1988’in Temmuz ayında ikinci sayısı yayımlanan Afrodisias Karacasu Tanıtım Dergisi. Derginin künyesinde sahibi olarak Afrodisias Atletizm ve Halk Oyunları Şenliği Tertip Komitesi adına Karacasu Kaymakamı Reşat Özdemir yazıyor. Döneminin Kaymakamı Reşat Özdemir’in derginin önsözünde yazan şu sözleri ilginç ve 1988’den mi bahsediyor yoksa gelecekteki bir günden mi diye insan şaşırıyor. “Turizm sektörüyle ilgili değişik bölümlere dergimizden binlercesini gönderdik: Acentelere, turizm kuruluşlarına, turistik kasaba ve köylere, üniversite merkezlerine, Kültür ve Turizm Bakanlığının değişik birimlerine ve basına. Böylece turistlerle direkt bir bağlantı kurmak istedik. Bu irtibat ağının bir başlangıç için oldukça cesaret verici olacağına inanıyoruz. Bu sayıdan itibaren İngilizce’nin yanında Fransızca yayına da başlıyoruz.”  Derginin Karacasu’dan haberler veren bölümünde şu iki haber dikkat çekici: “İlçemizde turizm olayının yarattığı ihtiyaç üzerine ilçe merkezi ve köylerde yabancı dil kursları açıldı. Kurslar dönemler halinde sürüyor.”  “İlçemizde seramikçilerin daha iyi koşullarda üretim yapmaları ve ürettiklerini sergileyip pazarlayabilmeleri amacıyla Dandalaz yolu üzerinde Seramikçiler Kooperatifine Belediyece arazi tahsisi yapıldı. Kooperatifin kredi talebi, Sanayi ve Ticaret Müdürlüğünce sonuçlandırılmaya çalışılıyor.” Dergiyi şöyle bir inceleyince Karacasu bazı konularda bugünden ilerideymiş deyip şaşırıyorum. Bazı noktalarda aynı sorunların devam etmekte olduğunu görüp aradan geçen 28 yılın hiçbir şeyi değiştirmemesi karşısında gülmek geliyor içimden. Yıl 2016. Afrodisias’a gelen turisti ilçede tutacak formül hayata geçmemiş. Doğasından yararlanılamamış. Safranbolu gözüyle baktığımız sokaklar, evler bir türlü turizme açılmamış.  Karacasu Safranbolu’dan da Beypazarı’ndan da ileriye gidebilir. Çünkü oralarda olmayan başka turizm faktörleri de var burada. Hem tarihi ev ve sokakları hem doğası hem de dünya çapında tanınan Afrodisias’ı. Kadro süper. Ama bu kadroyu doğru antrenmanla işler hale getirecek, tesisleşmeyle temeli sağlam tutacak bir teknik direktöre ihtiyaç var. Derginin tek bir sayısını gördüm. Diğerlerini inceleyemedim. Derginin genel yapısını ben de şu düşünceyi uyandırdı: Bir zamanlar Karacasu’nun bürokratı, siyasetçisi, halkı ve aydını birlik olup Karacasu adına bir şeyler yapabiliyormuş. Bugün…?