Hazal Sansür köşe yazısı

DUYGUSAL YEMEK YEME DAVRANIŞI NEDİR?

Merhabalar! Bu ay duygusal yemek yeme davranışından bahsedeceğiz. Duygusal yemek yeme davranışı, öfke, üzüntü, utanç gibi birçok olumsuz duyguyla yemek yiyerek baş etmeye çalışma durumudur. Geçici olarak verdiği rahatlama hissi nedeniyle birey kaçmaya çalıştığı duygulardan uzaklaştığını hissedebilir. Ancak açlığın hissedilmediği zamanlarda yemek, midenin genişlemesine ve günlük öğünlerde tüketilen kalorilerin artmasına yol açar. Bu da ciddi bir kilo problemini ve bireyin öz saygısını kaybetme riskini doğurur. Bu durum kişilerin hayatlarına hem psikolojik hem de fizyolojik zarar verir. Duygusal yemek yemenin bazı yaygın tetikleyicileri vardır. İlk olarak stresin yemek yeme davranışı üzerinde bazı etkileri bulunmaktadır. Stres, bazı hormonlar veya kortizol seviyesi üzerinde yükselmeye neden olur. Bu yüzden vücut kendini dengelemek için yoğun tatlı ya da aşırı yağlı gıdalar tüketme arzusu duyar. Diğer tetikleyici ise yoğun duygu ve düşüncelerdir. Öfke, korku, kaygı, endişe gibi duyguları bastırmak için yemek yeme davranışı sıklıkla gözlenir. Ayrıca çocukluk çağı beslenme sorunları da duygusal yemek yeme bozukluğuna yol açabilir. Çocukken bir başarının ardından gelen yemek yetişkin yaşamda karşımıza duygusal yemenin tetikleyicisi olarak çıkar. Örneğin, her başarılı olunan sınavdan sonra hamburgerciye gitmek her çocuğu mutlu eder ve iyi hissettirir. Bu durum, yetişkinlik döneminde yeme davranışı üzerinde, özellikle başarısızlık hissiyle baş etmek için kullanılan bir stratejiye dönüşebilir. Son olarak duygusal yemek yeme davranışında, bireylerin günlük olayları yorumlayış biçimi ve geçmişte değerli hissetme gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmamış olmasının rolü büyüktür.  Bu tarz kişiler ise olumsuz yaşantılarıyla baş etmek için fazla bir şeyler atıştırmayı seçebilirler. Aynı zamanda insanın içindeki duygusal boşluğu doldurmaya yönelik bir çabası olarak yorumlanabilir.

Peki ne yapılmalıdır? 

Farkındalık sağlayın.
‘ Beni duygusal yemeye iten tetikleyici faktörler neler? Nasıl hissettiğimde, ne gibi durumlarda duygusal yeme ihtiyacım artıyor?’ gibi sorular sorun.  İlk adımınız farkındalık olsun. 

Kendini dışarıdan izleyin.
Günlük olarak yaşadığınız duygu değişimleri ve yaşamınıza yansımasını kaydetmek, resmi daha net ve nesnel bir şekilde görmenizde size çok yardımcı olacaktır. Kayıt formunda duygu, tüketilen gıda ve miktarı ile tüketim sonrası yaşanan hislere mutlaka yer verin. Böylece hangi duygu altında, hangi besinden ne kadar yedim, ardından nasıl hissettim sorularını cevaplamış olacaksınız.

Harekete geçmekte gecikmeyin.
 Zor duygularla baş etmek için daha etkili ve daha kalıcı alternatifler üretin. Örneğin olumsuz duyguları bastırmak yerine sağlıklı şekilde ifade etmeye, mutfak yerine spora yönelmeye çalışın.

Bazı alışkanlıkları değiştirin.
Çevresel birtakım düzenlemelerle işleri biraz daha kolay hale getirmek sizin elinizde. Örneğin kalorili, hazır gıdaları yanınızda ve yakınınızda bulundurmayın. Sizi cezbeden pastanelerin önünden geçmeyin ya da alışveriş listeniz dışında sepete başka hiçbir gıdayı atmayın.

Yardım alın.
 Tüm çabalarınıza rağmen kalıcı bir davranış değişikliği sağlamakta zorlanabilirsiniz. Böyle bir durumda yardım alın. Duygusal yemeyi doğrudan hedef alan psikoterapi çalışmalarında, bedene ve duygulara dair farkındalığınızı arttırma amaçlı terapi yöntemleri kullanılır. Örneğin Gestalt ilkelerini temel alan bir terapi çalışmasında yenilen besinin tadını, midenizin ne kadar açlık hissettiğini ve o an eşlik eden duygularınızı ayırt etmeye yönelik bir çok yöntem kullanılır. Bir diğer etkili terapi yöntemi ise, Bilişsel Davranışçı Terapidir. Bu terapi yöntemi düşünceleriniz, duygularınız ve davranışlarınız arasındaki ilişkiyi anlamamıza yardımcı olacaktır.

Duyguların ne olduğu anlamak ve onları gerektiği gibi ifade etmeyi öğrenmek çok önemlidir. Bu sayede olumsuzluklar karşısında duyguları erteleyip yemek yemeye çalışmak yerine, duyguları sahiplenerek yapıcı çözüm yolları bulunabilir.