sorunlarına çözümler üretmek ve sosyal hayata katılımlarını sağlamak amacıyla Kuşadası Belediyesi ile koordineli olarak çalışmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Kuşadası Engelsiz Engellileri Yaşatma Derneği Başkan yardımcımız Gazeteci, hukukçu ve aktivist Elif Gamze Bozo'nun da derneğimize katkıları o kadar büyük ki. Kendisi de engelli bir birey ve yaşanan zorlukların en yakın tanıklarından biri. Uzun yıllardır sürdürdüğü saha çalışmalarını, uluslararası hukuk perspektifiyle birleştirdiği kapsamlı çalışmalarından oluşan, “Görünmeyen Güç, Uluslararası Engelli Hakları ve Mücadeleler” kitabı geçtiğimiz günlerde raflarda yerini aldı. Kitap, Türkiye’de engelli hakları alanında yayımlanan en kapsamlı çalışmalardan biri olarak değerlendiriliyor. Kuşadası Engelsiz Engellileri Yaşatma Derneği ile Fransa merkezli Fédération des Peuples d’Ici et d’Ailleurs arasındaki ortak çalışmalar da yine kitapta önemli bir yer tutuyor. Bozo, kitabın önsözünde, “Engelli bireylerin mücadelesi yalnızca bireysel değil; toplumsal, siyasal ve evrensel bir meseledir. Görünmeyen emeğin, görünmeyen acının, görünmeyen ayrımcılığın görünür hale gelmesi için yazdım.” sözlerine yer verdi. Elif Gamze Bozo'nun derneğimize ve engelli bireylerin toplumun içinde verdiği varolma mücadelesine katkılarını kelimelerle anlatmaya gücüm yetmez. Kendisine bu noktada teşekkür ediyorum.
