İzmir’in Menemen ilçesinde yaşayan Kadir Kuşçu, uzun yıllar tornacılık yaptı. Hayatını değiştiren olay ise ilk sahibi olduğu atın ayağına yanlış nal çakılmasıyla yaşandı. Çağırdığı nalbantların yaptığı hatalı uygulama nedeniyle atı topal kalma riskiyle karşı karşıya kalan Kuşçu, yaşadığı mağduriyetin ardından nalbantlığı kendi imkânlarıyla öğrenmeye karar verdi.

İzmir'den Karacasu'ya uzanan kırkyama ve oyuncak bebek hikayesi
İzmir'den Karacasu'ya uzanan kırkyama ve oyuncak bebek hikayesi
İçeriği Görüntüle

“ATIMIN TOPAL KALMASI BENİ BU MESLEĞE YÖNELTTİ”

Yaşadığı o günü unutamadığını belirten Kuşçu, ilk atının kendisini nalbant yaptığını söyledi. Yanlış çakılan çiviler nedeniyle atının büyük acı çektiğini anlatan Kuşçu, “Atımın ayağındaki çivileri ertesi gün söktüğümde kan geliyordu. Nal çakımı sırasında ayağını vermeyen at, nalı sökmem için kendi uzatıyordu. Ayağına keçe koydum, çorap bağladım, koli bandıyla sardım. Günlerce bakım yaptım ve sonunda iyileşti. O gün dedim ki bu işi doğru öğrenmem lazım. İşini kötü yapan biri beni usta yaptı. Ben aslında tornacıydım” dedi.

TORNACILIĞI BIRAKTI, PROFESYONEL NALBANT OLDU

Bir süre hem tornacılık hem de nalbantlık yaptığını belirten Kuşçu, daha sonra iki mesleği birlikte yürütmenin mümkün olmadığını gördüğünü, tornacılıktan 2006 yılında emekli olduğunu ve tamamen nalbantlığa yöneldiğini söyledi. Yaklaşık 27 yıldır mesleğini sürdürdüğünü ifade eden Kuşçu, talepleri yetiştirmekte zorlandığını ve şu anda ağırlıklı olarak Ege Bölgesi’nde iş yaptığını belirterek, “Ege Bölgesi’ndeki at sahiplerine belli zaman aralıklarında uğruyorum. İncirliova da bu güzergâhlarımızdan biri” dedi.

“EN SAKİN AT BİLE BİR ANDA DEĞİŞEBİLİYOR”

Nalbantlığın dışarıdan göründüğünden çok daha riskli bir meslek olduğunu dile getiren Kuşçu, en uysal görünen atların bile nal çakımı sırasında gerginleşebildiğini söyledi. Meslek hayatı boyunca çok sayıda kaza geçirdiğini anlatan Kuşçu, “Boynumda platin var. Belimden ameliyat oldum. Kolum ve kaburgalarım kırıldı. Bunların hepsi attan kaynaklı kazalar. Bu iş herkesin yapabileceği bir iş değil. Çok ağır ve çok riskli. Kedi gibi duran bir at bile nal çakmaya başladığınızda bambaşka bir hale gelebiliyor” ifadelerini kullandı.

“BİZİM MESLEĞİN ADI AÇIK MEZARDIR”

Mesleğin sürekli dikkat gerektirdiğini dile getiren Kuşçu, “Bizim mesleğin adı açık mezardır. Sürekli tehlikeyle iç içesiniz. Ne zaman nerede yaralanacağınız belli olmaz. Ama bu iş bizde alışkanlık oldu, adeta bağımlılık yaptı. Bir de sürekli geziyorum. Gittiğim her yerde çok değerli insanlar tanıyorum. Artık müşteri seçme şansım da var. Herkesle çalışmıyorum, herkesin işini yapmıyorum” dedi.

Muhabir: EMRAH DİNÇER