Bazı eserler ölümsüzdür. Kaç kereler okusanız, eğer bir filmse izleseniz de her seferinde farklı bir tat alırsınız. Kurgusunun eşsizliği ve verdiği mesajının evrenselliği ile sizi doyuma ulaştır. Okuduğunuz dönemin üzerinden çok uzun zaman geçse bile unutmazsınız. İşte onlardan bir tanesi bu hafta sayfamıza konuk oluyor.

Yıl 6 Ocak 1482- Paris…
Paris halkını ayağa kaldıran evvelden beri bir arada kutlanan Krallar Günü ve Deliler Bayramı. O gün Greve Meydanı’nda şenlik ağacı dikilecek. Braque Şapeli’nde kurdelelerle süslü bahar ağacı dikilecek. Her yer insan kaynamakta. O kalabalık içinde Adalet Sarayının büyük salonunda oyununu sergilemeye çalışan acemi bir oyun yazarı Pirerre Gringoire. Bu sıkıcı oyunu izlemek istemeyen halk eğlence peşindedir. Bir karmaşa bir kaosla oyunun yerini ilginç bir yarışma alır. En çirkin papaz yarışması. Paris’in her yerinden gelen insanlar çirkinleşerek hünerlerini sergiler. Öğrenciler, işçiler, hukukçular kimler kimler yarışmaya katılır. Çirkin görünmek için ellerinden ne geliyorsa yaparlar. Ancak bunlar içinde öyle biri vardır ki bu kişinin çirkinliği karşısında herkesin ağzı açık kalır. Bu yarışmacının yüzünü burşturmasına veya şekilden şekile girmesine gerek yoktur. Yüzü ve vücudu zaten korkunçtur.Bu ürkütücü adam Notr Dame Katedralinin zangocu Quasimodo’dur.

Lanetli bir bebek mi yoksa bir canavar mı…

Canavardan bozma bir yaratık olarak görülen kule bekçisinin hüzün dolu acınası hikayesinin başlangıcı Esmeralde ile olan ölümsüz aşk hikayesinden tam on altı yıl önce 1413 yılına dayanır. Quasimodo, kim tarafından olduğu bilinmemekle birlikte sabahın yedisinde ayinden hemen sonra Saint Christophe’in resminin tam karşısında yer alan tahta yatağın üzerine bir yaratık bırakılır. Bu yatak kimsesiz çocukların terk edildiği yerdir. Genellikle halkın merhametine sunulmuş istenmeyen bebekler buraya getirilir onlara acıyanlar onları alır, sahip çıkar. Ancak bu sefer bırakılan bir çocuk değildir sanki.

“Bu bir çocuk değil bir canavar.”
“Bu sakat bir maymun olmalı.”

“Bu çocuk büyük felaketlerin habercisi. Bu tahtanın yerine alev alev yanan bir çalı yığınının üstüne yatırılması gerekirdi.”
Quasimodo babalığı sayesinde onunla dalga geçen küstah ve vicdansız insanlardan kaçmak için Nötre Dame’ın zangocu olur. Katedral, onun mabedi, yuvası, evi, yurdudur. Bu yaratıkla katedral arasında gizemli bir bağ vardır. Adeta katedralin bir parçasıdır.Kulelerine bir örümcek gibi korkusuzca tırmanır. Sadece ruhu değil bedeni de katedrale göre şekillenir. Quasimodo; aşırı çirkin, ürkütücü, doğuştan tek gözlü, kambur ve aksaktır. Dört yaşındayken bu sakatlıklarına bir yenisi eklenir. Canların kulak zarını patlatması üzerine sağır olur.

Cloude Frollo yüksek burjuva ile küçük soyluluk arasında bir aileye mensup, küçük yaştan itibaren fin adamı olarak yetiştirilmiş, ağırbaşlı, on altı yaşında mistik ,kilise teolojisinde kilise ve fin bilginine ve skolastik teoloji ise Bşr profesöre meydan okuyacak bilgiye sahip biriydi.Quasimodo’nun efendisi.
Güzel Çingene kızı Esmeralda…
Esmeralda, bir yosmanın kızı olarak dünyaya gelmişti. Annesi onu yaptığı günah dolu kötü işleri bırakınca doğurmuştur. Ancak dünyalar güzeli küçük kız Çingeneler tarafından kaçırılır.Elinde sadece ona ait bir patiğin teki kalır.Annesi üzüntüden kendini karanlık bir odaya kapatır.Esmeralda büyür, herkesin aşık olduğu bir genç kız olur.Sokaklarda keçisi ile dans ederek para kazznır.Bir gece onu kaçırmak isterlerken Quasimodo bunu görür ve kızı kurtarır.İşte o zaman bütün insanlardan korkan kaçan zangoc bu kıza aşık olur.Ancak Çingene kızı gönlünü bir subaya kaptırmıştır.

Güzelliğinden etkilenen sadece Ouasimodo değidir. Efendisi Başdiyakoz Cloude Frollo da kıza aşıktır. Hatta aşkından gözü dönmüştür.Bir gece kızın subayla gizlice buluşacağını öğrenir. Onları takip eder.Onlar bir aradayken gelir ve subayı öldürür.Suç da Esmeralda’nın üsütüne kalır. Güzel kız idam edilmek üzere zindana atılır.
Kötü olmak ve kötülük yapmak sadece hırsızlara veya katillere özgü bir durum değildir. Hayatını, dinini öğretmek için Tanrı’ya adamış bir insan da eğer arzularına kavuşamazsa en azılı katillerden bile daha acımasız olabilir.
Masum ve güzel Esmeralda ile çirkinler çirkini Quasimodo’nun ölümsüz aşkını anlatan acıklı bir o kadar da eşsiz hikayesi. İyilikle kötülüğün, gerçek ve hurafenin, aşk ile ızdırabın bir arada sunularak vicdan muhasebesinin okuyucuya bırakıldığı ve 15.yüzyıl Paris’inin tarihini ve mimarisini doyulmaz betimlemelerle anlatan harika bir kitap.
Merak edenlere keyifli okumalar.

KİTABA DAİR

Kitabın Adı ve Yazarı: Notre Dame'ın Kamburu / Victor Hugo
Kitabın Basıldığı Basımevi yıl ve Tarih:1.Basım Ocak 2014,Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul
Kitabın sayfa sayısı:545

ALINTILAR:
Ama gece karanlığında en tehlikeli silahı olan çirkinliğini kullanamıyordu.
Aşk,cennet demektir…”