Marmara Bölgesi’nde meydana gelen küçük depremler yakından takip edilirken Prof. Dr. Naci Görür’ün bölgedeki fay hatlarına ilişkin yaptığı değerlendirme dikkat çekti. Görür, Temmuz 2026’da Küçükkuyu Fayı üzerinde meydana gelen sığ ve küçük ölçekli bir depremin ardından Marmara’nın tektonik durumunu değerlendirdi. Küçük depremin Kuzey Anadolu Fayı’nın güney kolundaki hareketliliği gösterdiğini belirten Görür, asıl büyük deprem beklentisinin ise farklı bir kol üzerinde olduğunu ifade etti.

Marmara için “geriliyor” değerlendirmesi
Naci Görür, Küçükkuyu Fayı üzerinde meydana gelen sarsıntının ardından yaptığı değerlendirmede bölgedeki gerilime dikkat çekti. Söz konusu fay zonunun Kuzey Anadolu Fayı’nın güney kolu olarak kabul edildiğini belirten Görür, meydana gelen küçük ve sığ depremin Marmara Bölgesi’nin gerilmeye devam ettiğini gösterdiği görüşünü dile getirdi. Bu değerlendirme, bölgede meydana gelen küçük ölçekli sarsıntıların neden uzmanlar tarafından yakından takip edildiğini de ortaya koydu. Görür’ün açıklamasındaki esas dikkat çekici bölüm ise büyük deprem için işaret ettiği fay kolu oldu.

Büyük deprem için o bölgeyi işaret etti
Görür, büyük Marmara depremi konusunda Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey koluna dikkat çekti. Küçükkuyu çevresindeki hareketliliğin güney koluyla ilişkili olduğunu belirtmesine rağmen, büyük deprem beklentisinin kuzey kol üzerinde olduğunu söyledi. Böylece küçük bir sarsıntının ardından yapılan açıklamada iki farklı fay kolunun birbirinden ayrılması gerektiğinin altını çizdi. Görür’ün açıklaması, Marmara’da meydana gelen her küçük depremin beklenen büyük depremin doğrudan habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de gösteriyor.

Marmara için daha önce 7.5 ve 7.6 rakamlarını vermişti
Naci Görür’ün Marmara’ya ilişkin daha önceki değerlendirmelerinde olası depremin büyüklüğü de gündeme gelmişti. Görür, Marmara Denizi’ndeki bazı fay segmentlerinin ayrı ayrı veya birlikte kırılması durumunda ortaya çıkabilecek büyüklüklerin değişebileceğini ifade etmişti. Özellikle birden fazla fay parçasının birlikte kırıldığı senaryolarda büyüklüğün 7.5 ile 7.6 seviyelerine ulaşabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu. Ancak bu rakamlar belirli bir tarihte kesin olarak bu büyüklükte deprem meydana geleceği anlamına gelmiyor; fayların birlikte kırılması üzerine oluşturulan senaryoları ifade ediyor.

Deprem açıklamalarındaki ayrıntı önemli
Uzmanların Marmara için yaptığı değerlendirmelerde kullanılan “bekleniyor”, “senaryo” ve “fay segmentinin kırılması” gibi ifadeler kritik önem taşıyor. Günümüzde depremin kesin olarak hangi gün meydana geleceğini önceden söyleyen bilimsel bir yöntem bulunmuyor. Görür’ün açıklamalarında da temel vurgu, fayların mevcut durumu ve gelecekte üretebileceği deprem potansiyeli üzerine yapılıyor. Temmuz 2026’daki değerlendirmesinde ise özellikle kuzey ve güney fay kolları arasındaki ayrımı öne çıkararak büyük deprem beklentisinin kuzey kol üzerinde olduğunu ifade etti.



