Aydın’ın Efeler ilçesinde hizmet veren Özel Medinova Hastanesi’nde Dermatoloji Uzm. Dr. Fatma Nalbant, uyuz hastalığına karşı vatandaşları uyardı. Uyuz hastalığının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Nalbant, “Uyuz, binlerce yıldır insanlığı etkileyen, yalnızca bireysel değil toplumsal boyutta da önemli sonuçlar doğuran paraziter bir deri hastalığıdır. Günümüzde hâlâ sık görülmesi ve son yıllarda artış göstermesi, bu hastalığı yeniden gündemin üst sıralarına taşımaktadır. Uyuzun etkeni, derinin üst tabakasına yerleşen ve burada tüneller açarak yaşayan mikroskobik bir parazittir. Bu parazitin varlığı, bağışıklık sistemini harekete geçirir ve sonuç olarak hastalarda şiddetli bir kaşıntı ortaya çıkar. Öyle ki bu kaşıntı, çoğu zaman “hayatın en rahatsız edici kaşıntılarından biri” olarak tanımlanır. Hastalık genellikle parmak araları, bilekler, koltuk altı, göbek çevresi, meme üzeri ve genital bölgelerde kendini gösterir. Bu alanlarda kızarıklık, kaşıma izleri, içi sıvı dolu küçük kabarcıklar ve parazitin oluşturduğu ince tünel yapıları görülebilir. Özellikle genital bölgede oluşan kaşıntılı kabarıklıklar, uyuz açısından oldukça tipiktir.
“2 İLA 6 HAFTA SÜRER”
Uyuzun en sık, uzun süreli yakın temasla bulaştığını kaydeden Nalbant, “Aynı yatakta uyumak gibi deri temasının en az 15–20 dakika sürdüğü durumlar bulaş açısından en riskli olanlardır. Kısa süreli temaslarla bulaş ihtimali düşük olsa da tamamen yok değildir. Ayrıca ortak kullanılan havlu, çarşaf ve kıyafetler de bulaş kaynağı olabilir. Hastalığın cinsel temas yoluyla da bulaşabileceği unutulmamalıdır. Parazit vücuda girdikten sonra belirtilerin ortaya çıkması genellikle 2 ila 6 hafta sürer. Ancak daha önce uyuz geçirmiş kişilerde belirtiler birkaç gün içinde başlayabilir. Kaşıntı çoğunlukla gece artar ve sıcakla belirginleşir. Yetişkinlerde genellikle baş ve boyun etkilenmezken, bebeklerde ve yaşlılarda bu bölgelerde de bulgular görülebilir. Bazı özel durumlarda hastalık daha farklı seyredebilir. Bağışıklık sistemi zayıf bireylerde “kabuklu uyuz” adı verilen, çok daha bulaşıcı ve ağır bir tablo gelişebilir. Öte yandan, aşırı hijyenik kişilerde ise klasik deri bulguları olmadan sadece yoğun kaşıntı ile seyreden “sosyete uyuzu” görülebilir.” diye konuştu.
ERKEN TANI VURGUSU
Tanının parazitin kendisinin ya da yumurtalarının mikroskop altında gösterilmesiyle veya tipik klinik bulgular ve hasta öyküsüyle konulacağını belirten Nalbant, “Tedavide en sık kullanılan yöntemler arasında permetrinli kremler, kükürtlü preparatlar ve bazı durumlarda ağızdan alınan ilaçlar yer alır. Ancak tedavinin başarısı yalnızca ilaçla sınırlı değildir. Aynı evde yaşayan herkesin eş zamanlı tedavi olması, kıyafet ve çarşafların uygun şekilde temizlenmesi ve yeniden bulaşın önlenmesi büyük önem taşır. İlaç uygulamasından önce yapılan sıcak ve keseli banyo, parazitin bulunduğu tünelleri açarak tedavinin etkinliğini artırır. Tedavi sonrası kaşıntının hemen geçmemesi normaldir; genellikle 1–2 hafta içinde belirgin şekilde azalır ve bir ay içinde tamamen kaybolur. Unutulmaması gereken en önemli noktalardan biri de şudur: Uyuz geçiren kişi yeniden uyuz olabilir. Yani bu hastalığa karşı kalıcı bir bağışıklık gelişmez. Sonuç olarak uyuz, basit gibi görünen ancak ihmal edildiğinde hızla yayılan ve yaşam kalitesini ciddi şekilde bozan bir hastalıktır. Erken tanı, doğru tedavi ve toplumsal bilinç, bu parazitle mücadelede en güçlü silahlarımızdır.” şeklinde konuştu.





