Aydın SES Gazetesi'nden Mehmet Kavas'ın haberine göre, Aydın’ın önemli tarihi antik kentlerinden biri olan Alinda, Karpuzlu ilçesinde yer alıyor. Milattan Önce 1400 yıllara dayanan bir geçmişe sahip olan Alinda Antik Kenti, Hitit İmparatorluğu’nun egemenliğinde kalmasıyla tarih sahnesine adım attı. Ancak Alinda Antik kentini tarih sahnesine çıkaran ve onu ünlü yapan Karia Kraliçesi Ada oldu.
KRALİÇE ADA, ALİNDA’YA SÜRGÜNE GÖNDERİLDİ
Kent yapılarında mermerin kullanılmadığı, granit taşların kullanıldığı, mezarlarda çok fazla süse rastlanılmadığı, 2021 yılında 7 bin yıllık mağara ve kaya resimlerinin bulunduğu Alinda Antik Kenti ile ilgili Karpuzlu Kaymakamlığı’nın resmi sitesinde yapılan açıklamada tarihsel süreç şu şekilde anlatılıyor: “İ.Ö. 340 yıllarında Halikarnasos'da olan Karia yönetimi iç kargaşalar yaşamaya başlamıştır. Bilindiği gibi anaerkil aile yapısına sahip olan Kanalılar aile içi evlilik yapıyorlardı. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum'um sahibi Mausolos, karısı Artemisia, Piksodaros, Ada ve idriaus kardeştiler. Mausolos'un ölümüyle boşalan tahta, karısı Artemisia çıkmıştı. Artemisia'nın ölümünden sonra tahta kardeşi Ada'nın oturması gerekirken yönetimi Piksodaros ele geçirdi. Piksodaros bununla da yetinmedi ve gelecek zamanlarda tehlike oluşturacağını düşündüğü kardeşi Ada'yı Alinda kentine sürdü. İşte Alinda kentinin tarih sahnesine çıkışı böyle olmuştur. Bu nedenle Alinda kentinin tarihini Ada'dan önce ve Ada'dan sonra diye incelemek gerekir. Kraliçe Ada'nın Alinda'da sürgün hayatı yaşadığı dönemlerde Piksodaros, yönetimi, Persler'in atadığı satrap Orontobates ile paylaşıyordu. Piksordaros'un erken ölümüyle Orontobates yönetimde tek başına kaldı ama Ada'yı Alinda'dan geri çağırmadı.”
“BÜYÜK İSKENDER PES ETTİ”
“Makedonyalı Büyük İskender Persler'e savaş açıp Anadolu'ya girdiğinde Ada Alinda kentinde sürgündü. Büyük İskender geldi ve Alinda kentini kuşattı. Bir süre uğraştı ama kenti alamadı ve pes etmeye karar verdi. O an Ada için bir fırsat doğmuştu ve yaşlı kadın bunu düşündü. Tam bu sırada Ada, bu alınması olanaksız surlarla çevrili Alinda kentinin kapılarını İskender'e açtı ve Makedonyalıları içeriye alıp pazarlığa oturdu. Denilir ki Kraliçe Ada, Makedonya Kralı Büyük İskender'i oğlu gibi karşıladı ve onu manevi evlat edindi, İskender de alamadığı bu kentin kapılarını kendisine açan bu kadını bir ana gibi gördü. Kadın, Makedonyalı savaşçıya, aile içi kavgalardan, geçimsizliklerden ve sonuçlarından söz etti. Ardından da bir teklifte bulundu. "Alinda kentinin kapılarını askerlerine de açayım. Bunun karşılığında senden bir şey istiyorum; Karia'yı bana bırak. İskender bu teklifi kabul etti. Onun için bu çok da önemli bir durum değildi. O zaten Karia'da durmayacaktı. Onun amacı daha doğuya, Persler'in yaşadığı diğer kentlere gitmek ve Pers imparatorluğu'nu çökertmekti. Kraliçe Ada'nın bu teklifi ona da cazip geldi. Gittikten sonra arkasında bırakacağı az sayıda askerin güvenliği, iç kargaşaların ortaya çıkmaması için bu bir fırsat bile sayılabilirdi. Uygun buldu ve kabul etti. İskender güneye yürümeye devam etti ve Halikarnassos'a vardı. Kenti alması hiç de zor olmadı ve hemen ardından tüm Karia yönetimini Ada'ya bıraktı. Karliça Ada'nın, İskender’in bu iyiliği karşısında sessiz kalmadığı ve Alinda kentinin adını değiştirdiği, kente Alexandria-by-Latmos (Latmos İskenderiyesi) adını verdiği söylenir ama bu pek dayanağı olan bir iddia değildir. Kentin adı daha sonra yine tarih sahnesinden silinmiştir. Belli zamanlarda kentten söz eden yapıtlara rastlanmışsa da bunlar bölük pörçük yazıtlar ve anlatılardır."










