CHP Nazilli İlçe Başkanı Aslıhan Ökmen ve partililerle birlikte Nazilli Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret eden Bülbül, burada yaptığı açıklamalarda hem siyasi gelişmeleri hem de ekonomik sorunları değerlendirdi. Cemiyet Başkanı Ümit Özmen’in ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette tansiyonu yükselten açıklamalar peş peşe geldi.
KÖKSAL’A “YOLSUZLUK” GÖNDERMESİ
Konuşmasında ilk olarak Burcu Köksal’ı hedef alan Bülbül, CHP’nin Köksal’a uzun yıllar boyunca önemli görevler verdiğini belirtti. Köksal’ın geçmişte AK Parti’ye geçen siyasetçilere yönelik eleştirilerini hatırlatan Bülbül, şimdi aynı tercihi yapmasının çelişki olduğunu savundu.
Bülbül, Köksal’ın eşine yönelik ortaya atılan 700 milyon liralık yolsuzluk iddialarını da gündeme getirerek, “Bu iddialar hakkında neden açıklama yapılmıyor?” diye sordu.
“BAZI BAŞKANLAR BASKIYLA TRANSFER EDİLİYOR”
İktidarın CHP’li belediye başkanları üzerinde baskı kurduğunu ileri süren Bülbül, bazı isimlerin soruşturma tehdidiyle parti değiştirmeye zorlandığını savundu.
Direnen belediye başkanlarının hedef alındığını iddia eden Bülbül, “Boyun eğmeyenler hakkında operasyonlar yapılıyor, bazıları ise iktidarın himayesine giriyor” dedi.
“HUKUK DEVLETİNİ YENİDEN KURACAĞIZ”
Konuşmasının devamında hukuk sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bülbül, CHP iktidarında bağımsız yargının yeniden tesis edileceğini söyledi.
Suç işleyen herkesin makamı ne olursa olsun hesap vereceğini belirten Bülbül, hukuksuz emirleri uygulayan kamu görevlilerinin de yargı önünde hesap vereceğini ifade etti.
EKONOMİ VE ÇİFTÇİ BORÇLARI GÜNDEMDEYDİ
Ekonomik sıkıntılara da değinen Bülbül, emeklilerin, asgari ücretlilerin ve düşük maaşlı memurların her geçen gün daha fazla geçim sıkıntısı yaşadığını dile getirdi.
Söke’de yaşanan sel felaketinin ardından bölgenin afet bölgesi ilan edilmesi gerektiğini belirten Bülbül, çiftçilerin Ziraat Bankası’na olan borçlarının da faizsiz şekilde 5 yıla bölünmesini talep etti. Planlı tarım politikasına geçilmesi gerektiğini vurgulayan Bülbül, üreticinin desteklenmesinin şart olduğunu söyledi.






