"Hemşehrim! Ata yurdun Karacasu’yu terk etme. Onu sev, Karacasu’da kazandığını, Karacasu’nun kalkınmasında kullanmak vazifendir, unutma*” yazıyordu 1964 yılında Dua meydanındaki bir sokak lambası direğinde. Tehlike o gün fark edilmiş, belediye böyle bir uyarı ihtiyacı hissetmişti. Dönemin idarecileri önlem almayı düşünmüşler, farklı girişimlerde bulunmuşlar. Doğrusunu eksisini bugünden bakınca değerlendirmek zor. Fakat bu tehlikenin o gün fark edilmesi karınca kararınca memleket adına bir şeyler yapılması değerli…  1964’e gelmeden önce yapılanlara bakarsak: “Yıl 1957’ydi ve de Karacasu’da binlerce metre astar bezi apreleyen, boyayan, paketleyen; İzmir’den, Denizli’den, İstanbul’dan gelen malları işleyip satan bir fabrika vardı”** “Yıl 1978, Kooperatife, Tekel İdaresinden Tuz tahsis ettirmiştik. Tuzla’dan getirdiğimiz tuzu yıkıyor, paketliyor ve satıyorduk”* “Yıl 1994, Bika Kooperatifi faaldi. Karacasu’ya yeni iş yerleri kazandırmak istiyordu. Şimdiye kadar yaptıklarıyla birçok insana iş temin etmişti. Birçok kadın ve erkeğin emekli olmasını sağlamıştı. Bölgesine her yönden faydalı oluyordu.”* “Karacasu Meyve suyu üretimi kuruluşu 2008. Tahlil neticelerine göre Karacasu Nar’ının suyu harikadır.”* Dün, bunlar en azından denenebilmişti. Bugün hayal dahi edilemiyor. Sahi ilerimi gidiyoruz? Sonuç olarak bu denemelere karşılık geldiğimiz noktada bize, “Karacasu eriyor” diye bir haber yapmak düştü. 1964’te fark edilen tehlikeye önlem alınamadı. Bugün önlem almak dahi düşünülmüyor.  O haberimizde şu ifadeler yer alıyordu: “1965 yılına kadar olan nüfus sayılarına ulaşılan kayıtlarda Karacasu’daki nüfus sayısı 22 bin 801 ile 1990 yılında tepe noktaya ulaşmış durumda. Bu nüfus sayısı 1965 ile 1990 arasında bir artıp bir azalırken 1990 yılından bugüne kadar düzenli olarak azalıyor. 1990 ile 2015 arasındaki fark 3 bin 639.” Haberimiz özellikle iş imkansızlığı sebebiyle ilçe dışında yaşamak zorunda kalmış insanların dikkatini çekmiş, isimleri vermediğimiz bu kişiler, şöyle yorumlarda bulunmuşlardı. Haklıydılar.
‘BUNA BİRİNİN DUR DEMESİ LAZIM’ -2009 yılında çıktım Karacasu’dan ama her gelişimde dedim keşke burada iş imkanı olsaydı da gitmeseydim neden yıllardır hiç bir yatırımcı bir tek faaliyet yapmıyor. Doğu Anadolu’ya yıllarca ohal bölgesi diye dünyanın yatırımı yapıldı ama maalesef Karacasu gittikçe köreliyor. Buna birinin dur demesi lazım.
‘ERİTENLER UTANSIN’ -Eritenler utansın memleketimin özlemiyle yaşıyorum her gün. -Yıllardır bu hep aynı kimse gitmek istemez bu güzel memleketten artık iş sahası olsun -İş sahası olmuş olsaydı kimse o güzel memleketi bırakıp gitmezdi. -Memleketimi bu hallere koyanlar utansın 
HANGİ PARTİ FARK EDECEK? Yorumlar böyle uzayıp gidiyor. Dünü ve bugünü düşününce akla bir doru düşüyor: Sahi ileri mi gidiyoruz? Diğer yandan bu istihdam sıkıntısını önümüzdeki seçimler öncesi hangi parti fark edecek ve vaatlerine bunu ekleyecek? *Nadir Ünlü Söz Sözü Aça Aça Karacasu(2014) Sayfa:216, 85, 110, 114 **Hüseyin Kuruüzüm Karacasu Diye Diye(2014) Sayfa:28