Meslek hayatının bazı anlarını hatırlamakta zorlanan Kulaksız, “Dünyaya gözlerini açan bebeğin ağlaması bizi mutlu ederdi. Çünkü ağlamak hayat belirtisiydi” sözleriyle yıllar öncesini anlattı.
Hürriyet Mahallesi’nde oğlu ve kızıyla birlikte aile apartmanında yaşayan, iki çocuk annesi İsmet Kulaksız, eşini ise 2002 yılında kaybetti. Hayatını büyük ölçüde ebeliğe adayan Kulaksız, ilkokuldan mezun olduktan sonra Aydın’da açılan ebelik okuluna gitti. Eğitimini başarıyla tamamlayan Kulaksız, 1958 yılında ilk görev yeri olan İzmir’in Tire ilçesinde meslek hayatına başladı. 24 yaşında başladığı ebeliği boyunca Aydın, Köşk, Koçarlı ve son olarak İncirliova’da görev yapan Kulaksız, 1965 yılında geldiği İncirliova’dan ayrılmadı. Yaklaşık 40 yıllık meslek hayatında başta İncirliova olmak üzere Aydın’da binlerce çocuğun dünyaya gelmesine katkı sağladı.

“KAÇ ÇOCUK DÜNYAYA GETİRDİĞİMİ HATIRLAMIYORUM”
30 yıl önce emekli olan Kulaksız, kaç çocuğun doğumuna yardımcı olduğunu hatırlamadığını belirterek, “Gecesini mi hatırlayayım, gündüzünü mü hatırlayayım. 3’ünü mü, 5’ini mi hatırlayayım? Ben doğumu yaptırınca anne ve babanın yüzü gülerse, mutlu bir şekilde yoluma giderdim. Somurturlarsa bir daha yüzlerine bakmam. Önce yüzler gülecek” dedi.
Doğum sonrası yaşanan mutluluğun kendisi için en önemli şey olduğunu anlatan Kulaksız, bazı ailelerin erkek çocuk beklentisi nedeniyle kız çocuk dünyaya geldiğinde üzüldüğüne de şahit olduğunu söyledi.
Kulaksız, “Kız olmuş, erkek olmuş, önemli değil. Önemli olan çocuğun dünyaya gelmesidir. Yaptıklarıyla ailesini gururlandırmasıdır” ifadelerini kullandı.
“BEBEĞİN AĞLAMASI HAYAT BELİRTİSİYDİ”
Ebeliğin çok güzel bir meslek olduğunu ifade eden Kulaksız, ailelerle saygı çerçevesinde iletişim kurulduğunda mesleğin ayrı bir anlam kazandığını dile getirdi.

Bebeğin doğduğu andaki ilk ağlamasının kendileri için büyük önem taşıdığını anlatan Kulaksız, “Bebek dünyaya ilk geldiğinde bacaklarından tutup aşağıya doğru hafifçe sallardık, kalçasına vururduk. Ağlayınca mutlu olurdum. Ağlamak hayat belirtisidir. Ağlamazsa insanın kalbi bozulurdu, ‘Acaba bebekte bir sıkıntı mı var?’ diye düşünürdük” diye konuştu.
Kulaksız, dünyaya getirdiği bebeklerin yıllar sonra büyüyüp aileleriyle birlikte yanına gelerek elini öpmesinin kendisini çok mutlu ettiğini söyledi.
Ebelik yıllarını anlatırken kimi zaman gülen, kimi zaman duygulanan Kulaksız, ilerleyen yaşına rağmen sağlıklı ve dinç haliyle dikkat çekiyor. Gençlik yıllarında çekilen fotoğraflarına bakan Kulaksız, zaman zaman geçmişe dair anılar yaşıyor.




