Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt için belirlediği 22,22 TL/litre tavsiye fiyatı, hayvancılık sektöründe tepkilere neden oldu. Anahtar Parti Aydın İl Başkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu fiyatın sahadaki ekonomik gerçeklerle örtüşmediği vurgulandı. Açıklama, İl Başkanı Semih Akgün tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.
“ÜRETİM MALİYETİ 25 TL’Yİ AŞTI”
Yapılan değerlendirmede; yem, enerji, işçilik, veterinerlik hizmetleri ve finansman giderleri dikkate alındığında, Türkiye genelinde çiğ süt üretim maliyetinin litre başına yaklaşık 25 TL seviyesine ulaştığı ifade edildi. Bu durumun, farklı bölgelerde yapılan işletme bazlı analizler ve saha verileriyle de doğrulandığı belirtildi.
“BU FİYAT KÂR DEĞİL, ZARARI SINIRLIYOR”
Açıklamada, belirlenen tavsiye fiyatının üreticiye kâr sağlamadığı, yalnızca zararı sınırlamaya yönelik olduğu vurgulandı. Bu yaklaşımın ise orta ve uzun vadede hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliğini tehlikeye attığına dikkat çekildi.
“ÜRETİCİ SEKTÖRDEN ÇEKİLİYOR”
Saha verilerinin oldukça net olduğuna işaret edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: Süt gelirinin maliyetleri karşılamadığı dönemlerde üreticiler sürülerini küçültüyor, damızlık hayvanlarını kesime gönderiyor ya da tamamen üretimden çekiliyor. Bunun sonucu olarak birkaç ay içinde et arzında daralma, gıda enflasyonunda artış ve ithalat baskısı ortaya çıkıyor.
“ÇİĞ SÜT STRATEJİK BİR ÜRÜNDÜR”
Anahtar Parti Aydın İl Başkanlığı, çiğ sütün yalnızca bir tarım ürünü olmadığını vurgulayarak, bu fiyatın hayvancılığın geleceğini belirleyen stratejik bir eşik olduğunun altını çizdi. Maliyetin altında belirlenen her fiyatın; yerli üretimi zayıflattığı, kırsaldaki üreticiyi sistem dışına ittiği ve ülkeyi ithalata bağımlı hale getirdiği ifade edildi.
“FİYATLAR VERİ TEMELLİ BELİRLENMELİ”
Açıklamanın sonunda çözüm önerilerine de yer verildi. Çiğ süt fiyatlarının güncel üretim maliyetleri esas alınarak belirlenmesi, düzenli aralıklarla revize edilmesi ve yem ile enerji gibi temel girdilerde etkin destek mekanizmalarının devreye sokulması gerektiği belirtildi.
Aksi halde bu fiyatın sektörü rahatlatan değil, sorunu erteleyen ve krizi derinleştiren bir karar olarak kayıtlara geçeceği ifade edildi.




