Değneksiz köy
Hüseyin Barış Özsoy
Çok severim atasözlerimizi ve deyimlerimizi. Binlerce yıllık yaşanmışlığın süzgecinden geçip, yılların tecrübesiyle demlenmiştir her biri. En çok sevdiklerimden biri de “Köpeksiz köy bulup, değneksiz gezmek” deyimidir. Ne manaya geldiğini ve hangi durumlarda kullanıldığını açıklamaya gerek olmayan, gayet anlaşılır ve mesajı net bir deyimdir bu. Günümüz dünyasında pek çok olaya da cuk diye oturur. Aslında anlam olarak eleştirel ve sonucu kötü biten olaylardan bahsetse de, sistem ve sistemin adamları köpeksiz köyleri severler. Köpeksiz köy olur mu? Olmaz elbette o yüzden bu sistemin adamları köye kendi köpeklerini yerleştirirler ki, kendilerinin değneksiz gezdiği köyde onların karşısında olan kişiler değnek arasın dursun. Çünkü bu sistem başkanları kendilerini eleştirenlerin üzerine bu köpekleri salarlar. Köpeklik için doğmuş ve bunu vazife edinmiş insan görünümlü köpekler de bu eleştirel insanlara havlamaktan başka bir işe yaramaz. Bu köpekler bilmez ki ilk fırsatta değneği kafasına yiyecek olan yine onlardır.
Köpek sadık bir hayvandır. Sahibinin emrinden çıkmaz. Tek derdi sahibini memnun etmektir ki karnı doysun. Çünkü köpekler yedikleri rızkı sahiplerinden bilirler. Sahiplerinin onları terk etmesinden korkarlar. Bu aslında aç kalma korkusudur. Kendi başlarına bir hiç oldukları için, bir sahibe muhtaçtırlar her zaman. Ama nankör olarak tanımlanan kediler öyle değildir. Onların nankör olarak görülmesinin sebebi rızkı vereni bilir, kula minnet etmezler. Kediler yiyecekleri yemek uğruna birilerinin esiri olmaz, birilerinin pis işlerini yapmazlar. Bu sebeple bazıları köpek olarak doğar bazıları ise kedi.
Neyse bu kadar tabiat bilgisinden sonra, uzun zamandır konuşmaya, yazmaya fırsat bulamadığım ASKF seçimlerinden bahsedeyim. Biliyorsunuz ki mevcut yönetimden memnun olmayan ve onları eleştiren taraftaydım. Benim eleştirim bir bütüne değil eksik olan taraflaraydı. Sonuç ne olursa olsun aynı noktada kalacağıma söz vermiştim. Bu sözümün arkasındayım. Sonuç olarak bir seçim yapıldı ve her ne kadar tek aday olsa da, her ne kadar sayı olarak az bir destek alsa da yeni başkan Kasım Payza oldu. Bu yarışa tek başına girmek, katılım sayısının az olması Kasım Başkan’ın suçu değil. Bu durumdan ders çıkarıp camiayı birleştirici bir rol oynamak Kasım Payza’nın işidir. Bunu yapar yada yapmaz kendisi bilir. Bu bizim sorunumuz değil. Bizim meselemiz doğru bildiklerimizi söylemekten çekinmeden bu yolda devam etmek. Yapılan doğruları alkışlamak, yanlışları eleştirmek. Bundan sonraki süreç için tek temennim, işimizin Aydın sporunu daha ileri götürmek olduğunu, bu uğurda fikir ayrılıkları olabileceğini, her eleştirinin alaşağı etmeye çalışmak olmadığını insanlara anlatmak. Bunu yaparken, tek derdi yediği ekmek kesilmesin diye yapacağımız eleştirilere havlayarak bize saldıracak olanları biliyoruz. Onlar da bilsin ki değneksiz gezmiyoruz. Kalın sağlıcakla.
Yorumlar
Trend Haberler
Aydınlı muhtar setlerde
Aydın’da bir dilin 100 yıllık yolculuğu
CHP'nin ret oyuna rağmen engel aşıldı: Aydın'ın 17 ilçesine müjde
Aydın'da şok ceza: Yolcu gibi bindiler, cezayı kestiler
Karacasu'da yürekler dağlandı: Ataköy'de dayı-yeğen aynı kaderi yaşadı
Aydın'da köklü değişim: 17 ilçenin müdürü değişti
Kuyucak'ı üzen ölüm: Mesaiye gitmek için evden çıktı hayatını kaybetti
75 Yaşında 35 yıllık emek: Cumartesi Pazarı’nın güler yüzlü markası Ümmühan Teyze
Karacasu'da zehire ağır darbe
Aydın'ın masalsı mahallesi
Resmi İlanlar