Uzun zamandır fakir halkın arasına karışmadığımı fark ettiğim için erkenden kalktım ve bir gevrek alıp kahvehaneye oturdum. Bir de çay söyleyip, kahvehanedeki fakirlerin sohbetine kulak kabarttım.
Biri orta yaşlı, diğeri daha genç iki kişi de gevrek almışlar kahvaltı yapıyorlardı.
Genç olan, gevreği hafifçe kaldırdı ve “Hasan abi şimdi biz bu gevreği yiyince ortasındaki boşluğa ne oluyor? Onu da mı yemiş oluyoruz? İçimizdeki boşluk hep o mu?” diye sordu.
Yaşlı olan ve isminin Hasan olduğunu anladığım, okkalı bir küfür salladı ve “Çay simit 5 lirayı geçmiş, boşluk moşluk bırakma ye gitsin” dedi.
*
Fakir halkın arasında biraz turladıktan sonra Funda’yı aradım ve “Hadi gel seni gezdireyim” dedim.
Buluştuk ve birlikte markete girdik.
Funda, “Bişey almıycaz neden buraya getirdin ki?” diye söylendi.
“Bu ara marketlerde müze havası var” dedim.
“Nasıl yani?” dedi.
O sırada alış veriş yapan bir adamı gösterdim ve, “Bak şimdi geliyor, eserin önünde durdu, düşünüyor. Şimdi geri çekiliyor, uzaklaşıp baktı. Tekrar yaklaşıyor, fiyatına yakından baktı. Tekrar uzaklaşıyor, son kez baktı ve ‘vay bee’ dercesine kafasını salladı” dedim.
Funda hayretle bakıp, “Gerçekten de müze gezip, eser inceliyor gibi. Üstelik almadı da” dedi.
*
Abartmıyorum.
Gidin gezin marketleri, anlattığım şekilde birçok vatandaşın bu halde olduğunu görürsünüz.
Bir poşet doldurmadan maaşının üçte birini markete bırakan insanların sosyal faaliyeti de marketi müze gezer gibi gezmek olur.


REKABET Mİ? NEZAKET Mİ?

Erkan Karaaslan’ı hepiniz biliyorsunuz.
Sahibi olduğu E Yöntem Eğitim ve Danışmanlık şirketi var.
Önceki gün Avcılar Belediyesi’ndeki bir ihaleye fesat karıştırdığı iddiasıyla tutuklandı.
Daha önce de bir kısım medyada “FETÖ’nün Belediyeler İmamı” denilmiş ve özellikle CHP ile ilişkilendirilmişti.
Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne de danışmanlık hizmeti verdiği için bir kısım medya ve kardeşi FETÖ’den gözaltına alınan Ak Partili Metin Yavuz başta olmak üzere meclis üyelerinin falan hedefine konulmuştu.
Mersin Emniyet Müdürlüğü’nün 4 Şubat 2019 tarihli belgesinde “Şüpheli Erkan Karaarslan ile ilgili olarak yapılan araştırmalarda, ‘Belediyeler İmamı’ olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılmadı” diye yazıyor.
Mersin 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi de 24 Aralık tarihinde FETÖ üyeliğinden beraatına hükmetti.
Hatta, bu suçlamayla hapiste kalmasından dolayı Karaarslan’ın devletten tazminat isteyebileceği tutanağa geçti.
*
Günlerdir, propanda malzemesi yapılan, en son Belediye Meclis Üyesi Mustafa Arı’nın “İşte MASAK raporu” diye ucundan azcık gösterdiği belgelere göre Erkan Karaaslan, Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne danışmanlık hizmeti vermiş ve bürokratlara para aktarmış.
*
Bürokratlar para aktarıldığını zaten inkar etmiyor.
Uzmanı oldukları konularda verdikleri eğitim karşılığında saatlik bir ücret veya telif haklarını almışlar.
Üstelik İsmi geçen bürokratlar bu ödemeleri Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde göreve başlamadan önce, yani daha önceki yıllarda almışlar.
Bu konu gündeme geldiğinde soruşturma açılmış ve iki yıl önce “Kovuşturmaya gerek yok” kararı verilmiş.
*
Aydın gündemini çok da meşgul etmemesi gereken bir konu özellikle kapısının önü temiz olmayan Metin Yavuz tarafından sıkça gündeme getirilerek Özlem Çerçioğlu suçluymuş algısı oluşturulmaya çalışılıyor.
Erkan Karaaslan üzerinden Özlem Çerçioğlu’na bulaşmak en çok AK Parti’ye zarar verir.
Çünkü, Erkan Karaaslan, Mit Müsteşarlığı, İçişleri Bakanlığı, Tarım Ve Orman Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, AK Parti İzmir İl Başkanlığı, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu gibi yüzlerce kuruma danışmanlık ve eğitim vermiş.
Bu şekilde algı operasyonu yapmak Metin Yavuz başta olmak üzere AK Parti’ye daha çok zarar verir.

