Siyasi saiklerle her olayı kendi işine geldiği gibi yerden yere vurup, her olayı politik olarak yorumlayıp yapılan iyi şeyleri görmezden gelenler kalemini silah gibi kullanıp açıkça taraf tutanlardır.
Yapılan iyi şeylerin artması dileğiyle elbette yanlış olanlara karşı çıkacağız.
Ama basın tarafsızlığı ülkede bir çok kurum ve kavramlar gibi zedelenmeye başladı.
Artık orta direk üstü kesimde, artan hayat pahalılığını iyiden iyiye hissetmeye başladı.
Özel okullardaki çocuklarını devlet okullarına vermeye başladılar.
Arabalarını –varsa- garaja çekip kontakt kapattılar.
Zaten emekliler yaşam piramidindeki en alt basamakta hali pür melali ortada.
Siyasi programları yola çıkarken öyle demese de, fabrika ayarlarından uzaklaşıyor seçilenler.
Ancak eleştiri yaparken yapılan iyi şeyleri de hatırlamak lazım.
Kim ne derse desin, duran bir saat bile günde iki kez doğruyu gösterir.
Yaşadığımız geçim derdi, enflasyon, hayat pahalılığı, liyakatsız ve adam kayırma atamalar, nepotizm, çifte maaş yıllarca eleştirilen yanlışlardır.
Ama
Yerli silahlarımızı üretmeye başlayarak, dünya devlerine artık yetim çocuk olmadığımızı göstermemiz, sağlıkta çok eskilere göre yapılan reformlar, dünya beşten büyüktür mottosu ve dumansız hava sahası benim yerinde bulduğum doğrulardır.
BEN EN ÇOK SAĞLIK UYARILARINA RAĞMEN SİGARAYI BIRAKMAYANLARA SESLENMEK İSTİYORUM.
İntihar etmekten farksız sigara tiryakileri aklını kullanamayan veya iradesini harekete geçirememiş zavallılardır.
Bir dönem sloganı “Dumansız hava sahasıyla’’ artık zararı kesin olarak bilinen tütün mamulleri için,
Bana kalsa aynı havayı soluduğumuz atmosferi kirleten, tütün tiryakilerine yasak gelsin..!
Soluduğumuz atmosfere dağılan nikotin ve duman belki de bizleri pasif içici
olarak hasta etmeye yeter de artar..!
Mecburmuyuz bizde aynı kirli zehirli havayı solumağa..?
Paketlerin üzerine dahi yazıldığı halde, milletimizdeki bu ısrarı ve inadı anlamak mümkün değil doğrusu..!
Hani deseniz ki, iç şu kezzabı, ya da at kendini köprüden aşağıya.
Aynı şey..!
Ama konu yavaş yavaş öldüren sigara olunca, “bize bir şey olmaz abi”.
Sağlık Bakanına buradan sesleniyorum…!
Belki beni acımasız bulabilirsiniz ama,
Uyarılara rağmen hastalanacağını bilerek, hala sigara kullanan ve sırf bu yüzden hastaneye yatanların tedavi masrafları artık benim vergilerimden ödenmesin..!
Zaten hastalığı baştan kabul ederek, hala sigara tüketenler, tercihlerini bu işe yaramaz zevk uğruna yapanlardır.
Ya baştan yataklı tedavi görmeli ya da içemeye devam edecekse hastanede bir yatağı işgal etmemeli..!
Bir meslektaşım yıllarca içtiği bu illetten hastaneye yatınca,
Doktorunun ilk söylediği “bakın, bu sigarayı bırakmam diyorsanız, sizi
taburcu edeyim, yerinize sağlığa kavuşmak isteyen ve boş yatak bekleyen bir başka hastamı alayım buraya’’
İçenlerinde bundan çok rahatsız olduğunu ve bu illetten, kurtulmak istediklerini biliyorum ama bu zararlı dostluğu neden sona erdirmediklerini iradesizliklerine veriyorum.
Yoksa ne doktor ne de tıp kendilerine çare olacak.
Zaman geçtikçe de dönülmez bir acı sona ulaşılacak.
İşin traji komik tarafı, bizlere derman olacak tababet dünyasından hastanedeki doktorlar, sağlık çalışanları, okulların önlerinde teneffüs aralarında bir dal sigara içmek için bu soğuk havalarda titreyerek ayazda bekleşen öğretmenler, Üniversitedeki genç öğrenciler,
Hatta derse girmeden önce kuytu köşelerde harçlığını dumana veren lise öğrencileri.
Siz sigarayı ve tütün mamullerini bırakmadıkça o sizi acı sonunuzla terk edecektir.
İrade her şeyin başıdır.
Bize ne olduysa iradesiz bir toplum olduk çıktık.
İş işten geçmeden, azraile davetiye çıkarmadan, zararın neresinden dönülse kardır.
Aksi takdirde son mekan erken gidilen musalla taşıdır.

SÖZÜN ÖZÜ :
BAŞARAMAYANLARIN NEDENİ ZORLUKLARIN BÜYÜKLÜĞÜ DEĞİL, İRADEMİZİN ZAYIFLIĞIDIR.