- Yol uzuyor, yol uzadıkça nefret, felaketler, yolun sonunda tuzaklar. Yolda kendimize ihanet var. Derin bir yalnızlık, içimiz içimiz ile kavgada. Her şey, zamansız. Korkuyoruz. Üzgünüz…
- Küstük; bir fısıltıya koyduk kendimizi okumayı, düşünmeyi, yazmayı, bıraktık. Soruları çözmeyi bıraktık. Hiçbir önemi yok hiçbir şeyin. Yaşam sonsuz değil! Kafamız çok karışık. Korkuyoruz...
- Her şeyin bir başlangıcı olduğu gibi sonu da var, hatırla geçmişi. Aradan uzun, çok uzun yıllar geçti. İnsanlar çıktı yaşamından, yaşamın içindeyken. Dört yanında hain pusular topla cesaretini ve gör gerçeği.
- Değişime en çok direnişin yüreğine hain saatlerde, yalanın, yalancının merhametini söküp atmasına neden olma, gör gerçekten olup bitenleri.. Bedenin ölümün nefesi, kalbin ve ruhun birbirinden harap, düşünmeyi bırakmış, içindeki canı bırakmış.
- Öfkenin soğuması zor, güç ölüm hakkında düşünmesi, ölüme kafa yorması.
- Hikayesiz bir hikaye, boşa geçen bir hayat. Kendinizi yaşarken gömen biri olmak zor, değişmek en büyük ihtiyaç duy beni. Sorularında kaybolmadan, korkularında yok olmadan, duy beni.. Hissettiklerini gör, derinliğinde boğulmadan.
- Yaralı bir mazinin sana bıraktığı en acı hatıra, seni sen olmaktan alıkoyan, kendini kendi ellerinle toprağa vermen. Ҫığlık çığlığa haykıran ses, duysun seni.
- Çünkü her şey orada bitecek, yıllar önce orada başladığı gibi...
Kağıtla kalın, kalemle kalın, insanlığınızla kalın