Göktaş’a göre Türkiye’de emeklilik sistemi üç ana kritere dayanıyor. Bunlar; prim gün sayısının tamamlanması, sigortalılık süresinin doldurulması ve yaş şartının sağlanması. Ev hanımı olmanın bu şartları ortadan kaldırmadığını belirten Göktaş, sistemin dışında kalmamak için mutlaka sosyal güvenceye dahil olunması gerektiğini vurguladı.
Ev hanımlarına özel düzenleme yok
Ev hanımlarına yönelik özel bir emeklilik avantajı olup olmadığına da değinen Göktaş, şu an yürürlükte ayrıcalıklı bir düzenleme bulunmadığını ifade etti. Daha önce devlet destekli modellerin gündeme geldiğini ancak henüz uygulamaya alınmadığını söyledi.

İsteğe bağlı sigorta ve doğum borçlanması öne çıkıyor
Mevcut sistemde ev hanımları için en önemli seçeneklerin başında isteğe bağlı sigorta geliyor. Ayrıca daha önce sigortalı olarak çalışan kadınlar, çocuk nedeniyle iş hayatına ara verdiyse doğum borçlanması ile eksik prim günlerini tamamlayabiliyor.
En fazla üç çocuk için yapılabilen doğum borçlanmasıyla toplam 2160 gün kazanılabiliyor. Ancak bu sürenin maliyetinin yaklaşık 780 bin lira seviyesinde olduğu belirtiliyor.
Staj ve çıraklık detayı avantaj sağlıyor
Göktaş, staj veya çıraklık dönemindeki sigorta girişlerinin emeklilik başlangıcı sayılmadığını ancak kadınlar için doğum borçlanması hakkı doğurduğunu ifade etti. Bu sayede prim gün sayısı artırılabiliyor ve bazı durumlarda emeklilik yaşı öne çekilebiliyor.

“Bir gün bile olsa sigorta başlangıcınız olsun”
Ev hanımlarına önemli tavsiyelerde bulunan Göktaş, “Emekli olamam” düşüncesiyle hareket edilmemesi gerektiğini belirtti. Gelecekte mevzuat değişiklikleri olabileceğini hatırlatan uzman, özellikle imkanı olanların prim ve borçlanma işlemlerini geciktirmemesi gerektiğini söyledi.
Ayrıca yıl sonuna doğru artan asgari ücretin borçlanma maliyetlerini yükseltebileceğine dikkat çekerek, başvuruların erken yapılmasının avantaj sağlayabileceğini vurguladı.





