Nazilli Belediye Başkan Yardımcısı Selahattin Yılmaz, Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda belediyenin mali durumu ve icra süreçleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Belediye hakkında yürütülen icra işlemlerinin nedenlerini anlatan Yılmaz, bazı borçların önceki dönem yönetimlerinin hatalarından kaynaklandığını söyledi.
Nazilli Belediyesi'nin mevcut banka borçlarına ilişkin bilgi veren Yılmaz, belediyenin önceki dönemden kalan 36 milyon lira banka borcu bulunduğunu belirterek, bunun 13 milyon liralık kısmının mevcut döneme ait olduğunu ve ödeme sürecinin devam ettiğini ifade etti.
“İCRAYA KONU BORÇLARIN İKİ ANA SEBEBİ VAR”
İcralık dosyaların oluşmasına neden olan süreçleri açıklayan Yılmaz, borçların iki temel sebepten kaynaklandığını dile getirdi. Bu sebeplerden birinin Ö.T. isimli şahsın şirketleriyle ilgili olduğunu belirten Yılmaz, belediyenin geçmiş dönemde yaptığı uygulamalara dikkat çekti.
“SGK İLİŞİKSİZLİK BELGESİ ALINMADAN TEMİNATLAR İADE EDİLMİŞ”
Yılmaz, söz konusu şirketlerin Nazilli Belediyesi'ne iş yaptığı dönemde SGK ilişiksizlik belgesi alınmadan kesin kabullerin yapıldığını ve yüklenici firmalara ait teminatların iade edildiğini söyledi.
Süreç içerisinde SGK'nın prim alacaklarını ilgili şirketlerden tahsil edemediğini ifade eden Yılmaz, bu nedenle kurumun alacağını belediyeden talep ettiğini belirtti.

“BU BORÇ BELEDİYENİN DEĞİL, ŞİRKETLERİN BORCU”
Ortaya çıkan borcun belediyeye ait olmadığını savunan Yılmaz, "Bu Nazilli Belediyesi'nin borcu değil, o şahsın şirketlerinin borcu. Ancak dönemin yetkililerinin kusurlu işlemleri nedeniyle belediyemiz bu ödemeleri yapmak zorunda kalıyor" dedi.
“DÖNEMİN YETKİLİLERİNE RÜCU EDİLECEK”
Belediyenin SGK'ya karşı yükümlülüklerini yerine getireceğini vurgulayan Yılmaz, sorumlular hakkında da gerekli işlemlerin yapılacağını belirterek, "Belediyemiz bu borçları ödüyor ancak o dönemin belediye başkanı, muhasebe müdürü, harcama yetkilisi ve kusuru bulunan kişiler kimlerse onlara rücu edilecek" ifadelerini kullandı.
Yılmaz'ın açıklamaları meclis toplantısında dikkat çekerken, geçmiş dönem uygulamalarına ilişkin sorumluluk tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı.



