Bazı meseleler vardır ki siyasi görüşlerin, parti rozetlerinin, kişisel hesapların çok daha üzerindedir. İşte Nazilli’nin il olma meselesi de tam olarak böyle bir konu…
Yıllardır konuşulan, zaman zaman gündeme gelen, her Nazillilinin içinde ayrı bir heyecan taşıdığı bir hayal var: Nazilli’nin il olması…
Ancak bu kez ortaya çıkan tablo, yalnızca il olma hedefi açısından değil, şehrin geleceği adına da dikkat çekici.
Farklı siyasi görüşlere sahip isimlerin, farklı partilerin temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşması… Üstelik ortak gündem Nazilli olunca siyasi kimliklerin ikinci planda kalabilmesi…
Bence asıl üzerinde durulması gereken nokta tam da burası.
Çünkü bir şehrin geleceği söz konusu olduğunda kim hangi partiden, hangi görüşten, hangi siyasi düşünceden olursa olsun ortak paydanın yaşadığı kent olması gerekir.
Siyaset elbette farklı fikirlerin yarıştığı, farklı düşüncelerin kendisine yer bulduğu bir alan. Zaten demokrasinin güzelliği de burada. Ancak rekabetin yerini iş birliğine bırakması gereken zamanlar da var.
Nazilli için atılan bu adım, işte böyle bir birlikteliğin mümkün olduğunu gösteriyor.
Düşünsenize… Bir tarafta yıllardır il olmayı bekleyen bir kent, diğer tarafta bu hedef için aynı masaya oturabilen farklı siyasi temsilciler. Bu görüntü, sadece bir toplantı fotoğrafından ibaret kalmamalı.
Çünkü Nazilli’nin ihtiyacı olan şey yalnızca güzel fotoğraflar vermek değil, o fotoğrafın arkasını dolduracak kararlılığı ve ortak çalışmayı sürdürebilmek.
Bugün aynı masada buluşabilenler, yarın Ankara’da da aynı kararlılıkla Nazilli’nin taleplerini dile getirebilmeli. Birliktelik yalnızca toplantı günleriyle sınırlı kalmamalı. Süreklilik kazanmalı.
Unutulmamalı ki Nazilli’nin geleceği, herhangi bir siyasi partinin değil, bu kentte yaşayan herkesin meselesidir.
İl olmak elbette kolay bir süreç değil. Bunun idari, ekonomik ve hukuki boyutları var. Ancak bir hedefin gerçekleşebilmesi için önce o hedef etrafında ortak bir irade oluşturulması gerekiyor.
Belki de Nazilli için bugün atılan en önemli adımlardan biri tam olarak bu.
Farklılıklarımız olabilir, siyasi görüşlerimiz birbirinden uzak olabilir. Ama söz konusu Nazilli olduğunda aynı cümlede buluşabiliyorsak, işte o zaman kent bilincinden söz edebiliriz.
Çünkü Nazilli’nin siyasi ayrılıklardan çok, ortak hedeflere; tartışmalardan çok, çözüm üreten birlikteliklere ihtiyacı var.
Şimdi temennimiz, bu birlikteliğin sözde ve fotoğraflarda kalmaması, somut adımlarla devam etmesi.
Nazilli için aynı masa etrafında buluşabilmek güzel. Önemli olan, o masadan kalktıktan sonra da aynı hedef doğrultusunda yürüyebilmek.
Partiler farklı olabilir, fikirler değişebilir ama söz konusu Nazilli ise ortak paydamız belli: Nazilli!