Aydın’da çalışmalarını sürdüren Gıda Tarım ve Hayvancılık Üreticileri Derneği Başkanı Tevfik Fikret Koca, önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de tarım sektörünün ciddi bir ekonomik baskı altında olduğunu kaydeden Başkan Koca, özellikle zeytinyağı piyasasında oluşan fiyat dengesizliğinin üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Koca, son dönemde zeytinyağı piyasasında oluşan fiyatların üreticiyi korumaktan uzak olduğunu belirterek, sektör temsilcilerinden alınan bilgilere göre özellikle Cezayir, Tunus, Fas, Mısır gibi ülkelerden ithal edilen düşük asitli zeytinyağlarının piyasada 135 TL ile 165 TL bandında işlem gördüğünü ifade etti. Buna karşılık Türkiye’de üreticilerin zeytinyağını fabrikalara ve tüccarlara yaklaşık 170 TL ile 190 TL seviyelerinde satabildiğini belirten Koca, bu durumun yerli üretici üzerinde ciddi bir fiyat baskısı oluşturduğunu vurguladı.
“MALİYETLER ARTTI”
“Üretim maliyetleri her geçen gün artarken üreticinin elindeki ürünün değer kaybetmesi kabul edilebilir bir durum değildir.” diyen Koca, zeytinyağı üretiminin yalnızca hasat dönemine bağlı bir maliyet olmadığını belirterek yıl boyunca yapılan bakım, gübreleme, sulama, ilaçlama ve işçilik giderlerinin üretim maliyetlerini ciddi şekilde artırdığını söyledi. Koca, bazı bölgelerde üreticilerin maliyetler nedeniyle hasada girmekte tereddüt ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bugün bazı üreticilerimiz ürününü topladığında zarar edeceğini düşünmektedir. Bu nedenle bazı bölgelerde zeytinlerin dalında kaldığı görülmektedir. Dalında kalan her ürün sadece üreticinin değil aynı zamanda ülke ekonomisinin kaybıdır.”
“PAMUK ÜRETİCİLERİ DE BENZER SORUNLARLA KARŞI KARŞIYA”
Tarım sektöründeki sorunların yalnızca zeytin ve zeytinyağı ile sınırlı olmadığını ifade eden Koca, pamuk üreticilerinin de benzer maliyet baskılarıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Artan mazot, gübre, işçilik ve enerji maliyetlerinin pamuk üretimini zorlaştırdığını belirten Koca, üretim maliyetlerinin yükselmesine rağmen ürün fiyatlarının yeterli seviyede oluşmamasının üreticileri üretimden uzaklaştırma riski taşıdığını ifade etti.
“KUR DENGESİ İHRACATI ZORLAŞTIRIYOR”
Tarım ürünlerinde ihracatın sürdürülebilirliği açısından döviz kurlarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Koca, maliyetlerin sürekli artmasına rağmen kur dengesinin ihracatçı lehine gelişmemesinin Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflattığını belirtti. “Üretici yüksek maliyetle üretim yaparken ihracatçı dünya piyasalarında rekabet etmekte zorlanmaktadır.” diyen Koca, tarım sektörünün sürdürülebilirliği için kur politikasının ihracatı destekleyecek şekilde dengelenmesi gerektiğini söyledi.
“İNCİR İHRACATINDA CİDDİ DÜŞÜŞ”
Ege Bölgesi’nin önemli ihracat ürünlerinden biri olan incirde de son dönemde ihracatın zorlaştığını ifade eden Koca, özellikle Avrupa Birliği pazarında uygulanan gıda güvenliği kontrollerinin sektörü etkilediğini belirtti. Avrupa Birliği mevzuatına göre kuru incirde aflatoksin sınır limitlerinin aşılması durumunda ürünlerin sınırdan geri çevrilebildiğini ifade etti. Bu durumun üretici, tüccar ve ihracatçı açısından ciddi ekonomik kayıplara neden olduğunu belirten Koca, incir satışlarının önemli ölçüde düştüğünü ve bazı pazarlarda ihracatın yavaşladığını söyledi.
“TARIM BİR ÜLKENİN BAĞIMSIZLIĞIDIR”
Tarım sektöründe yaşanan sorunların çözümü için acil adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Koca, çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: Tarım ürünlerinde ithalat politikaları yerli üreticiyi koruyacak şekilde yeniden düzenlenmeli. Üretim maliyetlerini azaltacak destekler artırılmalı. İhracatçıların rekabet gücünü artıracak ekonomik dengeler sağlanmalı. Tarım ürünlerinde kalite ve üretim süreçleri güçlendirilmelidir.”
Koca, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün ülkemizin en stratejik sektörlerinden biri olan tarımda çok net bir gerçekle karşı karşıyayız: Türk çiftçisi kendi ülkesinde kendi ürettiği ürünle rekabet edemez hale gelmiştir. Unutulmamalıdır ki çiftçi üretmezse raflar boş kalır. Çiftçi kazanmazsa tarım biter. Tarım biterse gıda güvenliği tehlikeye girer. Tarım sadece bir sektör değildir, bir ülkenin bağımsızlığıdır.”