AZ DAHA ‘AĞA’ OLACAKTIM

Son günlerde arka arkaya düzenlenen bütün deve güreşlerine katıldım.
Ben daha önce katılmıştım az çok biliyorum ama Funda ve Öyküm ilk defa gittiklerinden onlar için değişik bir tecrübe oldu.
Ben deve güreşlerine gittim ama mesela Halı Gecesi’ne hiç gitmemiştim.
Geçen hafta Germencik’te yağış nedeniyle iptal olan deve güreşlerinin halı gecesine katıldım.
*
Etre Et Restoran’ın sahibi Aydın Arabacı ve Levent Sabancı’nın organizatörlüğünde gerçekleşen geceye Germencik Kaymakamı Turgay Gülenç, Belediye Başkanı Fuat Öndeş, Aydın Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı Hakan Genç de katıldı.
*
Halı gecesinde, paspastan biraz daha büyükçe bir halı açık arttırmaya çıkarılıyor ve satın alan deve güreşinin de ağası oluyormuş.
Zengin ve yakışıklı bir aristokrat olarak ağalığın bana yakışacağı fikri birdenbire aklıma yatıverdi.
Sunucu bir iş adamının ismini anons etti.
İşadamı, “5 bin” dedi.
Sunucu Hakan Genç’i anons etti.
Hakan abi “5 bin 750” dedi.
Sunucu beni anons etti.
Fena gaza gelip, “10 bin” dedim.
Salonda bir sessizlik oldu, kimse arttırmadı.
Funda beni bi çimdikledi ve “Eğer 10 bine o halıyı alırsan eve sokmam seni” dedi.
Bizde bi laf vardır, “Karıdan korkmayan taş olur” derler.
Sessizlik devam edince “Kurtar beni” diye yalvaran gözlerle Belediye Başkanı Fuat Öndeş’e baktım.
Fuat başkan “13 bin” dedi ben de derin bir nefes aldım.
Sonuçta 16 bin liraya Çanakkale’den katılan bir abimiz, büyüğümüz, velinimetimize satıldı.
Değişik ama güzel bir kültürmüş.
Aydın Arabacı bir dahakine daha büyük bir halı getirirse kesin ben alıp ‘ağa’ olcam.


GÜNÜN FIKRASI

Temel, Dursun, İdris ve Hasan balığa çıkmışlar.
Hasan:
“Bugün balığa çıkabilmek için karıma bir hafta içinde bütün evi boyayacağıma dair söz verdim" demiş.
İdris:
“O da bir şey mi? Ben bugün balığa çıkabilmek için karıma bir hafta içinde bütün elektronik eşyaları yenileyeceğime dair söz verdim" demiş.
Dursun:
“Onlarda ne var? Bugün balığa çıkabilmek için karıma bir hafta içinde yeni bir araba alacağıma dair söz verdim" demiş.
Bakmışlar Temel hiç sesini çıkarmıyor:
“Eee sen ne söz verdin bugün balığa çıkabilmek için?" diye sormuşlar.
Temel cevap vermiş:
“Valla bi söz vermedim. Sabah saati 5.30’a kurdum. Saat çalınca Fadime’ye ‘balık mı annemgil mi?’ diye sordum, ‘üstünü sıkı giyin, üşürsün’ dedi.”

BEN

“..isteseler canımı vereceğim çoğu insanı hayatımdan çıkardım.. çünkü yokluklarına üzülmek, yaptıklarına üzülmekten daha kolay..”

GÜNÜN SÖZÜ

“..niyetini düzeltirsen işin, işini düzeltirsen ahlakın, ahlakını düzeltirsen yolun, yolunu düzeltirsen dünyan düzelir..”

KADINLAR ERKEKLER

“..’sırıtarak’ konuşan erkekten daha kötüsü ‘kırıtarak’ konuşan erkektir..”